Yol

K Kazım Kırımsoy
0 Altın Yaprak
Geride bir türkü boyu kavaklar bıraktım. Gerisi!, gerisi! diyorum; ardımdaki kargaşa. Tüfeklerin ormana çevrildiği yer. Ayak izlerinden lüks kokular geliyordu insanların ve kutsal bir görevmiş gibi, besliyorlardı hayvanlıklarını. Harcayarak yapıyorlardı tapınmalarını. Kalabalıklar girdi kavaklarla arama ve bir türkü boyu kavaklara ulaşmıyordu sesim. Kitaplardan sokaklara insanlar dökülüyordu ve dolduruyordu şehri yalnızlığım için. Taaaaaak!-taaaaaak! onların boynuzları var. Onlar! Onlar! Diyorum. Onlar kirli bıyıklı işçilerdir. Onların boynuzları varsa hâlâ, çakallar uluyorsa hâlâ onların duvarında, benim de dalgalarımın orta yerinde güneşim var sapsarı, ayetler okuyan. Onlar kirli bıyıklarını değil boynuzlarını bıraktıklarında sınırlar dışına ormana dalıyorum ben de. Odun her yerde odunmuş gördüm. Demire nerede vursan aynı ses. Hepsini bir çizgiye çekip kelimelerin bir çağlayan gibi kolayına kaçmak akmanın, belki insana mahsustur, siyahları yakışınmak. Belki insana mahsustur sandalye olabilmek. Kalabalıklar hücrelerimi böylece çoğaltıyordu. Benim kanımda yüksek miktarda insan var.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.