Şiirler - V

Ö Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt
0 Altın Yaprak
Vadiye Çevirdim Güzeller dolaşır renk renk bezenmiş Bir şeyin neşvesi bu durumları Bu defa büyüsü ruhuma sinmiş Vadiye çevirdim uçurumları Bir şeyler fısıldar belki ıraktan Ümitsiz değilim var emaresi Bu bir ay parçası adeta Haktan Esiyor içime soluğu sesi Dur beni bekleyen gönlümün yâri Heyecan bürünmüş mor pembe renkten Ben ise çileli hüzün diyârı Hazan yamaçlarım sardı yürekten Aniden rast geldi acep ne arar Düşündüm sessizce derinliğine Uzaktan uzağa aşk beni sarar Gizledim rüzgârın serinliğine 17.01.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vah Kalır Kurban et yemek değil! Mangal olur haliyle, Sevabından ziyade, vah kalır vebaliyle… 05.12.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vahşi'nin Ödülü Sen kin, nefret ürünü sen akrebin dilisin, Zehrin kursaklarında, sen Zerdüşt'ün külüsün. Sen Batı avlusunda,emir kulu zincirli; Sen Hamza'nın düşmanı, Vahşi'nin ödülüsün! 10.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vampir Vampir bakışlılar, sırtlan dişliler, Sanmayın zulmünüz kalır yerlerde! Mazlumun sillesi tarihten siler, Belki az ötede, belki siperde... Kucak açtı kucak ecdat dün size, Çıldırın arsızlar! Yağdırın füze, Sanmayın zulmünüz baki sonsuza, Tarih tekerrürde, gör perde perde. Yüreğim yanıyor her gece her gün, Kimisi kan revan kimisi sürgün, Sorulacak elbet hesabı bir gün, Birazı yakında biraz mahşerde... Kör olmuş insanlık sağır sağduyu, Nemruttan ders almış Firavun huyu, Tankın paletleri böler uykuyu, Bir eli Washington bir eli şerde. Birleşmiş Milletler izleyip durur, Kan içer canavar! İçer kudurur, Annenin karnında körpeyi vurur, Mezara hasret yatar yerlerde... 21.07.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vampir Bebekler Ve Böbrekler Vampirler ve sırtlanlar, bebekler ve köpekler… Rüyamıdır gerçek mi az ötede gördüğüm? Hey insanlık nerdesin! Bilmem daha ne bekler… Utandım gözyaşımdan, duygularım kördüğüm. Ömer Ekinci Micingirt Var Elbet Ne mutlu kendinde olabilene, Özünde hâkikat ehil var elbet. Görmek var perdeyi bilebilene, Tespite muhâlif câhil var elbet. İzzet ene akıl ben'in ne hâlde, Varışsa son nokta an'ın ne hâlde, Sır ifşâ tefekkür zânnın ne hâlde, Sonsuzluğa yüzen sâhil var elbet. Var mı başka kapı micingirt söyle, Dön kendini tanı gitmez hep böyle, Ebedi hüsran mı Ya Rab! Affeyle, Keşke tarlasında tahıl var elbet. 26.03.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Var Ya İçimde yükselen duygular var ya, Şiirsel çağıltı, yorgun ve kıraç… O bahtsız sineler Leyla yakar ya, Ben sana ben sana hep sana muhtaç. 09.06.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Varlık " Varlık " İdrak ve ötesi, hu Allah'ım hu Süratim artıyor başım eğince Perdeyi kaldırır vuslat duygusu Yüreğim toprağa taşa değince Gerçekte taş benim toprakta benim Günahım eriyor gök gürleyince Ruhuma nakşolmuş gerçek bedenim Bedene yer yoktur ayrıl deyince Edep gözün gönlün tokluğundandır Şükrün ifadesi yokluk duyunca Yöneliş varlığın yokluğundandır Hâl makam hâkikat, gassal soyunca 13.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vasıta Sıra sıra hüzün, bir yığın toprak; Arada bir gidip mezarlara bak! Şeklin ötesine olur vasıta, Her an seni bekler ölünceye dek. 02.12.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vasiyet Mevsimi gelince emri ilahi, Ne olur dostlarım duaya sarın. Okunsun yasinler, çalsın ilahi, Güllerle bezeyin Hızır'a verin. Bilmem ki vasiyet nedendir erken, Gençliğe güvenip var hele derken, Düşündüm ukbayı birden giderken, Ansızın ölürsem nazara verin. Ağlaşma istemem sevmem avazı, Toplansın kurbanlar etsin niyazı, İstemem mezarda dünyalık sözü, Her türlü kelamı hazara verin. Canlarım bakışıp beni ararken, Ecelin kokusu ruhum sararken, Azrail ruhumu candan alırken, Nağme-i ezkârla gül-zara verin. Uzatın kıbleye sarın upuzun, Atın kucağına atın sonsuzun, Gözlerim kapalı son defa süzün, İbretle seyredin mezara verin. Uhrevi sarsıntı çıkmaz feryadım, Şefaat imdadım Kul Ömer adım, Tövbe-i Nasuhla vuslat muradım, Yemyeşil ayazda huzura verin. 16.05.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vatan Bir Ben Türk doğdum lakin doğduğum zaman Kavim, kavim olduk geldik dünyaya "Üstünlük takvada " buyurdu Kurân Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır Lakin soyum şanlı yer gök seslenir Mazi şaha kalkar sema süslenir Lehçeler rengârenk vatan beslenir Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır Şırnak'ta Hasan'ım Sinop'ta Cihan Tunceli ezelden benim sol yanım Temel'im Rize'de Laz'ım Sultanım Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır Biz bir bağız lakin ırklar çiçektir Bir millet soyumuz ve de gerçektir Nifaktır ayrılık dur geçecektir Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır Doğudan batıya Edirne Van'a Şehit verdik şehit senle vatana İşte Çanakkale, yatar yan yana Ben Türk'üm, Türk asabiyet bühtandır Kim İbrahim soyu Zerdüşt ne hâşâ Taş gelir dile taş bak utan taşa Şehit yazar şehit akan göz yaşa Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır Ben Mecnun'um Ömer vatan Leyla der Vatan bir millet bir vallah böyle der Haramdır ayrılık ayet öyle der Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır. 28.08.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vatanım Benim Nifak zuhur etmiş sakın aldanma Velvele kuşanmış dost kılığında Meşveret yok karışıklık muamma Başladı gerginlik nifak yoldadır Ümit kuşanmıştık kursakta kalan Mevhum malüm basın kökünden yalan Hıyanet kol gezer edecek talan Hainlik revaçta baykuş dildedir Sağ, sol, laz, kürt birdir bunu bilmeli Ayrılık yok Ömer birlik olmalı Vatan için basın renksiz kalmalı Lakin şebek gibi dörtbir daldadır Ömer Ekinci Micingirt Vazedilen Günler geçip gider vakit hep sancı, Gözlerim geride bir şeyler arar. Vazedilen kime, kime Ekinci, Bu vurdumduymazlık daha ne kadar… Uzayıp gider mi, zaman tekliyor, Yer yer matemler var, ecel bekliyor, Seni ateşlere kim itekliyor, Hem böyle değildin sende bir hâl var. 23.02.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ve Çark Etti Yarım asır meydan meydan, anam bacım buyurdu, Şapka düştü kel göründü, ne bu celal bu telaş? Ve çark etti böyük baba, terk et diyor bu yurdu, Ağır laftır taşıyamam, yok farz eyle arkadaş. Ve gençliğim heba oldu, sayenizde koş ha koş, Ne hırs bitti ne koşunuz, sisli girdap boşa koş, Ki yolculuk çok zor artık, siz mecalsiz yol yokuş, Boşa zaman harcayamam, insaf eyle arkadaş Her şey benim edasında, duayendir ustadır, Hırs bürümüş göz kararmış, ombudsmanım hastadır, Ezan bayrak salıvermiş, vatanıyla küstedir, Ben vatansız yaşayamam, sen terk eyle arkadaş! ... 28.07.06 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ve Defteri Dürüldü Hem adalet herkese, Her ruha, her nefese... Ne oldu da bir anda, İşler karıştı Van'da? Derin, konu çok derin, İhraç ettik aferin. Yargı mı? Ben gülüyorum, Umarım, diliyorum… İşte bu kadar çözdük, Biz oynadık biz yazdık, Hem özgürlük te neymiş? Yasalar bahaneymiş. Suç savcıdan soruldu, Ki basiret kör oldu. Uyuyun siz uyuyun! Onlar kussun siz yuyun, Kalem sivri görüldü, Ve defteri dürüldü. İmralıdan uluyor! Köpek bize gülüyor... Lakin ümidim kırık, Yine tuttu hıçkırık. İzan sağır ve sersem, Bilmem ki ben ne desem? 24.04.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ve Hep Sen Doymuyor ki ne versen Devri âdemden beri Yerler gökler ve hep sen Ve hep sen aç serseri Ahu vahım var ettin Gözlerimi kör ettin Kaç yuvayı karartın Götürün zift neferi İnliyorum gülmeden Ölüyorum ölmeden Ürper artık gel madem Nefsin zifir çemberi 07.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ve Karar Kesin Secdeye dururum ulu nizamdır, Yanan kor ateşsem bundan sana ne. Örtü islamdandır imanım tamdır, Tespihte bir taşsam bundan sana ne? Var oluş sebebim, yakamı bırak, Namazdan, oruçtan, zekâttan ırak, İrtica hortlatıp çaldın çıngırak, Hak için sarhoşsam bundan sana ne? Ülke tehlikede hemen fişleyin, Her türlü melanet şeri işleyin, Önce hortumlayın sonra haşlayın, Sıcacık bir aşsam bundan sana ne? Bu nasıl tufandır ruhum gerilir, Sinirler şahlanır şevkim kırılır, Mazlumun sillesi böğrün vurulur, Efeysem, dadaşsam bundan sana ne, Taht kurdu kızıllık ciğerim yanar, Ürperir vücudum vicdanım kanar, İfritler çoğalmış sırtıma biner, Kuruyan göz yaşsam bundan sana ne? Bu ülke benimdir herkes kardeşim, Açar kapatırım sana ne başım! Örtsem de açsam da çağdaş yurttaşım, Ben deli olmuşsam bundan sana ne? Ayıpmış baş örtmek Ömer ne desin, Asiller buyurmuş ve karar kesin, Nerdesin adalet hani nerdesin! Yazmalı bir başsam bundan sana ne? 15.02.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ve Sadece Cennetle müjdeli hangi bayanlar Ancak ve sadece O'nu duyanlar Gerçek sevgi sır ve iffeti bilip Kalbi dudağında aşk yaşayanlar 26.06.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ve Yozlaşmış Duygular Yaza yaza usandım Yutkun yutkun tıkandım Boğulsam da billahi Yazacağım vallahi Yinede yazacağım Beynine kazacağım Nine ana ve torun Üç kişilik oturum Dinleyin nur nineyi Yüzü nur Cemileyi Torunları henüz toy Mini etek kısa boy Ağladı da ağladı Ciğerini dağladı Dinleyen kim nineyi Babayı ve anayı Herkes başına buyruk Bir boynuz yok bir kuyruk Beyden izin alındı Diskoteğe gelindi Sahte sevgi eğlence Bak hele bak, bak gence Eğlenceye geçildi Tüm herzeler içildi Derken akşam olmuştu Ayşen flört bulmuştu Abi Yunus göründü Ki akıllı torundu Sinirle gör kükredi Kendide herze yedi Müsebbibi gelindi Hayâ böyle delindi Arif evin reisi Bilmem neyin seyisi Akşam oldu bekleyiş Nine şaşmış bu ne iş Zehir olmuş yuvası Kursağında duası Gidilmiş sanki harbe Darbe üstüne darbe Aldatılmış bir gençlik Dur diyen yok dur gençlik Ki geldi acı haber Bebesiyle beraber Ayşen ölmüş ve gebe Anne kızar sebebe Unutmuştu suçunu Torununu piçini Memur kütükten sildi Bu ne bahtsız nesildi Ayşen kızı yudular Bebesiyle koydular Et dua et be ninem Elemle doldu sinem Bir nesili soydular Ve yozlaşmış duygular Nur yürekli dost ve kardeşim yazar Sabiha Ateş Alpat Hanımefendinin "yozlaşmış duygular" romanına ithafımdır... 15.03.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vebâl Benlik nedir enâniyet bıçağı Samimiyet bahçesine erseniz Hiçlik açar muhâbbetin çiçeği Nankörlük bu hiçlik nedir derseniz Huzur sevgi aşktan alır rengini Sükût hâli bir sofiden sorsanız Kim söndürür bu bendeki yangını Duman tüter her nereme vursanız Teslim olsam huzuruna ermeden Gereğince bana akıl verseniz Münker Nekir sorgu suâl sormadan Vebâl büyük gülüp seyrederseniz 27.12.12 Bursa _________________'Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.' (Tirmizî) Ömer Ekinci Micingirt Vebâlimsin Seninle beraber içimde huzur İç içe tutunmuş tek dalımsın sen İçten ağlamalar kalbim yoruyor Sonsuza yürüyen mecalimsin sen Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen Seninle kesilse bu ömrün hızı Sihirli duyulmaz masalımsın sen Vuslat mehabeti kaplamış bizi Ömrümün son vakti, zevalimsin sen Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen Hele de o mahzun bakışın var ya Vuslata uzanan hâl elimsın sen Mahmur bakışların köpüren derya Kaderin sunduğu helâlimsin sen Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen Ne mutlu vebâlin olabilene Dünya ve ahiret moralimsin sen Aşkı ifşa edip hele gel bana Renkli bir ceylanım, yâr alımsın sen Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen Yakarış kavuşmak, dua vesile Huzur sevgi hayret her hâlimsin sen Aşkta vuslat gizli, sevgide çile Sükût-i lisanım delalimsin sen Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen Sema yıldız ışık renk renk giyinmiş Yalnızlık çiçeğim ve balımsın sen Seyri güzellikler, ruhuna inmiş Bedenim şuurum, hayalimsin sen Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen Her şeye rağmen terk var gerçekte Matemim matemin melalimsin sen Mevla gizlemiştir vuslatı terkte Sen esen rüzgârım zülâlimsin sen Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen 13.06.11 Bursa 13.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vefa Çevirdim yüzümü bu sabah erken, Sütunu vefadan surlar aradım. Bir sonsuz yolcu ki daha var derken, Yarene götüren yarlar aradım. Kattılar ihtiras naralarına, Bugünü kaybettim belki yarına, Atın cesedimi aşkın harına, Bağrımı dağlayan pirler aradım. İfritin ağında benim canlarım, Ve gurur dağında benim canlarım, Nefsin kucağında benim canlarım, Tokmağı öteden mirler aradım. Sevgiyi yol ettim kendime göre, Sabırdan dağ yaptım şefkatten dere, Edepten gelenek barıştan töre, Furkan'dan yadigâr yerler aradım Kırk yıllık saatim fark ettim bugün, Ömer i Ömer'e terk ettim bugün, Vefasız görünce çark ettim bugün, Cemale götüren erler aradım. Bursa -2006 Ömer Ekinci Micingirt Vefasız Fetva buyururum ben benden beter Sokak can pazarı çarkım vefasız Ak nizam yoluna emek ter ister Hoşgörüm nüansım farkım vefasız Çevir değirmeni sonsuz diyâra Ne getirdim derim bilmem o yâre Mısralar sis duman hece kapkara Şiir oldu evim barkım vefasız Gafletim pek derin yaşım masamda Rahmet rüzgârları sonsuz desem de Bey paşa hürmeti pişti kâsem de Hurafe taht kurdu kırkım vefasız. Zemheri gibiyim bakıp hâlime Epeyce meylettim arsız ilime Şeytan şerbet sürdü sanki dilime Dilim inkisâr da korkum vefasız. Kapayıp gözümü düşündüm birden Tevbe çekiyorum Lütf-i Kebir'den Ümit kesilir mi gözeten Bir'den Irmağım hep dolu arkım vefasız. 14.09.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vehim Vehim vehim vehim,vehim bitmiyor Bıktım bu ufuksuz düşüncelerden. Dar hacimsiz zevat,balans tutmuyor Vehim kaldı vehim dev cücelerden Ezelden ebede bu yol ne ince, Sırlarla örülü gün gibi berrak Bilinmezler yok,ilham gelince, Vatan ezan namus ibrişim bayrak Ben sevdim çok sevdim bu yolculuğu O'nun her şey O'nun, biz siz hep O'nun Yer gök taş toprak ay neyin soluğu, Ah aç gözlü nefsim, vuslat mı sonun? 30.05.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vehimler Gibi Hakikati yaşa dinle âyeti Biliniz ki tedbir sadakatte var İnsandan insana fark nihâyeti Gerçek samimiyet kimden yadigâr Susun ve dinleyin yaşayın her an Tasavvuf kalp ile mutmayın neki Diri tutunuz der kalbi yaratan İnsanlık ölmüştür ölse birteki Misaller görür mü aşkın işini Çok şeyler kararttı maddenin eli Şer ile bezetti sır verişini Korkarım sonunda ağır bedeli Mutlak akıbet ne idrâk et dur da Hüsran ehli bekler gayyanın dibi Hayâl hep başka yok şer kafalarda Varlıkla yokluğu vehimler gibi 14.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Velhasıl Hüznümü kavrayıp attım hazara, Beni içimdeki esir güldürür. Arada gülümser saran manzara, Hasret hıçkırığı bir bir öldürür. Yalnızlık benimle her şey engebe, Masmavi çokluklar neşeler sizin. Tutsak nağmelerim zamana gebe, Sessiz itiyorum sezdirmeksizin. Derken gizlemişim sırra sırrını, Yok'u varda gördüm, varlığı yokta. Yaşanan bu ömrü bu gün yarını, Velhasıl akıbet, belli son nokta… 10.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vergi Bu okul, bu köprü Silah uçaklar, Emekle yoğrulmuş Vergilerdendir Kitaplar defterler, Atlas bayraklar Vergiyle örülmüş, Örgülerdendir Vergi pek mukaddes, Vergi yaren yâr… Vergiden kaçmak mı? Yergilerdendir. Şevk ile bir ömür, Ser diyar diyar. Vergi en muhteşem, Sergilerdendir. Hak hukuk servet mal, Genç ve ihtiyar Vergi dört mevsim, Övgülerdendir. Vergim tam dosdoğru, Ülkem bahtiyar. Vergiler ölümsüz, Ordulardandır. 18.11.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vergimizi Verelim Vergi bizim büyümüz Dört mevsim her şeyimiz Asfalt olsun köyümüz Vergimizi verelim Vergi veren can verir Güzel ülkem yeşerir Yokluk gider taş erir Vergimizi verelim Vergi güzel ifade Vergi sevda aşk bade Haydi, bana müsaade Vergimizi verelim 20.11.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Versem Toprağa Şiir bana benzer belki bir biçim Mânayı irdele görürsün asıl Azap, uyarı var şairler için Dilim lal kesilir olsam muttasıl Ahenkle bindirir şeytan atına Hicranla doldurur sefertasını Kör şaşı baktırır kâinatına Peşinden yedirir şer lokmasını Önce kendim dedim sonra şiiri Mâtem sarmaladı bilmem ki neden Kelime söz hece hesap her biri İlhâmı tüketsem cürüm etmeden Lafın çirkinliği sus insan eti Bu ay rahmet ayı ölüye sağa Nereye saklasam şu emaneti Sükûta boyayıp versem toprağa 04.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vesile Vesileye hissettir, koş kendine bu sene, Prangadan boşanıp, o iklime gelsene. Hedef büyük gaflet pek, öte ufukta bahar, Taptaze bir his ile aşk ve vuslat desene. 23.09.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vesile Nefsine yapışarak zevk safa gidiyorsun, Zevk u safa bir yana yaşıyorum diyorsun. Vesileyi unuttun gidiş seni boğacak, Çılgınlık bu terk eyle yahu ne ediyorsun! 26.02.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vesselam Bir ben kalsam bir kalem, Yine de yazacağım. Varlık O'nun vesselam, Hem neyi sezeceğim? Bu yöndedir kararım, Kâra döndü zararım, Pür âşıklar ararım, Aşkıyla yüzeceğim. İlkbaharlar, songüzler, Ne gece, ne gündüzler, Ne yokuşlar, ne düzler, Zamanı gezeceğim. Bir beste var dilimde, Hem dinde hem bilimde, Sonsuzluk ikliminde, Besteler dizeceğim. Kahramanım kahraman, Her devirde her zaman, Deş tarihim tercüman, Tarihi kazacağım. Sibirya'ya sürseler, Paslı çeper örseler, Dört biryandan ürseler, Yine de yazacağım. 19.02.07 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vur Beni Kadın Sensiz gecelerim ölüm varlığı Seni bekliyorum sar beni kadın Sende peyda ettim ihtiyarlığı Dile düşmüşlere sor beni kadın O gözlerin benden aldı rengini Sen bulmuşsun bende dengi dengini Hem sevda tanımaz fakir zengini Umutsuz aşkınla yor beni kadın Ne eski köşküm var ne yıkık hamam Kör olsun gözlerim tamam de tamam Vuslat dalgaları söyle ne zaman Azapsız günüm yok gör beni kadın Ömür tükeniyor nağmenin dibi İsmin yutkunurum mecnunlar gibi Ölmeden öldürme sensiz edibi Eriyip gitmeden vur beni kadın Avutmaz dörtlükler yaş oldu elli Varlıkta yokluğun belli besbelli Benimki olmasın kuru teselli Sensizlik ömrümü yer beni kadın 09.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vurgun Gibiydin Nur topu bebeğin büyümüş meğer, Gösterdin uzaktan dargın gibiydin. Edepli bakışın dünyaya değer, Dertleri sırtlamış yorgun gibiydin. Mor pembe günleri unutsam keşke, Yönümü çevirdim uhrevi aşka, İffetin endamın bakışın başka, Selamı verince kırgın gibiydin. Tebessüm edince biraz hislendim, Yıllarca gönlümde "kurban" seslendim, Himmetle sabrettim aşkla beslendim, Tüllendi sessizlik durgun gibiydin, Ne dedi bu mecnun bilmem ki küstün, Dua et deyince bir ara sustun, Kardeşçe dertleştik poyrazca estin, Hüzünle burkuldum gergin gibiydin. Ekinci tükendim bak perde perde, Mevla düşürmesin Lokmansız derde, Şifaa'yı aradım zamansız yerde, Elveda deyişin… Vurgun gibiydin. 31.05.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vurgunum Vurgunum ben tıpkı Kerem misâli, Toprağa yaprağa taşa vurgunum. Dokunuşlar vardır yoktur emsâli, Dertleri nasırlı yaşa vurgunum. Ömrümü uzattım ulu davâya, Koşturamam artık nefsi hevâya, Bir avuç aşk ektim deli sevdaya, Secdeyi titreten başa vurgunum Durgun vakitlerde öten boruya, Gergefi peteğe saran arıya, Yaşam şehvetinde o zor soruya, Âlemin hasreti beşe vurgunum. Süvâri bekleyen küheylanlara, Ölümü kuşatan Alparslan'lara, Vurgunum yarına, kutlu dünlere, Kubbesi çöl kokan taşa vurgunum. Kara sevda belki taptâze diyâr, Kaderi koynunda ikliminde yâr, İki gözü çeşme Rabia'lar var, İffet abîdesi eşe vurgunum Sözlerim mülteci solmakta sesim, Lisan-ı hâfi mi acep nefesim, Nerdesin ıstırap, nerdesin âsım, Son ilkbahar, güze, kışa vurgunum. 25.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuruldum Geldim Kıraç toprakların delisiyim ben, Sanma ışıltıya vuruldum geldim. Gergefli kilimin çilesiyim ben, Mevsimsiz düşlere sarıldım geldim. Deme ha sebep ne, sebeplerim yok, Uzan başucuma sevincime bak, Hiçin helezonu öyle bir ufuk, Seni heceleyip yoruldum geldim Yağmurlar yağınca gel beni işit, Desem ki bir hayal deme sen ümit, Beraber olunca uzaklara git, Ben senin gönlünde görüldüm geldim Bir ben varım şimdi bir kırık testi, Gurbet yağmurları içime esti, İzahı tarifsiz başka hevesti, Sığmaz ışığına kör oldum geldim Bırak hem sen beni, kendini dinle, Sükûnun sayhası, sabrım seninle, Sensiz korkuları vur gözlerinle, Kuşkusuz sen için vuruldum geldim. 07.03.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Gönül vadisini ask ile ıslat, Tohumun ask ise hasadın vuslat. Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Bir başka sükûn var her hecesinde, Manalar geliyor derin mi derin. Kendimi görmüştüm bercestesinde, Füsunlu incisi ses verenlerin... Olanlar rüyada kalır mı acep, Sessizce süzülüp gelir mi acep, Hep uzak hep uzak olur mu acep, Sevinç hüzün eşya aşk görenlerin... Bakışı manalı gözleri hüzün, İçime süzülür sezdirmeksizin, İhtimal var mıdır belki bu güzün, Belki de tam vuslat sabredenlerin. 11.05.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Çiçekleri Nasıl seviyorum hele bir bilsen, Beni bana bırak elden sor beni. Gölgesiz gecede naz ile gel sen; Sürç-ü lisan etsem hâlden sor beni. Sakın haram sürme dişe dudağa, Vuslat çiçekleri eksek bu bağa. Resmini asarım ta Uludağ'a, Efsuni yemyeşil şaldan sor beni. Bu bir sitem değil belki amandır, Bir leyla ararım hayli zamandır, Duyuyor musun can, gel bari kandır, Gözlerini sakla tülden sor beni. Hep seni yazmışım bir kırık kalem, Sen benim her şeyim sen dünya âlem, Yetiş rüsva etme öl de ben ölem, Umutsuz bir hasta kuldan sor beni. Hâlimi arz ettim gelirim söz de, Sevdanın ahı var ağlayan gözde, Yaram pek amansız yine bu güzde, Mavzer gibi yaktın külden sor beni. 18.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Deme Vuslat deme uhrevisiz her aşka Geceleri ses gelirdi derinden İçimdeki fısıltılar bambaşka Hissiyatın kopup gelir yerinden Sırlı rüya unutamam hisleri Hüzün nevhaları içimde zar zar Sana versem içimdeki sesleri Ümit kuytularım ensende yaşar 09.12.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Duygusu Çöle serap yağmur susayana su, Çok canı yok etti yokluk korkusu. Sükûtta hararet,çığlıkta sükûn; Tarifsiz yanıştır, vuslat duygusu. 06.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Göründü İçimde bir başka derin sevinç var Şükürle bezeyim hemen ben bunu Onun kulağına üfülde rüzgâr Benimle birlikte sonsuz sükûnu Süzülüp dolaşır kim bilir nerde Belki de hissetti her an gün boyu Kuğu gibi gelip ifşa ederde Mısralar arası saran tutkuyu Ömürdür gözleri tenha karası Her hali masmavi ufuklara denk Tıpkı su serpmekte damla arası Bakışı sımsıkı suskun rengârenk Rüyaya dökülmüş şimdilik usu Işıktan bir güzel rüya haliyle Her gece delinir serin uykusu Ruhumu tırmalar zarif eliyle Mihraptan kayıyor şiire vurmuş Sözleri yemyeşil siteme döndü Bir şeyler unutup aşka oturmuş Nur yüzü silindi vuslat göründü 20.10.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Nağmeleri Mahzun gözlerine kurban olduğum Gözyaşım ateşi söndü seninle Sen bendesin yüreğim sen bildiğim Pervaz eder ruhun döner benimle Yamaca yürüdük kaldırımlar taş Sessizce beraber git diyene dek Yeşil bürümüştü beni arkadaş Ben bir yorgun yolcu sense kelebek Göz göze gelmiştik yanağında ter Zümrüdî bakışın durgun elemli O sendeki hüzün bana da yeter Vuslat nağmeleri renginden belli 11.04.11 Busa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Öpüşleri Şeffaf bakışlarla birçok kelime, Zamanı kuşatıp sürdü dilime. Vuslat öpüşleri süzülen vakit, Ecel bana koşar ben ecelime. 07.02.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Perdesi Aklıma gelince malum yolculuk Sanki dizlerimin feri kesilir Belki de taşımaz beni bu soluk Pörsüyüp vücudum deri kesilir Yalnızlık atladı düştü önüme, Hortlaklar toplandı dört bir yanıma, Titredim sessizce girdim inime, Sevenler terk eder,soru kesilir. Dinleyin mevtalar duyun O sesi, Kapıya dayamış bekler herkesi, Ölmeden ölmekmiş vuslat perdesi! Ötede güzeller peri kesilir. 02.09.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Sarığı "Eriyen erendir" der ehli kâmil, An olur nazar aşk gizinde olur. Hivâ,Yesî,Taşkent,nedir Şeyh Şâmil, O'na giden yollar izinde olur. Kulun râbıtası sonun merağı, İnancın renkleri közünde olur. Seherde sarmalar vuslat sarığı, Ve kutlu arayış özünde olur Azaptır kendine, kulun kendisi, Çehrenin zifiri hazzında olur. Lâkayt her sine ne efendisi, Çılgınlık cinneti vâzında olur. İçim hep burkuntu yaş oldu elli, Yanış tek birinin dizinde olur. Sonun tesellisi nabzımdan belli, Dönüş tekbirinin bezinde olur. Getir salâvatı, zirâ bir satır, Uhrevi derinlik sözünde olur. Korkutan gerçeği kim hatırlatır. Belki de bir veli gözünde olur. 05.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Vakti Kapayın gündüzü, söndürün sönsün, Ben yâre varmışım bir vuslat vakti. Yeşeren hislerim gece görünsün, Yâr bana küllenmiş közü bıraktı. 16.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslat Ver Aşkta akıl iflâs, aşk ürkek ceylan, Bir şehri kuşatır, dünyayı yer yer. Adeta eriyen mum gibi her an, Bazen de cân verir canını ister. Aşk nedir mecnun kim Leyla ne söyle, Belki de hep yanmak, yanmak hep böyle, Allah'ım gayeyi hayırlı eyle, Sabır ve metânet birde vuslât ver. 23.03.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslatım Alev alev içim meçhuller sardı Izdırâp içinde sunuyorum ben Vuslatın başında sonsuzluk vardı Mavi sahillerde donuyorum ben Vuslat aşk nerede ben neredeyim Dalgalar arası cenderedeyim İzanı kör eden penceredeyim Vicdanları titrer sanıyorum ben Kuytu hayallerim süslü heceler Vefasız bir ömür ve de geceler Makamlar rütbeler şuh dereceler Türküsüz korolar sunuyorum ben Kökünde ensemin cürümler bekler Hicran tarlasında bitmez dilekler Vefasız bir ömür ruhsuz emekler Tutsağım kendimce bunuyorum ben Mısraları dizer ahkâm keserim Sonsuza ulaşmak varsa eserim Azrail gelince bilmem ne derim Vakit üfledikçe sönüyorum ben Uyan Ömer uyan yürü iz olsun Ürper silkin ve kalk sözün söz olsun Yıka gözyaşınla yüzün yüz olsun Kalbim göz göz olmuş kanıyorum ben 14.02.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslatın Ahengiyle İffetin bahçesinde hayâ ile diz dize, Yüreğime yürüyen nur sevgili isterim. Vuslatın ahengiyle, bana ait biz bize, Bakışını koruyan hür sevgili isterim. Kuğu gibi süzülen kâkülleri örtülü, Duyguları rengârenk ruhu bana örgülü, Sevdaları tılsımlı, tâ ezelden görgülü, Beni benle yaşayan yâr sevgili isterim. Tebessüm soluklayan, mest eden bakışıyla, Üfül üfül her lahza cenneti kokuşuyla, Güzelliği solmayan ruhuma akışıyla, Çözülüşe kapalı, zor sevgili isterim. Boğum boğum sevdamı yüreğinde hisseden, Seccademde gözyaşım, gözlerimde rakseden, Tutuşunca el ele yıldızlara akseden, Leyla'yı kıskandıran bir sevgili isterim. Yürekten o nağmeler vermem asla cihana, Hem gönlüme yavuklu hem yavruma nur ana, Sevinç-hüzün göz göze, yeminliyim Kuran'a, Başkasını görmeyen pir sevgili isterim. Cilve nedir istemem! İstemem ben işveli, Alev alev sokaklar kırıtırlar neşveli, Raksa gelmiş yosmalar Avrupa'dan şiveli, İffeti soluklayan nur sevgili isterim. 12.10.06 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Vuslatin Busesi Tüllenir nagmesi gelir rengârenk, Hüzünden güftesi bizim sevdamiz. Tilsimli orkestra ask hevenk hevenk, Ötenin bestesi bizim sevdamiz. Içime akseder ask perde perde, Bir türkü söylenir hemen her yerde, Kimse ayiramaz bizi mahserde, Dost eder herkesi bizim sevdamiz. Içtim yudum yudum iffet sirmali, Sanki ceylan gezer gözler sürmeli, Sevdamiz çileli çile sarmali, Vuslatin busesi bizim sevdamiz. Uzanir sonsuza akan gözyasim, Gözlerim kamasti yine bir hosum, Sevdaya sevdali yanmis pismisim, Leylanin nefesi bizim sevdamiz. 25.02.2007 Bursa

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.