Yokluğun
K Koray Kızılcan
0
Altın Yaprak
ayaklarım parçalanana kadar gezdim coğrafyanda
oyy kokusuna bulutları, güneşi katlettiğim
sakalım yüz sürerken toprağına
saçlarım sayıklarken ellerini
cümle alem duysun
cümle alem bilsin
yokluğun alnımda kızıl kıyamet
yokluğun kalabalık bir cinnet...
üşürken
ciğerlerimin nefesi
bekleyişlerim hala pencere önü nöbetlerinde
yol gözler
göçmen kuşlar çarpar hasretin duvarına
ölmeyi hiç aklından geçirmez sevda
susar ,tüm zamanların yok satan ezgileri
kibrit alevi kanar gitmelerin ıslığında sessiz
mevsimsiz matemler giyinir yalnızlığım
çığlıklarım mektup olur gök/yüzüne..
yokluğun yağar gölgesiz...
renkleri bir bir solarken umudun
mecburi fakirlikse alnımızdaki kader
sürgünse yollarımız
engelse sana gelmeler
sevişmekse cemrelerinde ,baharların ertesi aşk...
kanamaksa avucunda çizgi boyunca
yokluğun dudaklarıma zehir
yokluğun ne büyük bir işkence...
sokağa çıkma yasağındayken fikrim
duvar yazılarında demlenirken körkütük
heybendeki kırıntılarla yetinebilmekse senli zamanlar
dakikalar ölümse saniyelerin kıskacında
ayrılıklar sevimsizse
bir o kadar çirkinse
unuttuk diyebiliyorsa vefa
selamlar kesiliyorsa aniden
ağıtlar hiç bir şey ifade etmiyorsa ardından
sızlatmıyorsa taş kesen yüreğini
yokluğun, tedirgin bir"sus"
yokluğun, dünyanın yedinci ağrısı..
oyy kokusuna bulutları ,güneşi katlettiğim..
oyy hüznü başıma bela eden
yokluğun, bittiğimin son resmidir...
çerçevesiz bir ölüyüm artık
gözlerim hala kahverengi
unutma
unutma emi beni...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş