Hüzünlüdür İkindi Saatleri
İ İbrahim Öztürk
0
Altın Yaprak
hüzünlüdür ikindi saatleri
sanki çalınmıştır tüm şehrin minareleri
vurulmuştur sokağın başında çocuk
gözleri renkli, kanı soğuk
ve yoksulluktan habersiz ceketi asil
adam ölmüştür kalın ensesinden ince bir soluk...
hüzünlüdür ikindi saatleri
yüreği buruk...
hele bir de seni gördü mü ağlama tutar beni
ne yapsam olmaz, neye dokunsam kırılır
kimi sevsem ayrılır
kime birşey söylesem darılır
hele bir de seni gördü mü yıkılırım
uzak köyümde ufacık bir hece gibi
kime baksam uzak uzak bakarım
ellerimle çivi yazılığına yazdığım bir deste şiir
ikindi vakti hüzünlenir
maksadı solmak değildir ya gülün
durur durur toprağı kemirir
her şey susar
bütün gürültüler kulaklarımda kirlenir
hüzünlüdür ikindi saatleri
tüm ağaçlar devrilir...
bembeyaz güne aşık olurum
tut ki adam değilim
bir ince kibrit çöpünde sefilim
tut ki ağlarım her betimliğe
sen bir öyküsün
tüm çocukların dilinde
sen bir annesin
hüzünlü ikindi saatlerinde...
hüzünlüdür ikindi saatleri
yıpranır gazetelerde boy boy resimleri çıkan
eski bir dost
tükenir bardaklarda acı yoldaşlıklar
dilimde küfürler savrulur tüm yaratıklara
bir bitimdir ki o asla susmaz
hep kirlenir dudaklarımda
-öyle bir şey olur ki işte o an
her şey biter dünyada
başlar hüznü ikindi saatlerinin-
tüm beklentilerde acı bir hasret vardır
ikindi vardır, hüzne dair asık suretin
sonra ölen bir çocuk vardır
sen anne olursun uzak bir ikindi
öyle güzel ki seni severim
oğlun gibi, kızın gibi...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş