Şiirler - V
Ö
0
Altın Yaprak
Vadiye Çevirdim
Güzeller dolaşır renk renk bezenmiş
Bir şeyin neşvesi bu durumları
Bu defa büyüsü ruhuma sinmiş
Vadiye çevirdim uçurumları
Bir şeyler fısıldar belki ıraktan
Ümitsiz değilim var emaresi
Bu bir ay parçası adeta Haktan
Esiyor içime soluğu sesi
Dur beni bekleyen gönlümün yâri
Heyecan bürünmüş mor pembe renkten
Ben ise çileli hüzün diyârı
Hazan yamaçlarım sardı yürekten
Aniden rast geldi acep ne arar
Düşündüm sessizce derinliğine
Uzaktan uzağa aşk beni sarar
Gizledim rüzgârın serinliğine
17.01.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vah Kalır
Kurban et yemek değil! Mangal olur haliyle,
Sevabından ziyade, vah kalır vebaliyle…
05.12.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vahşi'nin Ödülü
Sen kin, nefret ürünü sen akrebin dilisin,
Zehrin kursaklarında, sen Zerdüşt'ün külüsün.
Sen Batı avlusunda,emir kulu zincirli;
Sen Hamza'nın düşmanı, Vahşi'nin ödülüsün!
10.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vampir
Vampir bakışlılar, sırtlan dişliler,
Sanmayın zulmünüz kalır yerlerde!
Mazlumun sillesi tarihten siler,
Belki az ötede, belki siperde...
Kucak açtı kucak ecdat dün size,
Çıldırın arsızlar! Yağdırın füze,
Sanmayın zulmünüz baki sonsuza,
Tarih tekerrürde, gör perde perde.
Yüreğim yanıyor her gece her gün,
Kimisi kan revan kimisi sürgün,
Sorulacak elbet hesabı bir gün,
Birazı yakında biraz mahşerde...
Kör olmuş insanlık sağır sağduyu,
Nemruttan ders almış Firavun huyu,
Tankın paletleri böler uykuyu,
Bir eli Washington bir eli şerde.
Birleşmiş Milletler izleyip durur,
Kan içer canavar! İçer kudurur,
Annenin karnında körpeyi vurur,
Mezara hasret yatar yerlerde...
21.07.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vampir Bebekler Ve Böbrekler
Vampirler ve sırtlanlar, bebekler ve köpekler…
Rüyamıdır gerçek mi az ötede gördüğüm?
Hey insanlık nerdesin! Bilmem daha ne bekler…
Utandım gözyaşımdan, duygularım kördüğüm.
Ömer Ekinci Micingirt
Var Elbet
Ne mutlu kendinde olabilene,
Özünde hâkikat ehil var elbet.
Görmek var perdeyi bilebilene,
Tespite muhâlif câhil var elbet.
İzzet ene akıl ben'in ne hâlde,
Varışsa son nokta an'ın ne hâlde,
Sır ifşâ tefekkür zânnın ne hâlde,
Sonsuzluğa yüzen sâhil var elbet.
Var mı başka kapı micingirt söyle,
Dön kendini tanı gitmez hep böyle,
Ebedi hüsran mı Ya Rab! Affeyle,
Keşke tarlasında tahıl var elbet.
26.03.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Var Ya
İçimde yükselen duygular var ya,
Şiirsel çağıltı, yorgun ve kıraç…
O bahtsız sineler Leyla yakar ya,
Ben sana ben sana hep sana muhtaç.
09.06.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Varlık
" Varlık "
İdrak ve ötesi, hu Allah'ım hu
Süratim artıyor başım eğince
Perdeyi kaldırır vuslat duygusu
Yüreğim toprağa taşa değince
Gerçekte taş benim toprakta benim
Günahım eriyor gök gürleyince
Ruhuma nakşolmuş gerçek bedenim
Bedene yer yoktur ayrıl deyince
Edep gözün gönlün tokluğundandır
Şükrün ifadesi yokluk duyunca
Yöneliş varlığın yokluğundandır
Hâl makam hâkikat, gassal soyunca
13.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vasıta
Sıra sıra hüzün, bir yığın toprak;
Arada bir gidip mezarlara bak!
Şeklin ötesine olur vasıta,
Her an seni bekler ölünceye dek.
02.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vasiyet
Mevsimi gelince emri ilahi,
Ne olur dostlarım duaya sarın.
Okunsun yasinler, çalsın ilahi,
Güllerle bezeyin Hızır'a verin.
Bilmem ki vasiyet nedendir erken,
Gençliğe güvenip var hele derken,
Düşündüm ukbayı birden giderken,
Ansızın ölürsem nazara verin.
Ağlaşma istemem sevmem avazı,
Toplansın kurbanlar etsin niyazı,
İstemem mezarda dünyalık sözü,
Her türlü kelamı hazara verin.
Canlarım bakışıp beni ararken,
Ecelin kokusu ruhum sararken,
Azrail ruhumu candan alırken,
Nağme-i ezkârla gül-zara verin.
Uzatın kıbleye sarın upuzun,
Atın kucağına atın sonsuzun,
Gözlerim kapalı son defa süzün,
İbretle seyredin mezara verin.
Uhrevi sarsıntı çıkmaz feryadım,
Şefaat imdadım Kul Ömer adım,
Tövbe-i Nasuhla vuslat muradım,
Yemyeşil ayazda huzura verin.
16.05.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vatan Bir
Ben Türk doğdum lakin doğduğum zaman
Kavim, kavim olduk geldik dünyaya
"Üstünlük takvada " buyurdu Kurân
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır
Lakin soyum şanlı yer gök seslenir
Mazi şaha kalkar sema süslenir
Lehçeler rengârenk vatan beslenir
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır
Şırnak'ta Hasan'ım Sinop'ta Cihan
Tunceli ezelden benim sol yanım
Temel'im Rize'de Laz'ım Sultanım
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır
Biz bir bağız lakin ırklar çiçektir
Bir millet soyumuz ve de gerçektir
Nifaktır ayrılık dur geçecektir
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır
Doğudan batıya Edirne Van'a
Şehit verdik şehit senle vatana
İşte Çanakkale, yatar yan yana
Ben Türk'üm, Türk asabiyet bühtandır
Kim İbrahim soyu Zerdüşt ne hâşâ
Taş gelir dile taş bak utan taşa
Şehit yazar şehit akan göz yaşa
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır
Ben Mecnun'um Ömer vatan Leyla der
Vatan bir millet bir vallah böyle der
Haramdır ayrılık ayet öyle der
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır.
28.08.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vatanım Benim
Nifak zuhur etmiş sakın aldanma
Velvele kuşanmış dost kılığında
Meşveret yok karışıklık muamma
Başladı gerginlik nifak yoldadır
Ümit kuşanmıştık kursakta kalan
Mevhum malüm basın kökünden yalan
Hıyanet kol gezer edecek talan
Hainlik revaçta baykuş dildedir
Sağ, sol, laz, kürt birdir bunu bilmeli
Ayrılık yok Ömer birlik olmalı
Vatan için basın renksiz kalmalı
Lakin şebek gibi dörtbir daldadır
Ömer Ekinci Micingirt
Vazedilen
Günler geçip gider vakit hep sancı,
Gözlerim geride bir şeyler arar.
Vazedilen kime, kime Ekinci,
Bu vurdumduymazlık daha ne kadar…
Uzayıp gider mi, zaman tekliyor,
Yer yer matemler var, ecel bekliyor,
Seni ateşlere kim itekliyor,
Hem böyle değildin sende bir hâl var.
23.02.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ve Çark Etti
Yarım asır meydan meydan, anam bacım buyurdu,
Şapka düştü kel göründü, ne bu celal bu telaş?
Ve çark etti böyük baba, terk et diyor bu yurdu,
Ağır laftır taşıyamam, yok farz eyle arkadaş.
Ve gençliğim heba oldu, sayenizde koş ha koş,
Ne hırs bitti ne koşunuz, sisli girdap boşa koş,
Ki yolculuk çok zor artık, siz mecalsiz yol yokuş,
Boşa zaman harcayamam, insaf eyle arkadaş
Her şey benim edasında, duayendir ustadır,
Hırs bürümüş göz kararmış, ombudsmanım hastadır,
Ezan bayrak salıvermiş, vatanıyla küstedir,
Ben vatansız yaşayamam, sen terk eyle arkadaş! ...
28.07.06 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ve Defteri Dürüldü
Hem adalet herkese,
Her ruha, her nefese...
Ne oldu da bir anda,
İşler karıştı Van'da?
Derin, konu çok derin,
İhraç ettik aferin.
Yargı mı? Ben gülüyorum,
Umarım, diliyorum…
İşte bu kadar çözdük,
Biz oynadık biz yazdık,
Hem özgürlük te neymiş?
Yasalar bahaneymiş.
Suç savcıdan soruldu,
Ki basiret kör oldu.
Uyuyun siz uyuyun!
Onlar kussun siz yuyun,
Kalem sivri görüldü,
Ve defteri dürüldü.
İmralıdan uluyor!
Köpek bize gülüyor...
Lakin ümidim kırık,
Yine tuttu hıçkırık.
İzan sağır ve sersem,
Bilmem ki ben ne desem?
24.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ve Hep Sen
Doymuyor ki ne versen
Devri âdemden beri
Yerler gökler ve hep sen
Ve hep sen aç serseri
Ahu vahım var ettin
Gözlerimi kör ettin
Kaç yuvayı karartın
Götürün zift neferi
İnliyorum gülmeden
Ölüyorum ölmeden
Ürper artık gel madem
Nefsin zifir çemberi
07.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ve Karar Kesin
Secdeye dururum ulu nizamdır,
Yanan kor ateşsem bundan sana ne.
Örtü islamdandır imanım tamdır,
Tespihte bir taşsam bundan sana ne?
Var oluş sebebim, yakamı bırak,
Namazdan, oruçtan, zekâttan ırak,
İrtica hortlatıp çaldın çıngırak,
Hak için sarhoşsam bundan sana ne?
Ülke tehlikede hemen fişleyin,
Her türlü melanet şeri işleyin,
Önce hortumlayın sonra haşlayın,
Sıcacık bir aşsam bundan sana ne?
Bu nasıl tufandır ruhum gerilir,
Sinirler şahlanır şevkim kırılır,
Mazlumun sillesi böğrün vurulur,
Efeysem, dadaşsam bundan sana ne,
Taht kurdu kızıllık ciğerim yanar,
Ürperir vücudum vicdanım kanar,
İfritler çoğalmış sırtıma biner,
Kuruyan göz yaşsam bundan sana ne?
Bu ülke benimdir herkes kardeşim,
Açar kapatırım sana ne başım!
Örtsem de açsam da çağdaş yurttaşım,
Ben deli olmuşsam bundan sana ne?
Ayıpmış baş örtmek Ömer ne desin,
Asiller buyurmuş ve karar kesin,
Nerdesin adalet hani nerdesin!
Yazmalı bir başsam bundan sana ne?
15.02.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ve Sadece
Cennetle müjdeli hangi bayanlar
Ancak ve sadece O'nu duyanlar
Gerçek sevgi sır ve iffeti bilip
Kalbi dudağında aşk yaşayanlar
26.06.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ve Yozlaşmış Duygular
Yaza yaza usandım
Yutkun yutkun tıkandım
Boğulsam da billahi
Yazacağım vallahi
Yinede yazacağım
Beynine kazacağım
Nine ana ve torun
Üç kişilik oturum
Dinleyin nur nineyi
Yüzü nur Cemileyi
Torunları henüz toy
Mini etek kısa boy
Ağladı da ağladı
Ciğerini dağladı
Dinleyen kim nineyi
Babayı ve anayı
Herkes başına buyruk
Bir boynuz yok bir kuyruk
Beyden izin alındı
Diskoteğe gelindi
Sahte sevgi eğlence
Bak hele bak, bak gence
Eğlenceye geçildi
Tüm herzeler içildi
Derken akşam olmuştu
Ayşen flört bulmuştu
Abi Yunus göründü
Ki akıllı torundu
Sinirle gör kükredi
Kendide herze yedi
Müsebbibi gelindi
Hayâ böyle delindi
Arif evin reisi
Bilmem neyin seyisi
Akşam oldu bekleyiş
Nine şaşmış bu ne iş
Zehir olmuş yuvası
Kursağında duası
Gidilmiş sanki harbe
Darbe üstüne darbe
Aldatılmış bir gençlik
Dur diyen yok dur gençlik
Ki geldi acı haber
Bebesiyle beraber
Ayşen ölmüş ve gebe
Anne kızar sebebe
Unutmuştu suçunu
Torununu piçini
Memur kütükten sildi
Bu ne bahtsız nesildi
Ayşen kızı yudular
Bebesiyle koydular
Et dua et be ninem
Elemle doldu sinem
Bir nesili soydular
Ve yozlaşmış duygular
Nur yürekli dost ve kardeşim yazar Sabiha Ateş Alpat Hanımefendinin "yozlaşmış duygular"
romanına ithafımdır...
15.03.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vebâl
Benlik nedir enâniyet bıçağı
Samimiyet bahçesine erseniz
Hiçlik açar muhâbbetin çiçeği
Nankörlük bu hiçlik nedir derseniz
Huzur sevgi aşktan alır rengini
Sükût hâli bir sofiden sorsanız
Kim söndürür bu bendeki yangını
Duman tüter her nereme vursanız
Teslim olsam huzuruna ermeden
Gereğince bana akıl verseniz
Münker Nekir sorgu suâl sormadan
Vebâl büyük gülüp seyrederseniz
27.12.12 Bursa
_________________'Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.' (Tirmizî)
Ömer Ekinci Micingirt
Vebâlimsin
Seninle beraber içimde huzur
İç içe tutunmuş tek dalımsın sen
İçten ağlamalar kalbim yoruyor
Sonsuza yürüyen mecalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen
Seninle kesilse bu ömrün hızı
Sihirli duyulmaz masalımsın sen
Vuslat mehabeti kaplamış bizi
Ömrümün son vakti, zevalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen
Hele de o mahzun bakışın var ya
Vuslata uzanan hâl elimsın sen
Mahmur bakışların köpüren derya
Kaderin sunduğu helâlimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen
Ne mutlu vebâlin olabilene
Dünya ve ahiret moralimsin sen
Aşkı ifşa edip hele gel bana
Renkli bir ceylanım, yâr alımsın sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen
Yakarış kavuşmak, dua vesile
Huzur sevgi hayret her hâlimsin sen
Aşkta vuslat gizli, sevgide çile
Sükût-i lisanım delalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen
Sema yıldız ışık renk renk giyinmiş
Yalnızlık çiçeğim ve balımsın sen
Seyri güzellikler, ruhuna inmiş
Bedenim şuurum, hayalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen
Her şeye rağmen terk var gerçekte
Matemim matemin melalimsin sen
Mevla gizlemiştir vuslatı terkte
Sen esen rüzgârım zülâlimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen
13.06.11 Bursa
13.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vefa
Çevirdim yüzümü bu sabah erken,
Sütunu vefadan surlar aradım.
Bir sonsuz yolcu ki daha var derken,
Yarene götüren yarlar aradım.
Kattılar ihtiras naralarına,
Bugünü kaybettim belki yarına,
Atın cesedimi aşkın harına,
Bağrımı dağlayan pirler aradım.
İfritin ağında benim canlarım,
Ve gurur dağında benim canlarım,
Nefsin kucağında benim canlarım,
Tokmağı öteden mirler aradım.
Sevgiyi yol ettim kendime göre,
Sabırdan dağ yaptım şefkatten dere,
Edepten gelenek barıştan töre,
Furkan'dan yadigâr yerler aradım
Kırk yıllık saatim fark ettim bugün,
Ömer i Ömer'e terk ettim bugün,
Vefasız görünce çark ettim bugün,
Cemale götüren erler aradım.
Bursa -2006
Ömer Ekinci Micingirt
Vefasız
Fetva buyururum ben benden beter
Sokak can pazarı çarkım vefasız
Ak nizam yoluna emek ter ister
Hoşgörüm nüansım farkım vefasız
Çevir değirmeni sonsuz diyâra
Ne getirdim derim bilmem o yâre
Mısralar sis duman hece kapkara
Şiir oldu evim barkım vefasız
Gafletim pek derin yaşım masamda
Rahmet rüzgârları sonsuz desem de
Bey paşa hürmeti pişti kâsem de
Hurafe taht kurdu kırkım vefasız.
Zemheri gibiyim bakıp hâlime
Epeyce meylettim arsız ilime
Şeytan şerbet sürdü sanki dilime
Dilim inkisâr da korkum vefasız.
Kapayıp gözümü düşündüm birden
Tevbe çekiyorum Lütf-i Kebir'den
Ümit kesilir mi gözeten Bir'den
Irmağım hep dolu arkım vefasız.
14.09.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vehim
Vehim vehim vehim,vehim bitmiyor
Bıktım bu ufuksuz düşüncelerden.
Dar hacimsiz zevat,balans tutmuyor
Vehim kaldı vehim dev cücelerden
Ezelden ebede bu yol ne ince,
Sırlarla örülü gün gibi berrak
Bilinmezler yok,ilham gelince,
Vatan ezan namus ibrişim bayrak
Ben sevdim çok sevdim bu yolculuğu
O'nun her şey O'nun, biz siz hep O'nun
Yer gök taş toprak ay neyin soluğu,
Ah aç gözlü nefsim, vuslat mı sonun?
30.05.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vehimler Gibi
Hakikati yaşa dinle âyeti
Biliniz ki tedbir sadakatte var
İnsandan insana fark nihâyeti
Gerçek samimiyet kimden yadigâr
Susun ve dinleyin yaşayın her an
Tasavvuf kalp ile mutmayın neki
Diri tutunuz der kalbi yaratan
İnsanlık ölmüştür ölse birteki
Misaller görür mü aşkın işini
Çok şeyler kararttı maddenin eli
Şer ile bezetti sır verişini
Korkarım sonunda ağır bedeli
Mutlak akıbet ne idrâk et dur da
Hüsran ehli bekler gayyanın dibi
Hayâl hep başka yok şer kafalarda
Varlıkla yokluğu vehimler gibi
14.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Velhasıl
Hüznümü kavrayıp attım hazara,
Beni içimdeki esir güldürür.
Arada gülümser saran manzara,
Hasret hıçkırığı bir bir öldürür.
Yalnızlık benimle her şey engebe,
Masmavi çokluklar neşeler sizin.
Tutsak nağmelerim zamana gebe,
Sessiz itiyorum sezdirmeksizin.
Derken gizlemişim sırra sırrını,
Yok'u varda gördüm, varlığı yokta.
Yaşanan bu ömrü bu gün yarını,
Velhasıl akıbet, belli son nokta…
10.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vergi
Bu okul, bu köprü
Silah uçaklar,
Emekle yoğrulmuş
Vergilerdendir
Kitaplar defterler,
Atlas bayraklar
Vergiyle örülmüş,
Örgülerdendir
Vergi pek mukaddes,
Vergi yaren yâr…
Vergiden kaçmak mı?
Yergilerdendir.
Şevk ile bir ömür,
Ser diyar diyar.
Vergi en muhteşem,
Sergilerdendir.
Hak hukuk servet mal,
Genç ve ihtiyar
Vergi dört mevsim,
Övgülerdendir.
Vergim tam dosdoğru,
Ülkem bahtiyar.
Vergiler ölümsüz,
Ordulardandır.
18.11.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vergimizi Verelim
Vergi bizim büyümüz
Dört mevsim her şeyimiz
Asfalt olsun köyümüz
Vergimizi verelim
Vergi veren can verir
Güzel ülkem yeşerir
Yokluk gider taş erir
Vergimizi verelim
Vergi güzel ifade
Vergi sevda aşk bade
Haydi, bana müsaade
Vergimizi verelim
20.11.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Versem Toprağa
Şiir bana benzer belki bir biçim
Mânayı irdele görürsün asıl
Azap, uyarı var şairler için
Dilim lal kesilir olsam muttasıl
Ahenkle bindirir şeytan atına
Hicranla doldurur sefertasını
Kör şaşı baktırır kâinatına
Peşinden yedirir şer lokmasını
Önce kendim dedim sonra şiiri
Mâtem sarmaladı bilmem ki neden
Kelime söz hece hesap her biri
İlhâmı tüketsem cürüm etmeden
Lafın çirkinliği sus insan eti
Bu ay rahmet ayı ölüye sağa
Nereye saklasam şu emaneti
Sükûta boyayıp versem toprağa
04.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vesile
Vesileye hissettir, koş kendine bu sene,
Prangadan boşanıp, o iklime gelsene.
Hedef büyük gaflet pek, öte ufukta bahar,
Taptaze bir his ile aşk ve vuslat desene.
23.09.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vesile
Nefsine yapışarak zevk safa gidiyorsun,
Zevk u safa bir yana yaşıyorum diyorsun.
Vesileyi unuttun gidiş seni boğacak,
Çılgınlık bu terk eyle yahu ne ediyorsun!
26.02.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vesselam
Bir ben kalsam bir kalem,
Yine de yazacağım.
Varlık O'nun vesselam,
Hem neyi sezeceğim?
Bu yöndedir kararım,
Kâra döndü zararım,
Pür âşıklar ararım,
Aşkıyla yüzeceğim.
İlkbaharlar, songüzler,
Ne gece, ne gündüzler,
Ne yokuşlar, ne düzler,
Zamanı gezeceğim.
Bir beste var dilimde,
Hem dinde hem bilimde,
Sonsuzluk ikliminde,
Besteler dizeceğim.
Kahramanım kahraman,
Her devirde her zaman,
Deş tarihim tercüman,
Tarihi kazacağım.
Sibirya'ya sürseler,
Paslı çeper örseler,
Dört biryandan ürseler,
Yine de yazacağım.
19.02.07 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vur Beni Kadın
Sensiz gecelerim ölüm varlığı
Seni bekliyorum sar beni kadın
Sende peyda ettim ihtiyarlığı
Dile düşmüşlere sor beni kadın
O gözlerin benden aldı rengini
Sen bulmuşsun bende dengi dengini
Hem sevda tanımaz fakir zengini
Umutsuz aşkınla yor beni kadın
Ne eski köşküm var ne yıkık hamam
Kör olsun gözlerim tamam de tamam
Vuslat dalgaları söyle ne zaman
Azapsız günüm yok gör beni kadın
Ömür tükeniyor nağmenin dibi
İsmin yutkunurum mecnunlar gibi
Ölmeden öldürme sensiz edibi
Eriyip gitmeden vur beni kadın
Avutmaz dörtlükler yaş oldu elli
Varlıkta yokluğun belli besbelli
Benimki olmasın kuru teselli
Sensizlik ömrümü yer beni kadın
09.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vurgun Gibiydin
Nur topu bebeğin büyümüş meğer,
Gösterdin uzaktan dargın gibiydin.
Edepli bakışın dünyaya değer,
Dertleri sırtlamış yorgun gibiydin.
Mor pembe günleri unutsam keşke,
Yönümü çevirdim uhrevi aşka,
İffetin endamın bakışın başka,
Selamı verince kırgın gibiydin.
Tebessüm edince biraz hislendim,
Yıllarca gönlümde "kurban" seslendim,
Himmetle sabrettim aşkla beslendim,
Tüllendi sessizlik durgun gibiydin,
Ne dedi bu mecnun bilmem ki küstün,
Dua et deyince bir ara sustun,
Kardeşçe dertleştik poyrazca estin,
Hüzünle burkuldum gergin gibiydin.
Ekinci tükendim bak perde perde,
Mevla düşürmesin Lokmansız derde,
Şifaa'yı aradım zamansız yerde,
Elveda deyişin… Vurgun gibiydin.
31.05.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vurgunum
Vurgunum ben tıpkı Kerem misâli,
Toprağa yaprağa taşa vurgunum.
Dokunuşlar vardır yoktur emsâli,
Dertleri nasırlı yaşa vurgunum.
Ömrümü uzattım ulu davâya,
Koşturamam artık nefsi hevâya,
Bir avuç aşk ektim deli sevdaya,
Secdeyi titreten başa vurgunum
Durgun vakitlerde öten boruya,
Gergefi peteğe saran arıya,
Yaşam şehvetinde o zor soruya,
Âlemin hasreti beşe vurgunum.
Süvâri bekleyen küheylanlara,
Ölümü kuşatan Alparslan'lara,
Vurgunum yarına, kutlu dünlere,
Kubbesi çöl kokan taşa vurgunum.
Kara sevda belki taptâze diyâr,
Kaderi koynunda ikliminde yâr,
İki gözü çeşme Rabia'lar var,
İffet abîdesi eşe vurgunum
Sözlerim mülteci solmakta sesim,
Lisan-ı hâfi mi acep nefesim,
Nerdesin ıstırap, nerdesin âsım,
Son ilkbahar, güze, kışa vurgunum.
25.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuruldum Geldim
Kıraç toprakların delisiyim ben,
Sanma ışıltıya vuruldum geldim.
Gergefli kilimin çilesiyim ben,
Mevsimsiz düşlere sarıldım geldim.
Deme ha sebep ne, sebeplerim yok,
Uzan başucuma sevincime bak,
Hiçin helezonu öyle bir ufuk,
Seni heceleyip yoruldum geldim
Yağmurlar yağınca gel beni işit,
Desem ki bir hayal deme sen ümit,
Beraber olunca uzaklara git,
Ben senin gönlünde görüldüm geldim
Bir ben varım şimdi bir kırık testi,
Gurbet yağmurları içime esti,
İzahı tarifsiz başka hevesti,
Sığmaz ışığına kör oldum geldim
Bırak hem sen beni, kendini dinle,
Sükûnun sayhası, sabrım seninle,
Sensiz korkuları vur gözlerinle,
Kuşkusuz sen için vuruldum geldim.
07.03.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat
Gönül vadisini ask ile ıslat,
Tohumun ask ise hasadın vuslat.
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat
Bir başka sükûn var her hecesinde,
Manalar geliyor derin mi derin.
Kendimi görmüştüm bercestesinde,
Füsunlu incisi ses verenlerin...
Olanlar rüyada kalır mı acep,
Sessizce süzülüp gelir mi acep,
Hep uzak hep uzak olur mu acep,
Sevinç hüzün eşya aşk görenlerin...
Bakışı manalı gözleri hüzün,
İçime süzülür sezdirmeksizin,
İhtimal var mıdır belki bu güzün,
Belki de tam vuslat sabredenlerin.
11.05.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Çiçekleri
Nasıl seviyorum hele bir bilsen,
Beni bana bırak elden sor beni.
Gölgesiz gecede naz ile gel sen;
Sürç-ü lisan etsem hâlden sor beni.
Sakın haram sürme dişe dudağa,
Vuslat çiçekleri eksek bu bağa.
Resmini asarım ta Uludağ'a,
Efsuni yemyeşil şaldan sor beni.
Bu bir sitem değil belki amandır,
Bir leyla ararım hayli zamandır,
Duyuyor musun can, gel bari kandır,
Gözlerini sakla tülden sor beni.
Hep seni yazmışım bir kırık kalem,
Sen benim her şeyim sen dünya âlem,
Yetiş rüsva etme öl de ben ölem,
Umutsuz bir hasta kuldan sor beni.
Hâlimi arz ettim gelirim söz de,
Sevdanın ahı var ağlayan gözde,
Yaram pek amansız yine bu güzde,
Mavzer gibi yaktın külden sor beni.
18.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Deme
Vuslat deme uhrevisiz her aşka
Geceleri ses gelirdi derinden
İçimdeki fısıltılar bambaşka
Hissiyatın kopup gelir yerinden
Sırlı rüya unutamam hisleri
Hüzün nevhaları içimde zar zar
Sana versem içimdeki sesleri
Ümit kuytularım ensende yaşar
09.12.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Duygusu
Çöle serap yağmur susayana su,
Çok canı yok etti yokluk korkusu.
Sükûtta hararet,çığlıkta sükûn;
Tarifsiz yanıştır, vuslat duygusu.
06.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Göründü
İçimde bir başka derin sevinç var
Şükürle bezeyim hemen ben bunu
Onun kulağına üfülde rüzgâr
Benimle birlikte sonsuz sükûnu
Süzülüp dolaşır kim bilir nerde
Belki de hissetti her an gün boyu
Kuğu gibi gelip ifşa ederde
Mısralar arası saran tutkuyu
Ömürdür gözleri tenha karası
Her hali masmavi ufuklara denk
Tıpkı su serpmekte damla arası
Bakışı sımsıkı suskun rengârenk
Rüyaya dökülmüş şimdilik usu
Işıktan bir güzel rüya haliyle
Her gece delinir serin uykusu
Ruhumu tırmalar zarif eliyle
Mihraptan kayıyor şiire vurmuş
Sözleri yemyeşil siteme döndü
Bir şeyler unutup aşka oturmuş
Nur yüzü silindi vuslat göründü
20.10.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Nağmeleri
Mahzun gözlerine kurban olduğum
Gözyaşım ateşi söndü seninle
Sen bendesin yüreğim sen bildiğim
Pervaz eder ruhun döner benimle
Yamaca yürüdük kaldırımlar taş
Sessizce beraber git diyene dek
Yeşil bürümüştü beni arkadaş
Ben bir yorgun yolcu sense kelebek
Göz göze gelmiştik yanağında ter
Zümrüdî bakışın durgun elemli
O sendeki hüzün bana da yeter
Vuslat nağmeleri renginden belli
11.04.11 Busa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Öpüşleri
Şeffaf bakışlarla birçok kelime,
Zamanı kuşatıp sürdü dilime.
Vuslat öpüşleri süzülen vakit,
Ecel bana koşar ben ecelime.
07.02.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Perdesi
Aklıma gelince malum yolculuk
Sanki dizlerimin feri kesilir
Belki de taşımaz beni bu soluk
Pörsüyüp vücudum deri kesilir
Yalnızlık atladı düştü önüme,
Hortlaklar toplandı dört bir yanıma,
Titredim sessizce girdim inime,
Sevenler terk eder,soru kesilir.
Dinleyin mevtalar duyun O sesi,
Kapıya dayamış bekler herkesi,
Ölmeden ölmekmiş vuslat perdesi!
Ötede güzeller peri kesilir.
02.09.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Sarığı
"Eriyen erendir" der ehli kâmil,
An olur nazar aşk gizinde olur.
Hivâ,Yesî,Taşkent,nedir Şeyh Şâmil,
O'na giden yollar izinde olur.
Kulun râbıtası sonun merağı,
İnancın renkleri közünde olur.
Seherde sarmalar vuslat sarığı,
Ve kutlu arayış özünde olur
Azaptır kendine, kulun kendisi,
Çehrenin zifiri hazzında olur.
Lâkayt her sine ne efendisi,
Çılgınlık cinneti vâzında olur.
İçim hep burkuntu yaş oldu elli,
Yanış tek birinin dizinde olur.
Sonun tesellisi nabzımdan belli,
Dönüş tekbirinin bezinde olur.
Getir salâvatı, zirâ bir satır,
Uhrevi derinlik sözünde olur.
Korkutan gerçeği kim hatırlatır.
Belki de bir veli gözünde olur.
05.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Vakti
Kapayın gündüzü, söndürün sönsün,
Ben yâre varmışım bir vuslat vakti.
Yeşeren hislerim gece görünsün,
Yâr bana küllenmiş közü bıraktı.
16.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslat Ver
Aşkta akıl iflâs, aşk ürkek ceylan,
Bir şehri kuşatır, dünyayı yer yer.
Adeta eriyen mum gibi her an,
Bazen de cân verir canını ister.
Aşk nedir mecnun kim Leyla ne söyle,
Belki de hep yanmak, yanmak hep böyle,
Allah'ım gayeyi hayırlı eyle,
Sabır ve metânet birde vuslât ver.
23.03.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslatım
Alev alev içim meçhuller sardı
Izdırâp içinde sunuyorum ben
Vuslatın başında sonsuzluk vardı
Mavi sahillerde donuyorum ben
Vuslat aşk nerede ben neredeyim
Dalgalar arası cenderedeyim
İzanı kör eden penceredeyim
Vicdanları titrer sanıyorum ben
Kuytu hayallerim süslü heceler
Vefasız bir ömür ve de geceler
Makamlar rütbeler şuh dereceler
Türküsüz korolar sunuyorum ben
Kökünde ensemin cürümler bekler
Hicran tarlasında bitmez dilekler
Vefasız bir ömür ruhsuz emekler
Tutsağım kendimce bunuyorum ben
Mısraları dizer ahkâm keserim
Sonsuza ulaşmak varsa eserim
Azrail gelince bilmem ne derim
Vakit üfledikçe sönüyorum ben
Uyan Ömer uyan yürü iz olsun
Ürper silkin ve kalk sözün söz olsun
Yıka gözyaşınla yüzün yüz olsun
Kalbim göz göz olmuş kanıyorum ben
14.02.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslatın Ahengiyle
İffetin bahçesinde hayâ ile diz dize,
Yüreğime yürüyen nur sevgili isterim.
Vuslatın ahengiyle, bana ait biz bize,
Bakışını koruyan hür sevgili isterim.
Kuğu gibi süzülen kâkülleri örtülü,
Duyguları rengârenk ruhu bana örgülü,
Sevdaları tılsımlı, tâ ezelden görgülü,
Beni benle yaşayan yâr sevgili isterim.
Tebessüm soluklayan, mest eden bakışıyla,
Üfül üfül her lahza cenneti kokuşuyla,
Güzelliği solmayan ruhuma akışıyla,
Çözülüşe kapalı, zor sevgili isterim.
Boğum boğum sevdamı yüreğinde hisseden,
Seccademde gözyaşım, gözlerimde rakseden,
Tutuşunca el ele yıldızlara akseden,
Leyla'yı kıskandıran bir sevgili isterim.
Yürekten o nağmeler vermem asla cihana,
Hem gönlüme yavuklu hem yavruma nur ana,
Sevinç-hüzün göz göze, yeminliyim Kuran'a,
Başkasını görmeyen pir sevgili isterim.
Cilve nedir istemem! İstemem ben işveli,
Alev alev sokaklar kırıtırlar neşveli,
Raksa gelmiş yosmalar Avrupa'dan şiveli,
İffeti soluklayan nur sevgili isterim.
12.10.06 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Vuslatin Busesi
Tüllenir nagmesi gelir rengârenk,
Hüzünden güftesi bizim sevdamiz.
Tilsimli orkestra ask hevenk hevenk,
Ötenin bestesi bizim sevdamiz.
Içime akseder ask perde perde,
Bir türkü söylenir hemen her yerde,
Kimse ayiramaz bizi mahserde,
Dost eder herkesi bizim sevdamiz.
Içtim yudum yudum iffet sirmali,
Sanki ceylan gezer gözler sürmeli,
Sevdamiz çileli çile sarmali,
Vuslatin busesi bizim sevdamiz.
Uzanir sonsuza akan gözyasim,
Gözlerim kamasti yine bir hosum,
Sevdaya sevdali yanmis pismisim,
Leylanin nefesi bizim sevdamiz.
25.02.2007 Bursa
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş