Mahşer Yalnızlıkları

H Hüseyin Akovalı
0 Altın Yaprak
I Akşamın alacası çöküyor şehrin üzerine Sokaklarda melankolik bir vurdumduymazlık Bahçelerde sükut Yıkıntılarda sessizlik İzin gitmiş kaldırımlardan Hangi yağmurdur bu süpürüp götüren? İnanmazdım sel olsalar bile sileceklerini Yorgun bedenimi taşıyor avare adımlarım Bedbin çaresiz nihayetsiz bir yalnızlık Tüm bu çektiklerim. II Yürüyorum… Mahşer yeri yalnızlığındayım Kalabalık içinde kaybolmuş yön duygularım Nereye baksam boşuna Nereye baksam tanıdık bir yüz yok Kaygılar çevrelemiş düşüncelerimi Oysa… Hesapsızdı sevmelerim Hep veren ben olmuşum meğerse Kendinden Sahte aşklar sunulmuş önüme Görmemişim Boğulmuş sevgilerim yusuf’un kör kuyusunda Boş yere vurmuşum kendimi ferhat’ın dağlarına Masalmış mecnun misali yanmak, Leylaların yüreğinde Beyhude imiş yaralı Mahmut’lar gibi elif’leri beklemek Ve vuslat koskocaman bir yalanmış III İzbe sokakların yalnız yolcusuyum Birazdan güneş doğar karanlık gecenin üstüne Mahşeri bir kalabalık dökülür caddelere Yolcu yolunda gerek Yalnızken yalnızlık kalabalıklardaki yalnızlık değildir Dertleşirsin kendinle İsteyerek Durma… Neyine lazım senin insanları seyretmek Her biri başka bir yöne gidiyor işte Heyhat… Nerde başlar nerde biter umut Konuşmak mı lazımdır? Yoksa Lazım olan mıdır sükut IV Mahşer yalnızlıklarındayım Gel ellerimden tut Bırakma esfel-i safilinde Bırakma beni kalabalık güruhların seline Ne olur al yanına Ne olur, Yüreğimden tut

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.