Üç Renk Sone
H
0
Altın Yaprak
I / siy’
âh!
vaktimi vefa saydım çekildim kimseye söyleme
ölmek gibi korkularım var ama buna ölmek denmez
yas duygusu benim yeşilçam hâlim fazlasını bekleme
kalbini pergelle çizenin ardından nâyihası bile gitmez
avuçlarımı döksen beni anlarsın sudan korkan bir denizim
aşk ve su adına içime üflediğim her dua bir siyah kahkaha
ergin günçe bir ankara iki gözüm nasıl da gencölmek genzim
âh, üç günah işle ikisini öldür akşama, tek günah horoz sabaha!
buralar belçika browning’i alaca bulaca dikyokuş büsbütün
sahi, göz tuzağı otuz üçümü hanginiz öldürdünüz daha dün--
bana n’olmuş böyle! elimin hatırladığını ağzım hatırlamıyor
mendil cebimi kim doğradı benim mor mendilim nerde!
aşk veremiyle öksürmek şehvete şirk şüpheye müsvedde
beni böyle tanrı pozu kim öldürdü--kimse beni ağlamıyor!
II / bordo
iğnene jest ve iplik geçir de bekle
apseli bir şeyler var aramızda--olsun!
gözlerin ne kaçırır ne der kalbine jelatinle
bırak, bordo bir acı ağzım seni konuşsun
beni duy beni anla beni dik bana yapma!
iğneleri saymazsak aşk kırk ilmek delilik
bak, ondört boğum her dizem nasıl da kanama--
âh, ömrümün kün’ü sözcük bu işte: ters teleferik!
içimde sektirdiğim taşlara sor anlatsınlar beni
kendi uzağına düşmüş biri mi küfrüne bile albeni!
Araklı yalağuzu bu çocuk ne yapsa kasaba ağlağı
aslında böyle üç hüseyin çıkar bu ömürden
yâr-ı âh âhiri aşk üç hüseyin den den den--
— beni seslemeyin, sesim kendime türkü bıçağı!
III / kurşûnî
üstümüzde horozbaşı bir gök bile yok kimseye söyleme
eski ağzın hep güzeldi! şimdi gelsen de sesime devrilsen
nü(ans bir ağlamayım bak, aşk ve ölüm iki harfim kendime
aşktan çok ölümüm belki de kurşûnî zûl beni sen öldürsen
âh, bilinir ya zalimliği ayların sayende asıl zalim mevsimler
Mallarmé severdim kış severdim geç bunları--lan bu kış sen kışı!
bu saatte bir bir gamzelerin geliyor aklıma hepsi de aptessizler
zerre yokum aklında, beni sorma--tenimin dörtte üçü uçak kazası!
hırpani olmam ürkütmesin seni anahtarı bende ebediyetin
gençlik de güzellik de ölüm cümlesi heyhat--göz cümlemle yetin!
doğmayan oğluyum soğuk mevsimlerin kendime dönüyorum
ömrümün bıçaklarını ters biledim herkes beni dağlık sansın
vedâma siyahkâr bir mil çektim o kadar, bir şeyim yok, dağılın--
bütün kaplumbağaları ters çevir gülüm artık ölüyorum!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş