Ağrılı Şiir

İ İsmail Özkul
0 Altın Yaprak
Baktıkça geriye ağlarım her dem Bir anam vardı bir de ben Yorgun gözleri gelir aklıma Hacdan hediye tespihi çekerken Garip oğul derdi yitik oğul Dağlar eğilse sen dik dur Namertin silahı dursa anlına Yemin olsun sözün çekinme oğul Her gün dikilirdi fabrika kapısına Bir dilim ekmek, bir tas aş uğruna Bisiklet alınca komşumuz oğluna Kim bilir anamın nasıl gitti ağrına Akardı yaşlar akardı derinden Ser verir sır vermez di derdinden Yırtılırdı yüreği ,ağlardı içinden Kolu delik tek gööneğimi giyerken Yine tarhana var bu akşam Yılların çilesi tuz olmuş çorbaya Bir an dönüp anama baksam Alnındaki çizgiler yalvarır Tanrı’ya Bense bir deniz düşlerdim kendimce Yok olurdum o an yokluklar ülkesinde Matemi yıkıp un ufak edercesine Derin bir oh kalırdı göğsümün kafesinde Ana derdim televizyon gelmiş bak Hadi gidelim Bayram dayılara Yıkılırdı anam ezilirdi kahrından Sanki Azrail, dayanırdı canına Dertler lokma geçmez boğazdan Yoksulluğun derdi beter ayazdan Sabretmesine ediyordu ama Kalp ağrıya yenilecekti birazdan Kapandı gözler kapandı dertler Işıklar söndü sustu kentler Şöyle deli gibi bağırmak vardı ya... Anam gitti geride çileler. Bir mezarcı bulup yazdırdılar tahtına “Az buldu, az yedi, yaşadı bu kadar.” Bende bir çivi bulup ekledim altına “Ulan yokluk sülalen gelse ne yazar”

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.