S/imge Mevsiminde Firari Bir Piç

M Metin Akdeniz
0 Altın Yaprak
"İnsan hep kusursuz bir eksiktir duygular kırışıncaya dek Ve süslü bir batıktır pasaklı bir ormanın bataklığında" İnsan üstüne düştüğü hançeri aşkla sever mi? Sonsuz ve mor yüzlü bir zehirlenmedir Işıklarıyla birlikte ölmüş gaz lambalarının çığlığı Kokusuz ve h/issiz… Yalnızlık duvarsızdır ; çarpacak yer bulamadığında. heybesinde korku taşıyan uzun bacaklı ulaklar acınacak kadar eskimiş bir hiçlik bırakıp gider kurutulmuş anılardan yapılan pencerene. Tentürdiyot içen intiharcı kızlar yaklaşır kuş adımlarıyla beslemek için yaranı. Eksik parçaların toplanır unutulmuşluklardan dökülerek Harflerin ve işaretlerin olmadığı karanlık bir sarnıca. Ayarını kaçırmaya başladığında ruh-beden ekürisi Bir akbaba kan akmasını bekleyerek uçuşur "Bunaltının" kıyısızlığına açtığı siyah anaforunda. Yaralardan koparılmış kabuk gibi dökülüşüm ismini kazıdığım ağaçların ilgisizliği ile başladı Yanlış bir nota gibi geçtiğimiz bu şarkıyı az kullanılmış bir rüzgarın ıslığına sattım. Kesilirken soluk,kuşların göğü genişleten göçlerinde Şimdi…zamanı/yeni bir gülümseme üflemenin Hadi sarhoş et kapımda bekleyen nöbetçi Mar'ı Avucumu banacağım şarabına / yüzün kaç kadeh eder? Bilirsin yalnızlık bana en çok yakışan yanındı ben ölüyken Ve yıllardır sendin üstüme giyindiğim Soyunup gideceğim biraz sonra yapışkan asıra Topla ağlarını düşlerimden Bütün ayışığını aç bir köpek yalıyorken Bugün yem olacak şiir henüz duşunu almadı. Oysa; gecenin kemanı hiç susmadı ruhsatsız yüreğimde düşlerimin arasına biriken şiir cesetlerine yeniden can vermek için tellerine dilimi sürdüm. ... Üç boyutlu bir yalnızlıkta Çok tanrılı sözcükler emdi sabrımı temmuzda ölmek zorken Göğsümün sol yanında firari bir piç; düşlerin ressamı hiç işsiz kalmadı s/imge mevsiminde. Aynı kızı seven iki delikanlıydık Hayat ve ben. Hayat seçenindi gölgeli kaldırımında Aşk seçilmişlerindi uçurum tarafında Yadırgamadımsa yerimi ; düşmeyi bildiğimdendir. … Kendimi teşhir ettim bu yarasa bolluğunda Ama korkma adını vermedim hiçbir tetikçi yıldıza Seni üstü kapalı anlatımlarda bıraktım Üşümezsin. (yorganlarımdan yapıldı çelenkler). Benimki, bir karanfilin kendi tenine alınganlığı Tarihin gururuyla oynuyorum bir nevi Mevsimlerin bilinciyle uğraşıp duruyorum yırtık hayal kalyonunda. Ve her defasında silahı namlusundan öpüyorum (dalgınlığıma çarpıyor) Kime nişan alsam kendimi vuruşum ondan. Ey ! Baş ağrıları dinmeyen dili karnına akmış kadın Seni bir söğüt dalına aşıladım uzadıkça yerleri süpürmen için. Bir gün; açılıp kapanmaktan yorulmuş mutlu kapına günah ve kötü niyet toplayan bir toplayıcı gelirse Elini boş çevirme… Hiç durmadan anımsamak bir kanama mı? Metin Akdeniz Haziran 2009

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.