İç Döküş37(düz Yazı)

M Marina Amilidze
0 Altın Yaprak
Kış gelince sobalar yanardı çoğunlukta Kimi evde odun,kimi evde kömür Bazı evlerde gaz sobası Kimilerinde de çalı çırpı,belki de lastik parçası... Konu:Fakirlik değildir insanın belini büken,fakirlikler gün gelir geçer belki de,ya yaşarken insan insansız kalsa tamamen..:(Ya da hepsinden önemlisi kendi insanlığını yitirecek şekilde fakirleşse yüreği... Hayatımın büyük bir bölümü hep duyduğum şikayetlerin başında gelir,fakirlik gözü kör olsun vs vs.. Şu an yazdıklarım dahil düşünüyorum kendimle ilgili,fakir oldum mu ben? Gülümsüyorum.İçim yana yana gülümsüyorum hem de..Çevreme bakarak. Kesinlikle övünme değil bu,kesinlikle.. Benim çok bol bol dağıtmalık güzel cümlelerim oldu,adaletsizlik yapmayayım diye kimi vakit sert cümlelerimde oldu,hep içtendim. Bol bol gülüşlerim oldu,insanlardan güleç yüzümü hiç esirgemedim. Kimi zaman katıla katıla ağlamalarım oluverdi,kimse üzülmesin diye yorganımın altına gizledim. Bazen küçücük bir harçlığım olmadı yine de olduğu zaman paylaşmayı maharet bildim. Çok olan hiç bir şeyi hiç sevemedim.. Niyeyse çokkk sevildim,düşünüyorum da şimdi ben hiç fakir olmamışım..Çok şükür yarabbi..Allah kimseyi içinden çıkılmayacak şartlarda, içsel anlamda fakir bırakmasın.! Anlattıkça rahatlarsın derler hani..Kimi şeyler vardır dil dönmez dile getirilmez,kimi şeylerde vardır kol kırılır yen içinde kalır hesabı.Anlattıkça acı tatlı çocukluk günlerimin içine giriyorum uzunca sürede etki benden gitmiyor. Bunları yaşayan ben olduğum halde sanki bir başka insanın hayatını izliyor gibi oluyorum,sorguluyorum kendimi. 'Yoksa sen farkında olmadan bir karekter yarattın onu mu yazıyorsun,bunların hepsi sen misin?' diye.Ve gerçekten hayretler içinde kalıyorum bu küçük çocuğa,evet,katışıksız benim, Allah şahit olsun ki, bu çocuk benim.Ve o çocuk 40' lı yaşlarında ısrarla hala aynı çocuk olmak için çırpınıyor adeta. Kış amansız bastırmıştı,kimi evlerin sobalarında yakılmalık belki hiç bir şey yoktu. Doğanın dengesi daha bu kadar çok bozulmamış olsa gerek ki, bundan 35 sene önce kışlar İstanbul'da daha bir kış oluyormuş demek . Evimizde odun bitmiş,her işe anında koşan Aysun'a vazife verilmişti. Oduncuya git bakalım(babam işleri dolayısıyla kimi vakit günlerce eve gelmezdi)küfeyle odun getir. O zamanki zamanlarda at arabaları vardı odun kömürde taşırlardı.Yağmur inanılmaz yağıyor iliklerime kadar ıslandım. Emir büyük yerden çıktı,annem dedi hemen gitmeliydim tabii. 10yaşlarımda bir çocuktum henüz,büyüklerimin büyümüşte küçülmüş dediği bir çocuk:) Oduncuya geldim,odunların çoğu ıslak.'.Amca 'dedim' odunun çekisi kaça?' Oduncu bana dikkatli dikkatli baktı,önce fazla ciddiye almadı.. Dedim' bu odunların çoğu ıslak,ağır gelir bunlar?' Oduncuyu gitgide kızdırıyorum sanırım. Yine fazla ciddiye almıyor gibi beni.. Arada neler konuştuk o kısmı gerçekten hafızam koparmış.. Sadece beş dakika sonra iri yarı oduncunun küçük bir çocuk gibi gülümseyerek beni izlediğiini hatırlıyorum.'Senin anan baban yok mu kızım bu yağmurda geldin buralara?' ben de ona gülümsedim bu sefer'annemde babamda odun alma işini öğreneyim diye beni küçükten terbiye ediyor' dedim ve ilave ettim'güneşli havada odun yakmayız zaten'.) adam bastı kahkahayı. bana içerde ayırdığı kuru odunlardan verdi iki çeki odunu bir at arabasına yükletti. Parasını verdim,arabaya bineceğim yolu tarif edeceğim. Oduncu'Hafız efendi,bu benim kızım artık onu sağ salim evine götür'diye arabacıya tembihledi. Oduncu Ali amcamla tanışmamızda böyle olmuştu.. Yokuş aşağıya önde arabacı Hafız amca ile atları,arkada odunlarla ben zafer kazanmış biri gibi eve konuşa konuşa gelmiştik..:)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.