Bir yere doğru gidiyorum bilinmeyen İçimdedir kırıntıları acıların Gömmek istiyorum kara toprağa Yeşermesinden korkuyorum ansızın
Bir insan inşa ediyorum içimde Çekiç darbeleriyle işliyorum Kalemle nakış nakış nakşediyor Onu bütün renklerle boyuyorum…
Her baharda yeni bir aşka yelken açarım Mevsim sonbahar; dökülür yapraklarım.. Kuru yapraklar arasında güller açarken, Umutsuz olsa da ben yine seni ararım..…
Otuz sene geçti daha dün gibi Her sabah yeniden doğan gün gibi Hatıran canlıdır kalbimde baba Yaşarım seninle gördüğüm gibi…
Bakarken kızıl akşama yorgunsun Kaçıncı gün dönümüdür ufukta Giden gitmiştir kalanlara dargınsın Alnında yazgı mıdır bu şakakta?…
Ben de pek masum değilim hani; Bazen hayallerimde uçuyorum.. Belki bir hırsız gibi uykunu bölüyorum Anlıyor musun bilmiyorum ki o anı?…
Kötü olursa insanın mayası, Anlayamaz; boştur dünyası!.. Kötü olursa insanın mayası…
Bitmeyen dertlerin hancısı oldum, Söylesem selamı alır mı bilmem!.. Akıtırım gözümden kanlı yaşlar, Ulaşıp ummana varır mı bilmem!..…
Ağlatmayın beni dağlar, sakın ağlatmayın Anlatmayın mazimizi; hazin anlatmayın Dedemin gidişini, babamın ölüşünü Hatırlatıp da bana karalar bağlatmayın…
Sana ne yazayım, canım evdeşim? Yaşadık hayatı, naçar, an be an Sana ne diyeyim, hanım evdeşim? Kaderimizdi bir yaşamak, her an…
Bir bir dökülüyor kum taneleri Ömrü tüketiyor yok bahaneleri Bir el olsa da döndürse geriye Savrulup gidiyor kum taneleri
Bir söz var atamızın sözü: “Elden gelen öğün olmaz O da vaktinde bulunmaz” Oğlum adam olacaksan çalışacaksın…
Bir dünya düşlemiştim, Olmadı işte!.. Olmazdı olamazdı çok şey istemiştik!..…
sabah yeli bana gül kokusu getir kurumuş solsa bile bana yar selamı getir…
Hain örgüt yine kurmuş pususunu Hissetmekteyiz şehitlerin acısını Sahipsiz mi sanır Türkün Ordusunu Asmalıyız hainlerin plancısını…
15 / 22 gösteriliyor