Yakarış-I

H Hüseyin Nihal Atsız Hüseyin Nihal Atsız
0 Altın Yaprak
Anlamayız hayatı felsefeyle, ilimle; Hayat çelik ellerle atılan zar olmalı. Rahat yatakta ölmek acep olmaz mı çile? Kanlı sınır boyları bize mezar olmalı. Aşık nasıl bulursa iç açan bir serin su Sevdiği bir güzelin som yalaz dudağında, Sönecektir bizim de gönlümüzün tamusu Tanrıların gezdiği yüce Tanrı Dağında. Tanrı Dağı! Tanrılar, tanrılaşanlar Dağı! Orda on üç asırdır bizi bir gözleyen var. Savaş türküleriyle aylı kızıl bayrağı, Kefensiz ölülerin ruhunu özleyen var. Ulu Tanrı! Kür Şad’ın yenilmeyen ruhunu Yüce Tanrı Dağında biraz daha barındır! Geleceğiz yakında! Yarın bütün oralar Demir bileklerdeki çelik kılıçlarındır. Tasa mıdır yakarsa bir kurşun kalbimizi? Ne çıkar süngülerle delinirse bağrımız? Bu kurşunlar, süngüler öldüremezler bizi, Belki diner onlarla ezeli kalp ağrımız. Gözümüzde bir hasret parlayarak düşünce, Toprak ana elbette bize açar kolunu. Onun kadar düşünmez bizi hiçbir düşünce, Kendi koynunda saklar can veren her oğlunu. Yurt ve şeref uğrunda sen seril de toprağa Varsın hiçbir dudakta anılmasın er adın! Kan sızarak göğsünden huzuruna varınca Iztırabı dinecek belki o gün Kür Şad’ın. Gam mı ceylan gözlüler bizlere yar olmasa? Yeter ki kılıçlarla süngüler yar olmalı, Rahat yatakta ölmek sanki değil mi tasa? Savaş ve er meydanı bize mezar olmalı.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.