Sana Söz İstanbul

İ İsmail Sarıgene
0 Altın Yaprak
Sana hiç sarılamadim İstanbul. Oysa kaç kez gelmek istedim Gözlerinin mavisine. Kaç kez yaşlarımı sermek istedim Yüreğinin derinliklerine.. Kavuşamadık be koca İstanbul. Tam yirmi altı yıldır sustaramadım İçimde günbegün büyüyen hasretini. Suçluyum biliyorum; Mürekkebimle hiç anlatamadım ki Maviye çalan o gözlerini.. Hep uzaklardan sevdim seni. Hep yıldızlarla kıyasladım o yüreğini. Kavuşamadık işte... Sarılamadık işte... Ve yalan değil İstanbul; Denizlerle sevişmelerini kıskandığım, Rüya sonlarında, Gidişlerini sinemde yumrukladığım, Yalan değil ey yar... Bir kavuşsam vuslatın gölgelerinde Yağmurlari icecektim avuçlarından. Olmuyor böyle biliyorum, Senden uzaklarda yaşanmıyor. İçime akıtsam da özlemin çığlıklarını, Susturamadım hasret kelimelerini. Ne zaman düşünsem seni; Ömrüm gözlerine firari, Yüreğim ise hasretine kelepçeli... Vefasız bir sevgili olsan da, Delice seviyordum seni... Ellerini tutamasam da, Hep yüreğimde hançerledim hıçkırıklarını. Hep dudaklarımı kanatarak İzledim baharla kavuşmalarını. Bir gece , Bogaziçini düşlemezsem Zehir zıkkım olur kelimeler dilimde. Sabah ezanlarını, Eyüp'te hayal etmezsem Karanlıklar güneşimi kurutacaktır perdelerimde.. Sana söz İstanbul, Sana yemindir ey yâr, Vuslatlara gülümsediğimde Muradımdır sevdiğimle sana koşmak. Hasret gönlümün son dileğidir, Sultanahmet Camisinin avlusunda Doyasıya Cenneti koklamak..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.