Bıraktın Beni

K Küçük İskender Küçük İskender
0 Altın Yaprak
! Bıraktın Beni şeytanın beline sardığı kuşakla bağlayıp gözlerimi bu korkunç tuzlu yutkunmanın orta yerine bıraktılar beni bıraktın beni o tahta balerinin yırtık bacaklarında benim tebliğimden bir yansıma bir sıçrayış gece üçte uyanıp başladım alkışlamaya,bıraktın beni; yazı sorguya aldılar işkencede kısa kalbim dolaşıyorum yeni yanmış lisenin koridorlarında da sözlüye kaldırılıyor ilk sevgilim intihar ben hiç ders çalışmadım senden başka, bıraktın beni; kibar bir orospuyum ben, bunu da yazdım kumsala, tırnaklarına gözyaşı ojeleri süren artmayacağım, eksilmekti sevişmelerimiz bunun için her gün bir çocuk öldürüyorum parmaklarım bir ferman gibi açılıyor gırtlağında bir güle saati sormak değil mi çekip gitmenin öncesi eğilip bir kediyi okşamak olmasın geri gelmek istemenin en büyük delili; bıraktın beni. yanıtım: anlayacaktık zaten sıkıldığımızı ve bunun böyle bungun, kırışık sürmeyeceğini kahverengiye çevirdi yaşadığım sevdalar beni türkçeler yetmedi karardıkça parlayan şarkıma girdiğim bahçede yitti sidikli ömrüm sanki bir tren raydan çıktı vücudumda bıraktın beni. yıkandım ateşin suyunda gümüşlendim kurşunlandım neşter perisiyim şimdilerdeyse yüksek sesle güldüm buna bunu da- bunu da yazdım kumsala kendi çevremi üçyüz altmış beş günde döndüm sana döndüm dön bana kurtarılmaz ayrılıklar mı yaşıyoruz çarparak söğütlere uğrunda ölünecekleri mi gömüyoruz güneşin battığı yere! aşk, çekim eki almıyor,başka uyaklarla kalıyor ayakta bıraktın beni aşk, artık korkak bir zamir gibi sabah akşam sağına soluna jilet atmakta bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta yalnızlık okuma-yazma bilmiyor siz sürdürün kentinizi komik sarhoşluklarınızı- sahte öpüşmelerinizi girin kalabalığa pazaryerlerine otobüslere bıraktın beni; kaybolun yüzünüzde siz sürdürün kentinizi yangınınızı ben alıyorum, depremlerinizi sel baskınlarınızı, salgınlarınızı afetleri götürüyorum muazzam aşklarınızdan şeytanın beline sardığı kuşakla bağlayıp gözlerimi bu korkunç tuzlu yutkunmanın orta yerine bıraktınız beni! içime beton bir martı döktünüz içime batırdınız ceylan kemiğini! sevgi kubilay'ıydım ben keserek bileklerimi nankör bir testereyle kopuk ellerimi dolaştırdınız bir sopa ucunda tüm yeryüzünde şiir yazdırmadınız bana şiirime döndüm sana döndüm dön bana siz sürdürün kentinizi ben sizin payınıza nasıl olsa yaşıyorum trajedilerinizi muazzam aşklarınızdaki!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

1 Beğeni

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.