İfrit İle Karınca (Manzum Masal)

M M. Nihat Malkoç
0 Altın Yaprak
Kaf Dağı’nın ardında Bir devenin sırtında Maceramız başladı Cinler bizi taşladı Dağları bir bir aştık Menzile çok yaklaştık Vardık kutlu vadiye Ha gayret diye diye Baktık oynuyor cinler Birisi bizi dinler Yanlarında bir güzel Güzel özel mi özel Evleniyormuş sultan Geçmek yasakmış yoldan Kurdular mahkemeyi Kes dediler gülmeyi İçim korkuyla doldu Hakim başımı yoldu Gökten düştü üç elma Birin al birin alma Isırdım al elmayı Göze aldım solmayı Elma beni sararttı Gözlerimi kararttı Görmedim hiçbir şeyi Hemen döndüm köşeyi Yanıma vardı melek Sundum ona üç dilek: Sevgi, şefkat, hoşgörü Haydi ileri yürü! Dedi bana kılavuz Düştü önüme yavuz Yürüdük adım adım Köşke varmak muradım Yollar canavar dolu Tükettik koca yolu Sırça köşke varınca Karşıladı karınca Evine buyur etti Yorgunluğumuz gitti Geceyi orda kaldık Sohbetinden zevk aldık Dedi daima çalış Eziyetlere alış Anlattı hünerini Döndü sildi terini Dinledim karıncayı Ay aşmadan bacayı Etkiledi beni çok Boş lâflara karnım tok Diye düşündüm bir an Karınca oldu yârân Çay, kahve içtik derken Sabah ayrıldık erken Dağı, tepeyi aştım Sıla yoluna düştüm İfrit kesti yolumu Hem sağımı solumu Çok dost göründü bana Ağladı yana yana İnanmadım hâline Biber sürdüm diline Sonra doğradım onu Oldu ifritin sonu Ey dost lâfımı dinle Çok savaştım ben cinle Sahte dosta kanmayın Kor ateşte yanmayın!..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.