Kendini Bekleyen Şiir..
İ
0
Altın Yaprak
Daralan duyguları bir kadeh yaparak sunuyorum
Aldırmaksızın içinde olana
Duvarda saat neyi takip eder
Hangi çocuğu bekler köşede zaman
Kitapların saygın sayfalarını açmam gerek
Tükenmeden beynimde son kalan heyecan
Yüreğime bir işlev
Bedenimde komut alıncaya dek
Sorgulamalıyım geçen asude günleri
Bir deniz kıyısı nasıl mavi sunuyorsa gözlerime
Veya bir eylül sonrası ikindi üzre
Dikmekleyim kendimce ruhuma mezar taşları..
Ve beklemeliyim kıskanç dizeleri
Bir sur üfürümü zaman da yanan kutsal meşaleyi
Nasıl yakamıyorsam kendimce
Yakmalıyım son gördüğüm ağustosla birlikte tükenen sevdaları ince kırılgan dalları
Nasıl olsa haykırarak ilerleyecek canlar
Toprak altımda bir zümrüt halı gibi dürülse de
Gök bakır olsa da ufkumda
Yer demir
Ezilmemeliyim ve asla terettüd etmemeliyim
Hangi ağaçta açar ömrün bekleyen yemişi
Ölüler nasıl sarılırsa yağan kara benzeyen bir duyguya
Toprak kokuları sürülürse alınlarına bir kına renginde
Rızkın taze fobisini de dışlamalıyım kendimce
Biliyorum ki vakit hala erken
Gün beklemede sabahları
Denizi martılar
Siyah bürünen duyguları kaldırımlar..
Kalıcı ve güzel sözler asmalıyım
Gittikçe rengi bozulan duvara
Mesela;
Hicret medeniyete uzanan ilk adımdır
Ölüler kıymetli kolyeleri sevmez
En candan deliler güler
Gül sadece bir kırmızı bir çiçektir kokusu ruhu kaplayan
Fussilet otuzdört
Diye yazmalıyım bensiz bir kenara
Betimlemeliyim son kalan ironiyi
Kenarları kırık olsa da eskiyen tahta çerçevenin
Melankolik saydam ruhuna..
Kırılgan gülücükler yanında taşır
En müstehzi edaları
Tıpkı bir yanardağın taşıdığı gibi kızgın lavları
Ne çocuğun öfkesi ne koca adamın
Gittikçe korkuya uzanan lafları
Yıkar suyu olmayan bir barajda
Koca taşları yıkışı gibi
Mazlum bir yavrunun bi-çare bakışları..
Ne engelleyebilir perdesiz semaya uzanan dualarını..
Ümit korkudan kaçsa da
Nil nasıl olsa uzak değil firavuna..
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş