Aşka adanan mevsimleri kalbinde sûr eyleyen zemheri bir çığlıktı senin adın. Yağmurlar taşırdın gök mavisi umutların terkettiği şehirlere. Her şehir adına adanan bir destanın ayak…
Mecnunca bir çaresizlik gezinirken parmak uçlarında aşksız kentin. Sahraları kırmızı bir alev topunun bergüzârlığıyla yakan İbrahim'lere haramdı aşk.…
Endülüs kokan şu kırmızı ellerimi Kanayan meleklerin ağzına batırıp Sana ezilmiş bir kentin gözünden Çöl yangını sevda ile sesleneceğim…
Dur gitme Vüreyka Susacaklarım var sana Ben Raskolnikof krizindeyken…
Bitiyor zaman. Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor. Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler. Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara…