Kimse Yoktu
M Mert Metin
0
Altın Yaprak
ölümün bir kimsesi yoktu
sessiz meydanlar kadar yalnızlıktık
o köhnemiş topraklara bir bir serpilip
usul usul dağıldık
istilaya uğramış kentlerin
tozu dumanı sinmişti üstümüze
oysa ne köprülerden geçmiştik
adımlarımız yara izlerimiz bere
ve şimdi etrafımız serviler
dilimiz tenhalık
duruşumuz çıtırdayan çalılar işte…
ellerin camlara çarpan bir serçe çırpınışı
gökçe yüreğinde hüzün
kan yangınından bir kerbela akşamı
bıraktığın karanfil kitaplarımın arasında hala kurumamış
iyisi
sayfalar gözlerinden uzaklara dalıp tutuşup yanmasın sevdiğim
yeni bir şehir bul kendine
silahla yürünecek sokakları olmasın
öpüştüğümüz caddeleri unut
beni sana soran
seni ben diye sorgulayan limanları da
martılar susarsa bilirsin en fazla tayfalar ağlar
batık gemilerin çürüyen tahtalarında…
yüzünde dağ rüzgarlarının hırçın dokunuşu
saçları yağmur
anıları efsun serüvenler yokuşu
tanıdık bir veda değil bu
bilinen bir yitirmek değil
seni sözlerime yemin ettim
sen de beni bu serüvende bundan böyle
gözlerine vuran kırpışan şarkılarda bil…
gidiyorum
sınır boylarını geçtiğim ülkelerin karanlık sularından
içilmiş yeminlerin savrulmuş sarhoş salaş masalarından
darısız bir yaz gecesi
yok yere kuşlarımı vuran o avcılardan
gözlerime ekmek diye bakıp unumu fırıncıya satanlardan
yağmalanan 'görülmüştür' yazan
yazanı da soran satır aralarından
küdüs'te ağlayan duvarın şapkasız ve sakalsız seslerinden
gavroche'nin vurulup düştüğü o sisli paris caddesinden
dilimden tenimden düşleri kabus kıran koyu karabasan gecelerden
ben diye soluyup da
ha bu ben diye ölen
ha bu kod adı mert
kederi metin'den ulan
metin'den
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş