Hacerat
İ
0
Altın Yaprak
Kelimeler üzüntülü, mısralar dargın;
Heceleri bozulmuş, cümleler kırgın;
Aruz, bahtına razı; biraz da yorgun;
Fuzuli geçiyor günlerimiz artık.
Mef'ulün, mefailün de de görelim,
Kafiye, uyak nedir? Bizde bilelim,
İnceden dokundur ki, biraz gülelim.
Nazımlı geçiyor günlerimiz artık.
Hani nerede redif, nerde müstezat?
Yazılar abuk sabuk, anlamlar tezat,
Sınır yok, ne kadar uzatırsan uzat,
Nesirli geçiyor günlerimiz artık.
Bir sürü esrarengiz söz, bir sürü laf,
Beyhude gözlerle bakıyoruz saf saf,
Kural, kaide unutulmuş, el insaf!
Cinaslı geçiyor günlerimiz artık.
Hicvin tahtına kimleri oturtmuşuz?
Eşref'i, Neyzen'i güme götürmüşüz.
Bel altını, hiciv diye yutturmuşuz.
Küfürlü geçiyor günlerimiz artık.
Behey ağzı laf yapan, laf-ı güzaflar!
Nüktedanlığa soyunan saf asaflar!
Edebi kıyımlarla öğünen saflar!
Edepsiz geçiyor günlerimiz artık.
Vah ki vah! Şu bizim garip halimize,
Aklımıza düşen, vurmuş dilimize,
Kalkıp da küfredenleri, dinimize,
Böbürlenerek anlatıyoruz artık.
Ne güzel söylemiş Neyzen;
'Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
Kürs-i liyakat, pezevenk, puşt olanındır! '
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş