Zernişan

İ İrfan Yılmaz İrfan Yılmaz
0 Altın Yaprak
Düşlerimin peşinde buz mavisi bir hüzün Fecrin alevlerine değse bile dondurur Kasvetli gecelerin saklısında gündüzün Belki de kıyameti bekleyen bir son durur Düşlerimin peşinde buz mavisi bir hüzün Tepelere kar düşer yamacına çığ neden Bıçaktan keskin ayaz bilenirken sürekli Ayrılık pençesinde, tek ruhlu iki beden Sitemkâr dağlarına söyle yangın yürekli Tepelere kar düşer yamacına çığ neden Gölüne sökün eden çiy karışık kırağı Peri, eğme başını; gözlerini kapatıp Değmeden suya alnın görebilsen ırağı Nilüferin ahını paylaştırır tıpatıp Gölüne sökün eden çiy karışık kırağı Hayalimde kalan göl; peri böyle değildi Nilüferi, kuğusu bir meçhule savrulmuş Etrafını süzerken başım öne eğildi Sedirleri, köknarı, ardıçları kavrulmuş Hayalimde kalan göl peri böyle değildi Sabah safir yansırdı akşam yakut renginde Güneş suya düşerken yanan firuze gölüm Rüzgâr içli bir ezgi bestelerken enginde Ufkuna ibrişimle dokunan sisli bölüm Sabah safir yansırdı akşam yakut renginde Aşka dair ne varsa perisini beklerdi Meltem dinmiş,sazlık şen,saka içli,su durgun İncecik bir sis tülü büyüsünü eklerdi Kuğu sudan sabırsız nilüfer benden vurgun Aşka dair ne varsa perisini beklerdi Kandiller gök kubbeden gölüne süzülürdü Venüs'ün şafağından sökülürdü son perçin Mavi yıldız tenine değmese üzülürdü Sanırım tutkusunu anımsatır Düserç'in...(*) Kandiller gök kubbeden gölüne süzülürdü Saniyeyi zamandan iple çektiğim anı Nasıl unuturum ki; gölde yüzerken perim İç çeken dolunayla seyrederdik simanı Narin yapraklarıyla dişbudaktı siperim Saniyeyi zamandan iple çektiğim anı Belkıs'ın annesinin bizdeki tecellisi Kuş olup uçan peri efsanesi okunan Niçin ayrılık bana gelirken ecellisi İki eyerli Bey'in yüreğine dokun'an Belkıs efsanesinin bizdeki tecellisi Düşlerimde üşürken göremem o kuşları Vuslatlı kanatları geceme yasaklıdır Şimdi aşamaz oldum aştığım yokuşları Kim bilir hangi ufkun gerisinde saklıdır Düşlerimde üşürken göremem o kuşları Hangi yöne bakınsam bir şey noksan daima Demek ki yolumuzu kader böyle çizdi yâr İkilemde düğümlü doğru söz ya da ima Yakut saray gözümde şimdi tekinsiz diyar Hangi yöne bakınsam bir şey noksan daima Hicranın ateşi ki; gizlemez niyetini Dolunaylı geceler perimi hatırlatır İçimdeki yanardağ ödetir diyetini Başımdaki efkârın hüznüdür satır satır Hicranın ateşi ki; gizlemez niyetini Kasırga paniğinde elimde titrer şamdan Kahır bulutlarından kimin var ki haberi Rüzgârını beraber yüklemişim akşamdan Belki fecirde söner belki de daha beri Kasırga paniğinde elimde titrer şamdan Yaprak gibi titretir beni böyle Zernişan Gözlerimin yandığı ayrılık sahnesinden İlham veren gölümüz benim gibi perişan Akşam ayaz diyelim, peki sabah nesinden Yaprak gibi titretir beni böyle Zernişan

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.