Ne hayal ediyordun, beyaz bir mutluluk mu? Gözlerini açtığında karanlıklar içindesin işte Beklerken eşi dostu yalnızlıklar yerindesin Mutluluk getirdim derken rüyalarda yitirmişsin…
Gözlerin aydınlığa açılan pencere değil Beni içine çeken ateş Bitti o aşk diye değil En başından beri…
Ve unutmak o kadar kolay değil Aşk diye bir şey var yandıkça şekil alan Zaman unutturmaz seni de Gittikçe küf tutarsın içimde…
Baharlar gelir Sezemezsin ayazlarda kalmış kalbinle Ne vaziyetlerdeyim…
Solmuş bütün renkleri çiçeklerimin Ne eflatunu eflatun, ne siyahı siyah Nazının suyu çıktığı bir İlkbahardı görüp geçirdiğim Gözlerim yağmur bulutlarının yollarında…
Biz de sevebilirdik her şeyi, tek şeyi, çıldırasıya Şarkılara söz, şiirlere mısra, dillere destan olurduk belki de Uzakken mutluluk, artık yanımızda bir yalaka olurdu Uzanıp gelece…
Bu caddeler vardıkça çıldırır Hoş bir davet vardır en ücra köşelerinde Ellerini bıraksan kimler tutar götürür Artık nasıl bir aşkın varsa…
Ben seni az seyretmedim pencerelerde İçime atsam çürüyecektin Kalkıp baksam umudum olacak Yine de her defasında…
Ağladığımla güldüğüm aynı şeye Aklımdan aklanmadığından başka her şey Yalan gibi Şaka gibi biraz da…
Seni gözlerimin beyazındaki korku Seni geçmişimin hatırasında izi Hayallerimin saflığında leke Geleceğimin yazgısında isyan…
Hiç düşünme kes selamı Görmezden gel gönlün olsun Unut sen de sil defterden Ellerim ol gönlün olsun…
Şimdi hayat senin için Sabırsız bir damat arzusuyla Boylu boyunca uzanırken yatağına Ardından, korken başını göğüslerine…
Yıllar sonra ellerine dokunmak Dilara Sabırla, Terbiye dolu düşüncelerle Hiçbir şey ummamak dudaklarından…
Sana şiir yazmak değil Okumak isterim Kulağının dibinde fısıldarken Nefesimi boynunda hissettiğin vakit…
Kardeş gibi baktılar hep Öyle görülmeye hasret kaldıkları için Yaramaz insan çoktu etraflarında Ağızlarını açmış bekleyen…
15 / 40 gösteriliyor