Kandiller Astım Geceme
I Işın Ergüney
0
Altın Yaprak
Şimdi Soframda yoksun...
Oysa bilirsin ki
Ne açlıklar çektikte ayrı komadık
Kendimizi sevda mangalımızdan
Her zaman minderin yanı başımda
Ve sıcaklığın aşımdaydı.
Menemenimin buharında da yoksun
Banacak sevdamı kalmadı nedir?
Her kaşıkta yudumladığım
Yüreğinde mi göçtü bu ellerden
Kandiller astım geceme
Sıyırayım karanlığı yokluğuna kadar.
Araladım basmadan perdeyi ki
Seni ilk öptüğüm gecenin
Şahidi olan
O hep en uzakta duran yıldızın
Işığı süzülsün gözlerime.
Odanın öbür ucuna attığımız
Üzerinde kahve içip fallar baktığımız
Güz rengi mindere kaydı gözlerim
Neler yaşadık senle üstünde
Ve en çok ta altında.
Köze durdu fındık kabukları da,
Kendi külleriyle kapadım ateşini
Ne garip değilmi! ! !
Demliği atam üstüne diye geçsede usumdan
Elim varmıyor sensiz beklemelere.
Düşünsene köze sardığım kül gibi
Sarardım geceleri seni ama
Yine de ısınamadım diye uzanırdın dudaklarıma
Yağmur olur akardı bedenlerimizde sevdamız.
Soframda yoksun...
Ben sensiz ben iliklerine kadar aç
Ben teninde rüzgar
Ben dingin suskun bir sevdalı.
Soframda yoksun...
Sen közüm sen korum sen sevdam
Sen yüreğimin her yanı sen canlar ötesi.
Bahçe kapısındaki mandalı da söküp attım
Ardına kadar seni bekliyor begonyaların.
Biliyormusun?
Takılmak için eteğine
Daha da serpildi güllerin.
Sen soframda yoksun
Bahçemde de erguvanlarımda da yoksun
İspinozlar bile sensiz dolmuyorlar geceye
Bir yudum su bile akmıyor dereden.
Sen yoksan
Geride koyduğuna ne ad vereceğim! ! !
Soframda zemheri esiyor
Hazanı arar oldu gözlerim.
Oysa bahardın
Her yanın farklı bir çiçek gibi kokardı
Her sabah farklı doğardın ikimiz için.
Özledim be rüzgarla oynaşan saçlarını
Özledim be soframda bağdaş kuruşunu
Özledim be sana türküler yakmayı.
Gönlümde soframda hep açık sevdalı
Dalgaların sarp kayalara uzanışı gibi
Yine vur yine yıka yine öp
Sofram ol kandilim ol ben ol...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş