K Kaan İnce

Kaan İnce

23 şiir · 1970 — 1992

0 Altın Yaprak

1970 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da tamamladı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'ne kayıt oldu. 1991 yılının ocak ayında ilk şiiri Milliyet gazetesindeki Sanat Genç Şairler köşesinde yayımlandı. 1992'de, Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'nde, Mektup isimli şiiri yayınlandı. Ağustos ayının ilk haftasında Gizdüşüm isimli dosyasını bir yayınevine verdi. Dosya, yayınevi tarafından kitap olarak basılmaya uygun görüldü. Ağustos ayının ikinci haftasında, 11 Ağustos sabahı Kadıköy, İstanbul'daki bir otel odasından atlayarak yaşamına son verdi. 20 Ocak 1993'de Kaan İnce Kültür ve Sanat Vakfı kuruldu. Ekim 1993'te arkadaşları tarafından anısına İzlek dergisi çıkarıldı. Bütün şiirleri Nizamettin Uğur ile Kenan Yücel'in birlikte yayına hazırladıkları "Gizdüşüm (Gizdüşüm / Ka n / Birinci Defter) " adlı kitapta toplandı (Ve Yayınevi, Şubat 2016) .

Gizdüşüm (1992)

  • Ka n (1997)

Kaan İnce şiirleri

Arama yardımı

katlanır üstüne yalnızlık denizlerin biricik çocuğumun hüzün sahibi ölümün asit serpintisiyle…

Harfleri adının uçtu uçtu Eskimez aşkımın gizlendiği çiçeğe Kondu kondu ve her aşk dökümünde Gecenin ıslanan yüzü gibi gibiler…

Alev soluklu insanlar görülüyor Kapısız bir köy evinin Geceye dönük penceresinden Ağıtlar ölüyü soğuturken

Çırılçıplakken içinde yaşamın acılar giydirildi üzerine aşka elendin sana dağlar yakışır…

1

Avuçlarım öyle boş ki Küçücük koynuna sığınıyorum sancıyla Savrulmuşken yüreğimin dümeni Bir parça mavilik uğruna…

hüznün damlalarıdır sevgime yağan dolduğunda çatırdayan kalbim uçurum yarıklarıyla dilim dilim kesilmekte gözbebeklerim sarkarak toza bulanan…

İmgelerde yaşanacak aşk bırakmadım Tüm güzellikler donup kalıverdi karşımda Hüzün kaçıyor penceremden koşarak Ölüm kayboldu geceye karışıp…

yalnızca bir an geceye akışla yaşam süzgecinden geçen sayısız bozguncu gördük yalazlandı denizin koyu tonu evcil bir duyguyu sınadık gözucuyla…

Sen ey sevdalı güzel Gülüver n'olur bir kez olsun Yüzünün aydınlığı denktir gün kavuşumuna Gelecek seninle kırlara koşuyor…

düş dağınıklığında yatağım gözlerimde diş izleri katıksız bir ölüm gecede çoğalan…

Suskunluk bazen en buyuk sesleniştir Coşku çırpıntılar toplamı değil Öfkeyi aklın kınında büyütmektir…

Kucak açmışım gecene, gel. Sırtımı dönemem, yıkılası sessizliğine geçmişken hasret. Şavkında ayın ağlamışım. Sıyrılıp düşene dek yüzümde kurumuşsun unutulan kelebek, sevdası pir ve…

umut açtım rengine seherin yaslanıp uyudum güneşin benzine dem çekip ser verdim ben ve yaşam üzre

Ay uykusunda sayıklar seni Pırıl pırıl yansırken tenin rıhtım kanatlı denizlere Ama sahte ölüm çocukları doğuyor geceden Gök pusuna bulayacak gözlerimi…

15 / 23 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.