Altının kadrini sarrafı bilir Açılmaz dükkânlar pazar mı ola Salını salını sevdiğim gelir İrakipler hile sezer mi ola…
Asıl adı İbrahim’dir. Divriği’nin Örenik köyünde doğdu. Yine aynı köyde öldü. Ölüm ve doğum tarihleri belli değildir. Tahminen bundan yüz sene evvel öldüğü söyleniyor. Doluyu Kul Himmet’ten içtiği için onu üstad tanımıştır. Bütün cönk, mecmua ve neşriyatta şiirleri Kul Himmet’e mal edilmiştir. Meşhur Kul Himmetle Aşık İbrahim’i birbirinden ayıran en bariz fark yalınız “Üstadım” kelimesidir. Kul Himmet Üstadım mahlaslı şiirler Kul Himmet’in değil, bittabi İbrahim’indir. Asıl adının İbrahim olduğunu, hem ihtiyarlar hem de: Aşık İbrahim de bir mana söyler Ben gidersem ismim kalsın dillerde Beytiyle kendisi söylemektedir. Bu muhitin şairi olduğunu şiirlerinde sık sık geçen mahalli semtlerin adlarından da anlayabiliyoruz. Bir gün ayin-i cem’de dede tarafından düşkün edilmiş. Her nereye gitti ise kimseden yüz bulamamış. Yedi sene serserice dolaştıktan sonra yegane çareyi yine aynı dedeye yalvarmakta bulmuş. Şairimiz, mevzularını yalnız tarikatten değil, içtimai hayattan da almıştır. Bir kızın gelin olduğu evde dirlik edemeyip, kahrından ölmesi; yağmur yağmadığı zaman köylülerle beraber yağmur duasına çıkması ve bir kömür gözlünün derdi zaman zaman onun şiirlerinde yer almıştır. Bu şiirlere yalnız muhitimle değil, Türkiye’nin her tarafındaki Bektaşi mecmualarında rastlamak mümkündür. Kul Himmet, Üstadım, belli başlı şairler arasında yer almağa layık kıymetlerdendir.
Kul Himmet Üstadım şiirleri
Atım eğerlendi kapıya geldi Anam babam yana yana ağlasın Körpe kuzularım anasız kaldı Anam bana yana yana ağlasın…
Başına gelmişe bir yol danışam Böyle ayrılığı gören var m'ola Bir dertli bulam da derdim bölüşem Böyle ayrılığı gören var m'ola…
Pir bugün bize geldi Gülleri tazeledi Kamberin önü sıra Ali Mürteza geldi…
Dün gece seyrim içinde Ben Dedem Ali'yi gördüm Eğildim niyaz deminde Ben Dedem Ali'yi gördüm…
Gafil kalma şaşkın bir gün ölürsün Dünya dolu malın olsa ne fayda Ettiğin işlere pişman olursun Pişmancalık ele geçmez ne fayda…
Gafil kaldır gönlündeki gümeni Bu mülkün sahibi Ali değil mi İrşat etti on sekiz bin alemi Rızkını da veren Ali değil mi…
Gafil kalma şaşkın bir gün ölürsün. Dünya dolu malın olsa ne fayda. Ettiğin işlere pişman olursun. Pişmancalık ele geçmez ne fayda.…
Gel seninle bir ahd'aman edelim Hal evinde hal olalım sevdiğim Bağlanalım bir ikrara duralım Yaradana kul olalım sevdiğim…
Yolun eğrisine gitme İn türaba sür yüzünü Helalına haram katma İn türaba sür yüzünü…
Âşık İbrahim de bir mâ'na söyler Ben gidersem ismim kala dillerde Âşıklar derdinin dermanın söyler Ben gidersem ismim kala dillerde…
Müminin ikrarı ahdi bir gerek Yazı mı yazılır buzun üstüne Fitili yakmağa Kâmil er gerek Muhabbet kattılar tuzun üstüne…
Sabahtan uğradım Sultan Oyuk'a Irast geldim şehitlerin beşine Onda Sultan Hızır düş geldi bana Yüzüm sürdüm ayağına peşine…
Ger Ali yoluna gireyim dersen Salmayasın Muhammed'in peşini El kaldırıp tavaf edeyim dersen Salmayasın Muhammed'in peşini…
Seyyah oldum şu alemi gezerim Bir dost bulamadım gün akşam oldu Kendi efkarımla okur yazarım Bir dost bulamadım gün akşam oldu…
15 / 17 gösteriliyor