Bir Bahar Çiz Gözlerimin En Beyaz Bulutuna
İ İsmail Sarıgene
0
Altın Yaprak
Yüreğimin sağ alt köşesine yerleştirdiğim
adının baş harfini mutluluğa boyadım.
Üstüm başım umut,
ellerimde küçük bir fırça yüreğimin nehirlerini akıttım susuzluğuna.
Kah sen iç diye kah sevdiklerine içir diye.
Sonra seni yazdım harf harf.
Oysa ben yürek dokumacılığını bilmezdim.
Sadece annemin gençliğinde dokuduğu halı motiflerini görmüştüm çocuk halimle.
Şimdi sen mürekkep oldun ben ise yolunu arayan
suya ark'lar bulan bir yolcuyum.
Yolcu diyorum ama ben vagonlara kaçan bir cümleydim
senden önce.
Sonra bir gece yıldızlarla süslenmiş halde
hediye edildin yüreğime.
Sen Cennetten bana sunulmuş bir avuç dua.
Onca günahıma rağmen
verilmiş bu hediye ile şükre durdu yüzüm.
Seninle filizlendim,
seninle büyüdüm ve seninle gülümsedim..
İlkokulda öğle paydoslarında okul bahçesinin en kuytu yerinde
annemin naylon poşete sardığı iki dilim yağlı yemeğin
bereketi gibi sevdim seni.
Önce yüreğine koydum kendimi
sonra da gözlerinin kahvesinde buldum içimde kayıp çocuğu.
Sonra içimdeki çocuğu susturduktan sonra yeni göç yolları keşfettim.
Cam kenarı özlemlerin üzüm bahçeleriyle bütünleştiği yolculuktu.
Bu yolculukta her durak,
her yol gökyüzündeki bulutlarını keşfetmekti.
Seni yaşarken yeni sözler buldum dudak kenarlarında keşfedilmemiş.
Çocukluğunun geçtiği sokak aralarına sesini aradım durdum.
Siyah önlüklü bir kız çocuğunu sordum okuldan çıkanlara.
Gördüğüm her kahve gözde
gözlerinin ışıltısını aradım ama bulamadım.
Ta ki bir deniz kenarında
elinde rengarenk balonların peşinde koşarken buldum yüreğini.
Ve bulunca seni kök saldım köklerine.
Ayak izine yüreğimi resmedip bir söz bıraktım gözlerine;
O söz ki;
acılarını bastıracak üzerindeki siyah hakimiyetini sona erdirecek kadar
güçlü ve bi o kadar anlamlı olmalıydı..
" Pastel boyalı düşlerim sorguda iken al götür beni buralardan.
Ölümün öldüğü bir kentin geçmişi yaralı sokaklarından kurtar beni.
Çocukluğumda hile yaparak kazandığım bilyeleri bağışlarken
sen bana kağıttan gemiler yapmayı öğret.
Sonra da gözlerinin kahve renginden binlerce uçurtma.
Gözyaşındaki tuzla guslederken taze yaralarımı,
sen bir şarkıyı fısılda kulaklarıma.
Eteklerine doldurduğun bayramlık sevinçleri
arife sabahı olmadan
yetiştir yetim yanıma
ve güçsüz kollarıma yüreğini giydirip
bir baharı çiz
gözlerimin en beyaz bulutuna."
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş