Zaaf İmparatorluğu
M Metin Akdeniz
0
Altın Yaprak
Bir kayıp ilanıyım
Mişli geçmiş zamanlarda kaldı eşgalim
Bir kaç asır öpemedim hiçbir kadını
Zehirliydi dudakları
Duyguların linçinde eskidiğinde yüzüm
Yanlış bir tanrı çıkar karşıma
Üstüme çöker kusursuz işgalin.
Kendine mektuplar gönderdin benden
Telaşlı şiirlerde tükendiğinde tenin
Alçak bir sürünmeydi sana dokunuşum
Hastalıklı sevişmelerde taşınırken sana ruhum
Çocukluğum uzaklaşır benden biraz daha
Ve en büyük köpekliğim
Sana intihar tadında teslim oluşum.
Kenevir kokulu aldanışlarına yaslanıp
Düşerken kendi uçurumlarından kanatların yoktu.
Sen uçtuğunu sanırken
Ben düştüğünü gördüm, ağladım kör kuyulara
Ödünç alınmış kısa vadeli yaşamlardan
Zamanın kiri yıkarken yüzünü
İncinmiş sözler dökülür tependen
Etkisini yitirir ayak uçlarına inen kamaşma
Tenhalaşır bedenin yeni bir kopuşa kadar insanlığından.
Kaç kez evlenmiştin ölümle?
Sahi, kızlık soyadı neydi yalnızlığının?
Yaprak döküyor tenini aşıladığım üzgün ağaçlar
Bir "Magdelena" kovuluyor kutsal kitabından aşkın
Henüz öpmemişken meme ucundan bile İsa…
Son marifetim kendimi kundaklamak olsun
En büyük yangınına ömrümün
Ki, beni yanığımdan tanıyacaksın dokunduğunda.
Bir kayıp ilanıyım
Geniş zamanlara yayıldı eşgalim
Kayda geçmeyen detaylarda saklandı cinayetler
Adı sevgisizlik olan bir düşmandı dünyanın sorunu
Geciken yağmurlardan toprak sorumlu tutuldu
Ve gücenmiş bir coğrafyada savaşlar kalıyor insanlara.
Tarih hep aynı vadinin kuşlarını katlederken
Dünyanın her yerinde karanlık yüzüyle "sevgisizlik"
En büyük komutandı
Yüreklerinde işaretleriyle doğan şairlere rağmen…
Düşlerimiz kirlenir önce
Tekil değildir hiçbir utanç
Azalır "sevmekten" suçlu olanların sayısı
En kötüsü de bu dur işte.
Sevmiyoruz
Sevemiyoruz
Aldatıyoruz
Ve satıldığımız bu nankör çağın bekçiliğinde
Çoğalır kalbine akrep saklayanların sayısı.
Ve yine o yanlış tanrı kutsar bizi
Ceza imparatorluğunda…
Ne kadar saklar yırtıklarımızı
Kimliğimize eklenen yamalar gün batımında
Kırgın ve gücenik sesler sızar açtığın boşluklardan
Yoktun yerinin çok önceden ayrıldığı randevuda
Güneşinde yağmurların öpüştüğü gün
Birkaç asırlık yoksulluktan gelsek te
Sadece aşk eşitlerdi bizi temize çekilmemiş uykularda
Beni sevgimden tanırdın doğum lekesi gibi
Birer kayıp ilanıyız oysa şimdi
Zaaf imparatorluğunda.
Mart 2009
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş