Gül İsterim/2

H Hamdi Oruç
0 Altın Yaprak
Gül ister baharım Gül isterim ülkeme Benim ülkem gül gönül ülkem gül Gül isterim Toprak Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı Göklere açtım mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Kargayı kov bülbül çağır bahçesine gönlümün Gönlüm ülkem gönlüm memleketim anamdır gönlüm... Bayrağımdır canımdır gönlüm... Ve gül çağırın ve gül çağrının gülü ömrüm Gizlesin kara toprağım karalığını Gül koy kaldır karalığını gönlümün... Bahar Gül isterim gül isterim...anamdır gönlüm Peşimde mezar ve ölüm Gül aradım camilerin ön saflarında Camiler gül...camiler cennet Dünya zalim dünya gurbet... Sürgünlük ülkem kara toprak Dalda hür yeşil yaprak Dalgalanmak ister bu bayrak Yaşım kırk oldu... Bahar Bu hasret çekilmez artık Dünya daha zalimdir zaman ahir zamandır... Bir mavilik aradığım camilerin ön saflarında Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı Göklere açtım mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Şimdi gül koyuyorum yaşamıma gül duygularım var benim Sesime bülbül sesi Soframa petek petek bal Ömrüme gül isterim bahar Gül İsterim Beyaz duygularım var benim Ben eşrefi mahlukatım Ben beyaz güvercinim... Camilerin ön saflarında Bedenim ve gönlüm... Yaşım kırk oldu Kırk yıllık ömrüm "Medine rüzğarı bu esen Medine mevsimi Hira mevsimi Gül mevsimi Oh Bahar Hira okulu gülde Gül mevsimi gül devri görülür gülde Nisan yağmurları bu sarı çiçeğe gülde Sevgi seli bu gölde Bedir Uhud hendek barış sevgi bu gülde Şimdi gül mevsimi Ben sizden değilim bayım Gül isterim..." Camilerin ön saflarında Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı Göklere açtım mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Ve Geceydi dünyada Karanlığın sarayları boy verdi Kar düştü,Sevdanın kanı dondu... O Nebinin doğumu bir şafak, O güneşti,yıkıldı karanlığın sarayları... Süt anneye verildi Bembeyaz bir süt Bereket yağdı bereket üstüne Medine`de yıldız yıldız izleri... Medine uyandı öptü Nebinin ayağını Dünya karanlığın ağında Sadrının kitabını açtı melek Gökler bir kitap gibi okundu... Gökler nur saçar bir kitap gibi Hira dağında Güneşe tutulan ayna... İlk ayetleri okudu nebi Yağmur sessizliğiyle Kur`an geldi ayet ayet Çölde sevda pınarı Rabbinin adıyla okudu Nebi Kurtuluşa hamileydi cihan Bütün gönüllere gül sergisi Örtülere büründü Nebi Haticenin örttüğü teselli bulutu... Toprak Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı Göklere açsam mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Kışın kar beyaz örtü karalığına... Kara topraktan yaratıldım karalığımı gizledim Örtülere büründü o Nebi o güneş Ve doğdu sonra ufuktan güneş doğar gibi Nasibsizler var ışıklara nasibsizler Yıldızdan aydan nasibsizler... İnandım Allahım Meyvesini verecekti o dua Ömer kükredi gök gibi Ziyaret edildi Beytullah Kırk yıldız secde etti gibi Ebu Cehil getiremedi şehadet Ebu Cehilin dilinde diken Hayata nurdan elbise giydirdi O büyük Peygamber Miracta ümmetim dedi Nebi Ümmeti öz çocukları Ebu Bekir sıddık Ebu Bekrin gözlerinde güneş... Şirin Vefa gülde Bu ferhata şirin gülde Bu çöl kuşu kuruyor yıllar yılı çölde Çöl asırdasın sarı çiçek gönül... Deniz gülde göl gülde Bulut gülde bahar gülde Nisan yağmurları gülde Su gülde ateş şu çölde sarı çiçek gönül sana Dünya gurbetin yıkılır gül güle...) Altmış üç yıl ömrü Nebinin Altmış üç güneş göğsümüzde Vahyin rahmetine karşı çıktılar Çiçek büyümedi ömürlerinde Baş ezdi ellerindeki taş Toprak Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı Göklere açsam mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Kumlar sevinçle öperdi gül ayakları İşkenceler edildi Nebiye O sevdasıyla gül gördü işkenceyi Güneşini gördü sevdanın Elime güneşi verseler Dönmem sevdamdan` dedi Gül mevsimi şimdi Dünya karanlığın ağında Mekke Bilal gibi bir köle... Bilalin gür sesidir Hayat veren çöle Üç yıllık muhasara Küfrün karanlık kilidi Çürüdü yıldızların ışığında Işıklar bir güzel bir güzel İki dostun ölümü Eylülün işaretleri İki dostun ölümü İki kar tanesi Hey gül Gönül Eylül Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı Göklere açsam mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Hicret etti Nebi Devlete ilk adım Şafakta ilk ışık Hicret emri geldi Yıldızlar kaydı Medine`ye Taif`in taşları kahrından yandı Medine, nur üstüne nur geldi Medine şimdi anne kucağı Hicret yolunda Nebi Müşrikler oyun kurdu Ne zaman ışığa karanlık karşı durdu Süreka küfrün oku Saplandı kumlardan sipere Ey Süreka kumlar vurur tokatı At sürülmez nur üstüne... Kumlar yer yüzünde yıldızlar gibi Ay doğdu Medineliler dedi: Geceye vuruldu yumruk Her an yeni bir gömlek Gece soyunur vahşi elbiselerini Her gün ayrı kıtada Hoş geldin dediler Yüzlerinde nur ellerinde nur Ateş gibiydi çöller Deve çöktü kutlu yere Gülistana dönüştü Bilal ilk müezzin Bilal su veriyor Medine`ye Gazveler yapıldı küfürle Karanlık öldü Güneş yıkar geceyi Ağıtı söylenmemiş tek ölü o Mekke feth edildi, Dalga dalga temizlenen bir denizdi Mekke Allaha şükredildi,şükür kulluk Ümmet-i Muhammet bir büyük deniz... Uhutta kırılan diş Papatya O bahar habercisi Hamza yoluna baş koydun Hamza dağ oldun gözümüzde... Hamza Hey gül Hey Hamza gönül Eylül mevsimidir şu Uhut Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler Zifiri karayım ağlasam mı kahrımdan yıllar yılı Göklere açsam mı mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu *** Yıllar yılı Bir damla su gönlüm seni arayan ey sevgili Dere dere , nehir nehir Deniz deniz Deniz Hey gül Gönül Eylül Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler Zifiri karayım ağlasam mı kahrımdan yıllar yılı Göklere açsam mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Yıllar yılı Bir harf gönlüm Adını arayan Hece hece Yıllar yılı Bir rüzğar gönlüm Ayak izlerini öpen Cami cami Türbe türbe Yıllar yılı Yıldız yıldız Güneş güneş gönlümün aradığı Ey sevgili Ziyaret ettim kabrini Aktı gözümden yaş Zaman geçiyor mu duruyor mu Zaman bir güzel bir güzel Vardım Uhuda Sitem ettim Uhuda Kırıldı dişin diye Uhut ağladı Uhut bir güzel bir güzel Ey sevgili Ramazanlar kur`an ayı Ramazanlar senin diye On bir ay Arıyorum ramazanları Topluca getirilen salavatları Gecenin karanlığını nura döndüren Hep bir ağızdan söylenirken adın efendim Dünya bir güzel bir güzel *** Medinede gül mezarın,Medine gül Medineye savursalar beni tozlar gibi Alemlere rahmet olarak geldin Yoluna diken döküldü Yetime yoksula kanat geren Zulmü söndüren sevgili Elimi şakağıma koyup günlerce Tarihi çevirdim yaprak yaprak Gördüm ışık ışık bir çağ Tek o gül çağda yetim hiç ağlamadı Altın bir çağ Ağlar sensiz bütün çağlar ey nebi Köleler hiç sevinmedi böyle Dünkü çöl gül bahçesi şimdi Gökte kuşlar sevinçli Yerde güller sevinçli... Alemlere rahmet olarak geldin Adın anıldıkça ateşler söndü Karanlık inledi adın anıldıkça Karanlıkları yıktı güneş adın Esirgenmesin bizden güneş adın Kalem kalem minarelerimiz var ey nebi Nefsine yapılmasını istemediğin şey yapılmaz başkasına Yetime yoksula kanat gerenler var... Ekmek bölüşülmüş sofralarda... Yine gel güneşlerle gel,bize de gel Yine yık zulmü yetim ağlar,yoksul ağlar Güneşlerle gelen nebi Güneşlerin bir güzel bir güzel Esirgenmesin bizden güneşler diye Güneşlerine ay çiçeği şimdi binlerce gönül... Ebu bekirlerin ,Ömerlerin Osmanların Alilerin var yine Hamza hazır yoluna kurban olmaya Hamzalar hazır yoluna kurban olmaya Yıkılsın zulüm yetim ağlar,yoksul ağlar Ömer geliyor denilmişti Telaşlanmıştı ümmetin Ömer gelmişti Güneş gördü Ömer Ömer bir güneş oldu Ömer bir güzel bir güzel İzinde ömerler... Alemlere sonsuz rahmetsin efendim Ömer Hey gül Gönül Eylül Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı Göklere açsam mavi kuyu Kutsal mı kutsal Sanki Zelihaya çıkan kuyu Düşmanların geliyordu sevr mağarasına Yarın askerlerin olacaktı bu günkü düşmanların Örümcekler ördü ağı o çarpık ayaklara Yeri-göğü doldurur askerlerin Askerlerin bir güzel bir güzel Geldin ... Dünkü çöller gülüstan oldu Ayağının değdiği yerler mescit Haktan alıp gücünü yağdın çöller üstüne En katı kalpler üstüne Yine rahmete muhtacız efendim Sonsuz rahmetsin efendim İki cihanda güneş sensin ... Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı Dilim bir güzel bir güzel Gül yüzün için bir dua pınarı dilim... Esirgenmesin gül yüzün efendim Esirgenmesin bizden gül rüyalar Sonsuz olsun bize rahmetin efendim Dönmek yok yolundayız efendim Karanlıkların üstüne basa basa Hamzaların ,Ömerlerin gibi Gülden izleri öpe öpe yolundayız Alemlere sonsuz rahmet olan efendim *** O gül rasul , O gül rasul' Yandı gönlüm gül hasret ile Bakarken yanar gönlüm Yerleri- gökleri sevdim Yerler- gökler müştak gül rasule Yerler gökler bir güzel bir güzel Yıldızların gönüllerinde gül hasret Çiçeklerin gönlünde gül hasret... Gönlünde ateş gibi bir gül hasreti baharın Çiçekli dallar ağlatır beni Dillenince çocukları sevdim Çocuklar çiçekli dallar gibi Dillerde adı gül rasulün Dillerde bal tat Diller bal peteği... O gül rasul , O gül rasul' Mirac geceleri ağlatır beni Miraç nasip oldu Selam verdi Yüce Allah Melekler hayran o sevgiliye ... Yedi kattır gökleri sevdim O gül rasul , O gül rasul' Yandı gönlüm gül hasret ile Ben ay çiçeklerini sevdim Ay çiçekleri gönülleri ümmetin Ay çiçekleri gördüm yıldızlar sayısınca Yönlerini dönmüşler güneş mezara O gül rasul , O gül rasul' Ben uçurumlara bakarken yandım Sarmaşık çiçekleri gönülleri ümmetin Ben sarmaşıkları sevdim Sarmaşık çiçekleri uçurumlarda Arıyorlar güneş mezarı Yanar gönlüm gül hasret ile geceleri Ben geceleri sevdim Yıldızlar ne güzel Yıldızlar göklerde şen Yıldızların gözleri indi Mezarına gül rasul'ün ... O gül rasul O gül rasul Yaksın beni bu gül hasret... *** Ey gül Ey gül rasul Yaşım Altmış oldu Beni gül kokun çarptı şükür Ya sıfırla çarpılsaydı bu altmış Anlamadım neden döner bu varlık Sen varlık bahçesinde gülsün Her bir sözün Kutsaldı hırkan gibi Nerde Ebu Hureyreler nerde şimdi efendim Ey gül Ey gül rasul Ben ufkuma güneş değil gül isterim Ey gül Ey gül rasul Yaş altmış oldu yaşlandım Gül sevgin var gönlümde diye Kaç taifte taşlandım. *** Haktan geldi emir Yandı Ömer... Nasıl yanmasın Ömer Hiçret emri ile Yanmıştı mekke Hala taşlarında yanıklık Her yanan gül oldu ... Ey gönlüm çal başını taşlara Her sabah güneşler doğuyor Neden sönen gül oluyor...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.