Eski 'Biz'

İ İlhan İrem İlhan İrem
0 Altın Yaprak
Gün gelecek... Seninle ada yaylılarına Bineceğiz... Mıstık'tan aldığımız Köfte ekmekleri kemirip, Özdemir Asaf'ın Meyhanesinin önünden geçip gideceğiz... Yeşilköy - Tarabya - Bebek... Gün gelecek... Ömür tepenin Tırtıl masalarında Evlerimizi arayacağız... Beykoz'da bir köprü-altı... -Anlattığım köprü de Bu köprü aslında... Ama Kimseye söyleme...- Anadolu kavağında Bir balıkçı.. Yağlı lambalar Yanıp sönecek... Günü gelecek... Yeniden çıkacağız Çiçek tozlu tepelere... Gün gelecek... Ankara'ya bile gideceğiz... Yine geleceğim O pembe evin önüne... (Sonra 'Elma' oldu... Şimdi var mı - yok mu bilmiyorum...) 'Apple' diskoya gideceğiz... Sonra Eymir... Gölbaşı... Taşı gönlüm taşı... Çiçekler taşıyacağız Olmayan evlere... Sonra, hooop Kilyos... Rüzgar... Deniz... Çakıl taşı... Gün gelecek 'Saçların Sarmaşıklar''daki Bahçeye gideceğiz... sensizlik ve gece olmayacak... 'Sen'li olacağım... 'Sevecen'li... 'İşte hayat' diyeceğim... İşte bahçe....... Hiçbirşey sensiz yaşamıyor... 'Sensiz yaşanmıyor...' 'Konuşamıyorum' Diye fısıldaşan kuşlar Bir bir susacaklar... Artık 'Sen bilirsin' de Demeyeceğim... 'Kolların tahta perde...' Kollarından tutup seni, Sürükleyeceğim... Ve kimse 'Son selam'lara durmayacak Çünkü; Günü gelmiş olacak... Heryerde Bir dinginlik... Geceler - gündüzler - kainat 'Terazi'de... Akordeonlu şenlik çocukları gibi geçeceğim 'Köprü'den öteye... ('Köprü' dediysem, Beykoz'daki köprü... Ama kimseye söyleme...) Zaten kimseye söyleyemezsin... Gün gelecek... Herkes gelecek... Herşey olacak... Biz olmayacağız...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.