Vals Koleksiyonu

M Metin Akdeniz
0 Altın Yaprak
Utanmak bir şiir adı olabilir mi lüle saçlım onunla aynı memleketten olduğum içün? VALS KOLEKSİYONU (uyandım dünya bugün hiç şiir yazılmamış gibi duruyor penceremde güneşin tükürdüğü yıldız cesetlerinin kokusu ve masamda kendi kafasına kurşun sıkan bir kalem duruyor sevgilimin koltuk altındaki zehirden içiyorum; yeraltında gömülü bir kasabadan kovulmak için bugün yeterince sebebim var.) alt yazı geçiyor; alt yazı bu kez apoletsiz geçiyor; kenan yoğun bakımdaymış hastane önünde eylül travmasından bir grup ceset adayı "katilin fişini devrimciler çekecek" diye slogan atıyor üzüldüm! oysa türkiye onunla hep gurur duydu. (doğum sancısı çeken bir şiir dünyaya gözlerini örgütsel bir doküman olarak açacak az sonra.) henüz on yaşındaydım evimizdeki siyah beyaz tivinin karıncalı ekranında insan görünümlü bir büst sürekli konuşup duruyordu dışarısı uygun adamdaydı o konuşmalardan aklımda kalan tek sözcük dakikada on defa tekrarladığı "içün" dü baba "içün" nedir diye sordum devletin halkına devrilmesidir oğlum dedi netekim. velh-asıl türkiye arkasını ezilenlerin yaladığı bir posta puluydu lütfen yalayınız lütfen lütfen. yangınını arayan ormanlarda kimliği belirsiz bir mektup gibi dolaşan suluboya sokaklardaki çocukluğum ve boyları hüzünden kısalan kiralık kardan adamlar ; herkesin kazdıkça kendinde cesetler bulduğu zamanlara ve cüce ülkeler doğuran kadınların asansör boşluğuna itilen kedilerine bıraktı yerini. bilginin ve asiliğin yalnızca acı verdiği bir yerde psikopat sorgucuların yüzlerini sakallarında unuttukları hayaletleriyle dal daşak orta yerde kalmıştık öylece bir çift postal kaç çocuk kopyası eder ki. elleri kelepçeli zavallı bir mektupta bir duvarın sıvası gibi dökülürken gelmiştim sana kimsenin bahçesine umut ekmediği bu kente. kör bir toplumun yasal yazılarıyla kirlettiği bir defterde düzgün bir imla hatasıydım onlar beni çizgi roman karakteri sanıyordu. ruhu esas duruşta vicdanı rahatta dinleyen bir çelişkidir sevgili ülkem. kimliğinizi gösterin lütfen lütfen lütfen. yorgun bir sürüngenin uçma isteğidir o günlerde bu resim. ve bugün hala hiç şiir yazılmamış gibi duruyor dünya nedense savaş artığı balkonlardan düşen kanadı kırık unutulması imkansız acıların ; çünkü üstümüze kapattığınız kanlı kapılarınızda isminiz yazıyordu çünkü yaşamı, basıldıktan kısa bir süre sonra toplatılan bir kitap gibi sunmuştunuz bize hayat denen içi kan emici yarasa dolu mağarada. çünkü yanmış bir kelebeğin o uğursuz külü yemek öncesi aperatif gibi çöküyor damağımıza sofraya her oturduğumuzda çünkü bizi ustaca vurdunuz birbirimizden. (bir gün ben ufakken daha petrol nedir diye sormuştum babama eren-karnasyon oğlum eren-karnasyon ; binlerce evliya ve bilge cesedinin milyonlarca yıl sonra dünyaya yeniden gelişi(jesti)dir. baba senden iyi petrol olur valla demiştim gülerek okkalı bir hastir yemiş dışarı kaçmıştım o gün sokağa çıkma yasağı yoktu netekim.) ne zaman bir turnayı sevsem biri kanadını kırıyor iki darbe arasında verilen çay molasında buluyorum kendimi içimizdeki yerleşik kaygı duruşunu ameliyatla bile alamazlar artık ne zaman özgürlük desem hassittir lan:bir yüzsüzün uydurduğu sözcüktür o diyor tütfen kitaba uyunuz lütfen lütfen. (eylül; vals koleksiyonu ayrılmaz beş cici harfin kart-postal uyumu alpay diyor ki,hala bekliyorum;gelmedi;zaman aşımından biten bir aşkın bitmeyen valsı öğrenci;kurtarma sınavları valsı üreticinin kabusu;üç kağıtçı tüccarların valsı bazen de seksen sonrası yarı demokratların çocuklarına sırf hava olsun diye verdikleri isim.) velhasıl tesadüfen büyüdük ey-lüle saçlım şu kafasına sıkmış kaleme söyle de şiir bitti ölü taklidi yapmasın artık. Ağustos 2009 Manisa - Alaşehir

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.