Zaaf İmparatorluğu 3
M Metin Akdeniz
0
Altın Yaprak
AŞK BİR AYAKLANMADIR
Küçülmenin yüzüğünü geçirdiğin gün parmağına
Düştüm çarmıhından hayatın, çığlıksız.
Onar duyularımı şimdi.
Kalabalıklaşırken aniden bu yalnız gezegen
Ağırlığını çarparken evlerin camlarına
Gece başıboş bir ıslaklık giyinir
Ve küçülür bir beden daha doymak bilmeyen uzuvlarımız
Yanlış yıkanmalarda…
Tutuşmaya borçlandık
Sesimi ateşe ver
Çağın ve rahat uykuların vebalini yüklenmeye hazırlan
Avlusuna cinnet serpilen sessiz yığınların
Kapı önlerine serildi anlaşılır günahlar.
Eskitecek bizi kanaması durmayan anılar
Sargısız ve saygısız kalacağız sefalet seferlerinde
Bizi ayrı takvimlere düşüren bu kudurmuş zamanın
kirli sakallarına asacağız kendimizi.
Spermdeki olasılık kadar önemsizleşip
Ölü çocuklar doğuran tuhaf düşlerde kaybolacağız
İnsansız atlasında paslı bir uzaklığın.
Silgiler yalancı
İkimizde orta yerindeyiz bak ağzını şapırdatan zaafların
Bir arada değilken çoğalan sadece azlığımız
Unutmanın hacmi büyüktür sığmaz ceplerimize
Ve ayaklarıma düşürdüğün gün aşkın ağırlığını
Topal kaldım gitmelere.
Yenildik mi yoksa
Arsızlığıyla ayrılık
Yüzsüzlüğüyle mutsuzluk
Çoğalırken kardeşçil bir fuhuşta.
Salaş meyhanelerde çalan yaşlı bir kemancının
papyonundaki keder gibi
Düştüm çarmıhından evcil bir intikamın, ağrısız.
Onar duyularımı şimdi.
Tutanağı tutulurken haksız bir soykırımın
renginden dolayı aşkın
Haklı şiirler düşer yörüngesine bölüşülen susuşların
Bozuk bir musluktan akan suyun heder oluşu gibi
Aniden toprağa karışır sevişgen günler abdestsiz
Ve ölüm yaşamın ihanetiyse…Ölmeyeceğim ey yar.
Yağmurlar giyinmiş tenin ıslaklığında
Çekmeyen vicdanların ipine sereceğim üşüyen kimliğimi.
Avlumuza inen güneşe borçlandık
Avucunu ateşe tut ve hayal kırıklığı bir karartıdır güneş alfabesinde.
Binlerce kez yalın ayak geçtiğimiz sınanma kulvarında
Acemi çocuklar gibi yanlış ata oynadık
Kalk ve ayarla menzilini son koşusuna çözülüşünün.
Herkesin mutlaka görkemli bir yeri vardır
Yalnızlığın akıl almaz haritasında.
Denizi hangi ucundan tutsam daha mavidir
Hangi yenilginin ibretinde ikna olacaksın
Zaman, yaşlı bir fahişe gibi
donunu çıkarıp yaralarını gösterdiğinde
Aynaya bakıyor olacaksın.
Şimdi;
Tut ellerinden içindeki son iyi insanın, düzgün bir bağışlanmada
İsyanına katıl haklı bir şiirin taburunda
ve düşmeden hafifliğine ruhsuz sevişmelerin.
Kalbin, ele geçirilmemiş şehirlerine yürürken kıtanın
Aşk bir ayaklanmadır
zaaf imparatorluğunda.
Nisan 2009
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş