Beş Treni...

M Metin Yıldırım Metin Yıldırım
0 Altın Yaprak
Son duyduğum ses, Beş treninin, o acı sireniydi... Acı ve yoksullukların şehrinden, Umudun diyarına, Bir kişi daha firariydi... Yorgun ve yaşlı gözlerinde, Zulasındaki ağır hasretin, Sırtındaki ihanetin, sürmeleri çekiliydi... O ne bir sabıkalı. Ne de bir deliydi... Anne gibi şefkat, Anne gibi sadakat, Anne gibi sıcaklığın, Tadılmamış, özlemiydi... Yaralı bir yüreğin, Meçhul bir hayata, Tetik çekerek, iltica talebiydi... Varlığındaki yokluğunun, Yokluğundaki boşluğunun, Adeta bir şiir edasında, En güzel ifadesiydi... Yüreğinde ki sevdaların, Başkaldıran bir eylemiydi... Içinde bastıramadığı isyanının, Kanlı bir devrimiydi... Bu giden var ya, bu giden! Sevdaların bel kemigiydi! Firari diye kaydı düşülen! Adam gibi adamlığın, Çileli neferiydi! O mağrur eğilmez başın, Son kez ardına bakarken, Çaresiz sallanışı vardı ya! İbreti alem için, Taş yürekler görmeliydi... Herhalde bu tren, Bu şehirden giden, En anlamlı, En acılı, beş treniydi... Son kez gördüğüm ise; Mavi gökyüzündeki, Siyah dumanlar arasında, Gülümseyen bir yüzün hayaliydi... Ve, birde! Demir raylar arasında ezilerek, İ n t i h a r e d e n, S e v m e l e r i y d i...!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.