Köyüme Mektup
H Hikmet Pamukoğlu
0
Altın Yaprak
Ben seni en çok çocukluğumun baharında
İlk defa öptüğüm sevdiğimin yanağında sevdim
Ben gündüzleri kuzu güderdim
Sevdiğim kız dar vakit kırağımdaki çeşmeye inerdi
Avuçlarından bana sunar gibi su içerdi
Ve utangaç bir melek gibi gülerdi
Ağabeyim geceleri tarlamızı nadas ederdi
Ben boyundurukta giderdim
Kara öküz karanlığa inat hep yolunda giderdi
Saban taşa takılır
Abimin tokadı enseme değerdi
Uykum geldiğinde gözlerim toprağa takılır
Yıldızların yorgan gibi göğsüme değerdi
Ben seni en çok baharının şafağında
Ve şafaktan önce pişirilen ekmeğin tadı damağında sevdim
Kederli bir çoban kavalı sesiyle övünürdü
Bütün yamaçlarını uyandırırdı güneşten önce
Taşlı yollarında yorgun kağnıların devinirdi
Zorlu bir tarla tapana yol alırdı ince ince
Çoban koyunlarını kuşluk vaktine
Berivanları kuşluk yerine davet ederdi
Sırnaşık aşık gibiydiler hepsi uyardı aktine
Kağnı gıcırtıları bu davete asaleten icabet ederdi
Ben seni çok yayla zamanı ay ışığında
Halay çeken
Ve türkü söyleyen al mendilli kızın dudağında sevdim
Gündüzleri oyalı yazma takardı
Gülüşleri sanki sendeki başka bir bahardı
Ay ışığında halay kurulur bütün kızlar oynardı
O bir keklik gibi karanlıkta süzülür
Benden izin almak için gözlerimin bebeğine bakardı
Hayır diyecek olsam şımarık bir çocuk gibi üzülür
Kâh inat eder deli gençliğimi kızdırır
Kâh naz eder deli gönlümü azdırır
Barışana kadar beni iliklerime kadar yakardı
Ben seni en çok allahuekber dağında
Nazlı nazlı pınara inen ceylanların çağında sevdim
Allahu ekber dağı başı dumanlı karanlık olur
Gölgesi beyaz bulutların üstüne düşerdi
Senin endamın narin boynuna gerdanlık olur
Tanrının hediyesi gibi dağların yeşil göğsüne düşerdi
Ben seni en çok çocukluğumu sende bıraktığımda
İlk kez kırık boynuma gurbet halkasını taktığımda sevdim
Ben giderdim atlı kızak giderdi hasretim giderdi
Nerden bulup buluştururdu bilmem fakat becerirdi
Babam her seferinde üç otuz para harçlık
Dedem ellerini öptüğümde yalnızca nasihat verirdi
Anam ellerini göğsüne kavuşturup sadece dua ederdi
Ben seni en çok gurbet gecelerimin karanlığında
Ve Turan Gül'ün şiirlerindeki acı ayrılığında sevdim
Gurbeti kendine yabancı sayıp
Fakat mutlaka her yer memlekettir yahu derdi
Seni andığında yüreğine sancı koyup
Koy elini sen de bak işte şurada ağu derdi
Son nefesinde dinmeden sana hasreti bilinci kayıp
Mutlak özüne dönerek geriye rabbine ruhu verdi
Ben seni bir de sana geldiğim topraklı yollarında
Bir top kor ateş olup düştüğüm anamın kollarında sevdim
Gurbetin ah'ından mıdır bilemedim gitti
O tozlu yolların bana çok uzun gelirdi
Harman başında ellerini uzatırdı anam işte derdim yolum bitti
Ağlardık koklardım içime sevinçli bir hüzün gelirdi.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş