Lal Kesiği
İ İlker Pamukçu
0
Altın Yaprak
Sessizlik; engin bir deniz
ne sığ, ne mavi
alabildiğine siyah rengi
vurgun yemek işten değil
en koyusundayken yüreğin lal hali
bir anafor bu farkındayım
tam da merkezindeyken
tarifinden azadeyim derinliğini
ağır ağır nüfuz ediyor bedenime
kanser gibi ilerliyor
öldürmeye niyetli keder
parçalıyor anbean hücrelerimi
çoğaldıkça göz bebeklerimde
acının kalabalığı
kum gibi
biraz irin, biraz kanla
tüketiyorum günleri
böyle rezil zamanlarda
yarım şiirlere sarıp
defnediyorum düşlerimi
keder dev dalgalarıyla kefenliyor
acının mabedindeki metruk zihnimi
susmak; hüznün en yalın hali
kusursuz bir neşter misali
her dem taze yaralarımın
kabuğunu kaldırıp
fütursuzca açığa çıkartıyor özlemlerimi
ölüme eşdeğer aslında
sefil bir zaman aralığında
durmadan tekrarlanan bu seremoni
bir nebze ışığa hasret
soğuk avuçlarıma gömüyorum gözlerimi
yanık bir kırlangıç kanadıdır
yorgun ellerim şimdi
asılamıyor hayatın küreklerine
fersah fersah uzaklaşırken umut
ucu bucağı yok bu döngünün sanki
ha gayretle geçiyor ömür
dilim, dudağım lal kesiği
"kara göründü!" nidalarını özledim
direnmelere yaslıyorum
biteviye viran cismimi
ne olur, "deniz bitti" de!
hadi, azat et beni artık sevgili.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş