İç Döküş18(düz Yazı)
M Marina Amilidze
0
Altın Yaprak
eder..!
Yangından mal kaçırırlar
Yangından can kaçırırlar
Yangın var mahallemizde
Konu:Yangın var!
Uzun yıllar gözümün önünden gitmeyen bir sahnedir.
Geceleri uyumayıp nöbet tutmak istedim çoğu kez, annem kızıyor diye yapmadım.
Yangın gördünüz mü hiç?
Ya da istem dışı bir yangın yerinin içinde kaldınız mı?
Allah kimsenin başına vermesin yarabbi.
Bütün yaşamımız bir pamuk ipliğine bağlı çoğu kez bunun fazla farkında değiliz.
Minicik bir ihmal,miniminicik bir kaza omadık işler getirebilir başımıza.
Yangınlarda böyle bir şey.
Ahşap binalarda,yahut hemen alev alıp bir anda ortalığın kararmasına sebep olacak malzemelerin olduğu yerlerde yangın daha da korkunç.
İtfaiyenin giremeyeceği dar sokaklarda,kimin kimsenin olmadığı yalnızlık içinde ve havanın fazla olmadığı küçük,korunmasız yerlerde.
Yangın esnasındaki panik ile yaşamını kaybedenler.
Kalabalık bir yerde izdiham ile birbirini ezenler.
Kilitli kapılar ardında,açılmayan pencereler ve havalandırması olmayan,yangın merdiveni omayan binalarda mahsur kalıp,zehirlenenler.Daha neler neler.
Gece herkes derin uykusundaydı sanırım bir bahar vakti.
Henüz 10 yaşımda var ya da yokum.
Gecenin karasına kara çalar gibi avaz avaz bir feryat sessizliği bozuyordu.
'yangın var'
Çığlık çığlığa sesler her yeri inletiyordu,kapılar açılıyor,kapılar kapanıyor,birer,ikişer insanlar gece elbiseleriyle(gecelik,pijama)
koşuyor,kadınlar panikli,çocukların çoğu henüz uykuda,uyanan çocukların bir kısmı ağlıyor,babalar,abiler bağırıyordu.
Ne kapı kilidi,ne para,ne başka bir şey düşünülüyordu.
Çocuğunu kapan sokağa koşuyordu.
Gecenin içinde gitgide büyüyen bir büyük alev kütlesi vardı,derin derin bir koku,insanlarda korku.
Bizim apartmanımızda herhangi bir şey yoktu,bu yangın yerinin asıl kahramanı bize komşu tek katlı,ağaçlar içindeki tek katlı evdi.
Hayatımda belki görüp görebileceğim en acıklı kadın feryadı geceyi inletiyordu.
İnsanlar koşturuyor,alevlerin içinde cayır cayır bir şeyler yanıyordu.
Ellerine geçirdikleri örtülerle,kovalarla alevi söndürmeye çalışıyorlardı.
Bağıran bağırana.
'itfaiye ne zaman gelir'
'telefon yok ki çağıramadık daha yola çıktılar aramak için'
'kadının kocası yokmuymuş ne olmuş,bebek içerde mi?'
'yok ya bebek değilmiş çocuk,ergenmiş'
'kadın bağırıyor konuşmuyor delirdi mi,şok mu?'
'hadi yetişin yetişin içerde çocuk var '
Kısa bir sürede evin çatısı parça parça yanıp düşüyordu.
Doğrusu bu evde biz daha önce kimse yok sanırdık,kimseyle bağlantısı olmayan bir kadın varmış bir de oğlu sanırım.Şimdi kadın şoka girmiş konuşamıyordu bile.
Sadece oturduğu yerden avaz avaz saçını başını yoluyordu.
En sonunda içerde var olduğu tahmin edilen çocuğun bahçede bir köşeye büzülüp uyuduğu anlaşıldı.Şoktaydı ,uyanmıştı.
Yangın neden çıkmıştı kimsenin bir fikri yoktu.
Ağaçlar dahil gözlerimizin önünde bir ev çok kısa sürede kül oldu,her yeri inanılmaz büyük bir sis tabakası ve yanık kokusu sardı.
Bizi,çocukları yani oradan uzaklaştırdılar ama günlerce burnumuza o yanık kokusu geldi,nefes alamadık.İs tükürdük,burnumuzdan is geldi.
Gece yatınca uyuyamazdım,yangın tatbikatı yapmak gerekti.
O vakitler öyle her kişinin evinde telefon vs yoktu ki.
Bütün bunları düşünüyor ruyalarımda itfaiyeci oluyor yangın olursa kardeşlerimi nasıl kurtarırım diye uyuyamıyordum.
Mahalleli evsiz kadına bir süre sahip çıktı sonra ne oldu bilemiyorum.
O zaman hafızama yerleşen bu sahne hayatım boyunca zaman zaman kabusum olur,dünya malının ne kadar yalan olduğunu çok güzel öğreten bir dersti esasen.
Yangınlar olur bir an içinde herşeyi kül eder.Yangınlar olur insan yüreğini talan eder!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş