-Abdülkadir Bulut'un anısına- Panayırların şairi Olarak anacak ilerde seni…
1948'de Balıkesir’de doğdu. İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdi. Kahramanmaraş, Malatya, Kars ve İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrıldıktan sonra bir süre düzeltmenlik yaptı. Yayınevleri ve reklam şirketleriyle, Cumhuriyet gazetesi ve Yazko’da çalıştı. Halen bir reklam şirketinde metin yazarlığı yapıyor. 1960 sonrası toplumcu şiirin ikinci kuşak şairleri arasında yer alan Uyaroğlu önceleri İkinci Yeni akımının etkisinde kaldı. İlk kitabında yalınkat, yeterince işlenmemiş, devrimci, slogancı şiirler dikkat çekti. Sonraki yıllarda toplumsal gerçekçiliğe yöneldi. Biçim ve öz dengisine özen göstererek kendine özgü bir anlatım kurdu. Yalınlık, duruluk, lirizm, özlülük, uyak kullanmaya eğilim, uyaklar yardımıyla yaratılmak istenen şaşırtmacalı bir söyleyiş bu anlatımın temel özellikleri olarak sıralanabilir.
Gül Sağanağı (1976)
- Aşktan ve Umuttan Aldım Rengimi (1978)
- Yakında (1980)
- Şiir Kitabı (1982)
- Bir Demet Diken (1983)
- 5+2'ler (1984)
- Ateşin İçinden (1985)
- Ve Aşk (1985)
- Adsız Oyun (1986)
- Büyüyünce (1986)
- Ölümcül Yolculuğun Senin (1988)
- Kedileri Severken Ağlayınız (Toplu Şiirler 1967-2004) (2007)
- Son Çentik (2014)
Ödülleri
- Çocuk ve Şiir (1978) - TDK Çocuk Yazını Ödülü
- Bir Liranın İki Günü (1979) - Yunus Nadi Ödülü
- Hayatı Karşılayan Şiirler (1981) - Yazko Şiir Büyük Ödülü
- Lanettayin Bir Şair (2004) - Yunus Nadi Ödülü
- Kirli Şiirler (2008) - Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü
- 5-7-5'ler (2012) - Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü
İsmail Uyaroğlu şiirleri
Suda yüzen yaprak kadar Usul, uslu, uysal Uyuyor memelerin Giyinikken gündüzleri…
Artık başlayabiliriz sevişmeye Aşkın ve şeyin öğretmeni Çöz düğmelerini…
Niye hep kırmızıdır Aşk şiirleri Ve niye kanarlar Yazarken çünkü şairler…
Elin elimdeyken okuduğum şiir Yüzünü ışığıyla yıkayıp Kayınca ürpertilerle Boynunun saydam ipeğinden…
Bir bıçak edin artık kendine Bırak avutmayı bedenini Ucuz zehirlerle, alkol vb. Balkırken ölümün çelik dikeni…
Beyaz bir şiir Yazmak istiyorum sana Sevgilim orda mısın O bankta mısın hala…
CANIM ANNEM Süleyman göz dikmiş tahtına Cennet serilmiş ayaklarının altına Annelik tacı düşmüş bahtına…
Baksan dönüp ne zaman O günlere Alev alev Tepenin eteğindeki o ev…
Mavi bir şairdir deniz Büyülü şiirler yaratır Dur kıyısında Ve dök avcundaki…
Öyle çok seviştik ki ellerimizle Yolda, dolmuşta, otobüste seninle Öğrendik sonunda tutuşurken Orgazm olmayı el ele
VI. Andolsun karanlığa ki…
Günlerce sokaklarda seviştik Bakışarak, yalnızca soluğumuzla Sonra bir gün içeri girdik Ve öyle susamıştık ki her şeye…
İki taksi çarpıştı az ötemizde ve biz Katıla katıla güldük Aşktı bize unutturan dünyayı Biz ki kimsesiz bir kedi görsek sokakta…
Bir kelime gelir, sürtünür, yoklar beni Anlarım, bir şiirin elçisidir Bırakır hemen elimdeki işi, sokağa çıkarım Bakarım, günlerdir içimi sancıtan şiir…
15 / 50 gösteriliyor