İç Döküş56(düz Yazı)

M Marina Amilidze
0 Altın Yaprak
Bizler büyük bir hümanizmanın sessiz savaşçılarıydık Sesimiz duyuldu çoğunlukta Ses olacağız diye kimseyi yemedik,ezmedik Her ne hikmetse hep geç anlaşıldık ya da...? Konu:Hümanist tüm canların ortak sorunu,arada kalmak! Ben ve arkadaşlarım(yaşıtlarımın çoğu)siyah beyaz tv zamanlarının,tek kanallı dönemlerin Kemalettin TUĞCU hikayelerinin içli çocuklarıyız.Bizlerin kanlı kinli işleri hiç olmadı .Yasaktı bunlar ,yüreğimize kocaman kocaman sevgi tohumları ekildi.Şimdilerde seviyorum adı altında yapılan işkenceler gibi değildi bunlar asil ve onurlu paylaşımlar adına idi.Nerede nasıl,kime nasıl davranacağımızı bilelim diye eğitildik.Ağzımızdan çıkanları kulaklarımız hep duymalıydı kısacası..Biz gelecektik,önemliydik,aşımız insanlık için yapıldı.. Kimimizde bu aşı olumlu tuttu kimimizde kinle bulandı diyelim.Yüz kızartıcı işlerin anlamını biliyorduk çoğumuz, kendi kendimizin otokontrolü oluyorduk bu yüzden.Bir leke getirmeyelim diye her konuda dikkatliydik,ayıp vardı,günah vardı. Şimdilerdeki gibi cıvımamıştı pek çok şey. Söz vardı,söz emirdi,yemindi,tekti,ikiletmiyorduk. Bu sözlerim yurdun dört bir yanındaki aynı dönemi paylaştığımız kişiler için geçerli midir bilemeyeceğim,belki bazı yerlerde daha da iyiydi şartlar,düşünüşler,insanlık adına paylaşımlar,belki de yoz ve yobazdı. Benim sözlerim 70'li yılların sonuna doğru İstanbul'un göbeğinde yaşayan,eski İstanbul'lular ve Anadolu'nun farklı yerlerinden gelseler bile,İstanbul'a tü kaka diye bakmayan,kendini bilen insanlar içindir. Şarkılardaki sözler abidik gubidik tarzı şeyler değildi hiç bir zaman,çok kısıtlı imkanlarda ve pek çok engele rağmen üretimle hep insan sevmeye,yaşamı sevmeye dairdi. O zamanki insanların sözleri genelde ciddiye alınırdı,çoğu onurlu gururluydu çünkü.Şimdi ki gibi kim kime dum duma,iki günlük değildi hiç bir şey. Kime bacım denir,kime dostum denir,kime sevgilim,kime canım bilinirdi.Hepsinin yeri ayrıydı,hepsinin işlevi farklı. İnsanlar bizlere İstanbul'luyuz diye acayip bakmazdı,bizi ucuza satmazdı pazarda.Biz bir avuç hakiki İstanbul çocuğu her hareketimizle bunu taşımaya çalışırdık. İstanbul demek batıda ve doğuda ve tüm dünyada çok özel bir yer demekti,her hareketimizle biz ona layık olmalıydık,böyle yetiştiriliyorduk,başka İstanbul yoktu.İstanbul demek,çalanın çırpanın,fahişenin,laçkalaşmışın mekanı demek değildi,trafik canavarı demek değildi,insanların birbirine saygısız olduğu bir yer demek değildi.Çünkü gerçekten öyle değildi henüz... İstanbul demek bir başka dünyanın sihirinde gezinmek demekti,tarih demekti,uçmak demekti. Osmanlı gibi bir büyük imparatorluğun payitahtı olmuş,Osmanlı 'dan önce nice kişilere ev sahipliği yapmış. İki kıtayı birbirine bağlayan boğazıyla,boğazdaki yalılarıyla,tarifi mümkün olmayan adım başı estetik ve güzellik kokan anıtlarıyla eski zamanlardan büyülü bir esinti her yerinde vardır. İnsanlar akın akın o ya da bu sebeble İstanbul'a akın etmişler,alt yapısı olmayan yerlerde barınmaya çalışmışlar,o güzelim doğa harikası koruluk alanları ve nice mesire yerleri para getirsin diye satılmış,adeta talan edilmiş,çarpık bir kentleşme oluşmuş,fabrika bacalarınla havası kirletilmiş,suyu kirletilmişse İstanbul'un suçu ne? Bugün her kişi İstanbul'dan bir şekilde etkilenir,çok merak ediyorum kaçı gerçekten onu anlar.. Çoğunun kendi köyü,bağı bahçesi toprağı var. İstanbul'a sonradan gelmiş,işi için ve de başka bir şekilde burada kalmış,yerleşmiş, benim gibi İstanbul'lu olanlar var mı?varsa eğer bizim ne kadar üzgün olduğumuzu bilebiliyorlar mı acaba? Yada benim büyüklerimin,onların büyüklerinin,o büyük hümanizmalı kişilerin şehrimizin ne hale getirildiğini görünce içimizin cızzzz ettiğini biliyorlar mı acaba? Anadolu'ya işim için gidince,çoğu dostlar tvden şuradan buradan gördükleriyle İstanbul'da yaşanmaz diyorlar. Benim evime aslında laf ediyorlar,ya da İstanbul'un içini dolduran kişilerin farklı farklı yaşamlarınla benim çocukluk şehrimin nasıl bozulmaya çalışıldığını kavrayamadıklarından konuşuyorlar kendilerince diyelim(genelde hoşgörüyorum)Haklı ya da haksızlar, gidecek başka hiç bir yeri olmayan bir İstanbul çocuğu olarak ciğerim yanıyor,bunu diyebilirim. Bizler büyük hümanizma taşıyan çocuklardık,oturmamızla kalkmamızla örnek. Çok üzgünüm.:( Hümanizma o vakitler bilinirdi,başka başka ideolojilerle karıştırılmamıştı. Şimdi arada kaldık,tek kaldık,ne yazık ki...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.