Gidecekmişsin
M Mert Metin
0
Altın Yaprak
sürüldüğüm yazlar geçtiğim tutanaklar alınıma çarpan yazılar silinmişti
bandırmada bir akşamdı
dalgalar sesimi / kıyılar bendimi incitmişti
istasyona düşen ve yüzlerce veda tüten gözler gibi buruktum
yaban tayların terini okşayan rüzgarlara koşup durup adını sordum
belki de ben ömrüme ilk kez
seninle bu kadar bir başıma kor
kendi aklıma da bir o kadar zordum…
çıkıp geldin
yüzünde durgun körfezlere dağılmış suların şavkı
bakışlarında sapan yutmuş serçelerin o hüzzam feryadı
bir valiz…bir vapur…bir bilet…
gidecekmişsin…
git…
devrilmiş anılardan dağılmış masalardan ne kalır günlere
o saatlerin sarhoşluğu keder diye yaslanıp sarıldığı an sesine
sendeler adımların gölgen nefesinden uzaklaşır
düşersin
belki bir hıçkırığa tutunup sığ koy koyaklara da gidersin
nereye gidersen git
gittiğin yerden yine bir tek sen gelirsin
dizlerine yüz sürmüşüm bir kez
dudaklarım bu yüzden kan tadı
ve ben neyi öpsem şimdi
ağzımda unuttuğun yeminlerin
hep hazan soluklu şarkısı…
gidecekmişsin / git…
göğsüme yağmalanmış dağlarını ekip
ve imansız yangınlarını gözlerinle biçip / git…
ezber düşlerini alıp sakla adımlarına
nasıl olsa yol'un meçhuledir
her kıyamet telaş değil
her sevişmek aşk
her mermi ölüm
her tapınak tanrı
kendine ait bir sığınak bulsan da deprem zamanları
çatlayan yüreğin olur
çatırdayan tenhalığının sancısı…
gidecekmişsin / git…
sönmüş fenerler içinde bir şilep gövdesi gibi kalmışız
ne yana gittiğini bilmeyen zamanlara soluğumuzu adamışız
yanılmışız…yenilmişiz…delik deşik şehirler geçmişiz
yine de ekmek ve sevda deyip
türkümüzü hep o uzak yıldızlara söylemişiz…
gidecekmişsin / git…
her ayrılık yarım kalan bir serüvendir
her giden anılarından gider bu sahilde
ben hakkımı ömrüme helal etmedim
sen de beni sende / hiç yaşamadı belle
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş