Çocuklar Ve Trafik Lambaları

M Mevlana İdris Zengin Mevlana İdris Zengin
0 Altın Yaprak
Şehirde sonbahar sokaklarda çocuk Kimi üç yaşında kimi beş Kağıttan mendil satıyor gibiler Ama değil Para istiyor gibiler Hayır değil Hep aç gibiler O bile değil Gece neredeydiler rüya gördüler mi En son ne yediler bilmek istemezsiniz Hem sizin işiniz var öyle değil mi Toplantı başlamak üzere ve daha trafiktesiniz Bu hep böyle yıllardır ve böyle kalmayı sürdürecek Siz bir süre sonra çekip gittiğinizde de Trafik ve toplantılar devam edecek Ama çocuklar biraz farklı Gözlerine biraz derinden baktığımda Eksilen şeyler görüyorum büyük şeyler Ama sadece bu değil Varil bombaları değil sadece Kayıp babalar değil Dünyada geriye doğru İnsanlığın biriktirdiği her şeyden biraz Biraz dedimse çok fazla çünkü ölçemiyorum Artık olmayan şehirlerinde Artık olmayan anılar Kedilerin sesi bahçelerinin kirazı Ödev yaparken dalıp ağzına aldıkları kurşun kalem Artık ödev yok kalem yok heryer kurşun Her şey yıkık ve delik deşik zaman bile Gören var mı şimdi Çocuğun bir sınıfta kalkan parmağını Gören var mı Bir zamanlar bir ay vardı tam şurada Nereye gitse çocuk Ay da giderdi oraya Ay yok artık gitmek yok çocuk yok Neler var kimse söylemek istemiyor Burası İstanbul orası Şam Burada çocuklar için sonsuz bir akşam Şekersiz mi artık Şam Yalnız şekersiz değil yalnız bu değil Bir halk yalnızdır çocuksuzsa sokaklar Siz hızla giderken hani birden duruyorsunuz ya kırmızıda O sırada birkaç küçük can yaklaşıyor camınıza Arabayı kilitleyip kendinizi müziğe verdiğiniz o an Bir şey kırılıyor camda ama cam değil panik yok Hasar yok kaskonuz bozulmadı Her trafik lambasının önünde gözleri ışıklarda Yaklaşmak için araba camlarına Size yaklaşmak için kalbinize yaklaşmak için Öğrenmişler nerden öğrenmişlerse duracağınızı Daha üç yaşında gelecek bilgisi Kayıp ve bombalanmış geçmişin yanı başında Giden yeşil duran kırmızı Gözleri birşeylerden kıpkırmızı Çocuklar çocuklar çocuklar Trafikte yeni bir kural görünümü Kim bilir belki yeni bir haberci Ne e-mail atabilir ne tweet Ancak kendisini atıyor okuyabilenin önüne Siyah ve siyah gözleriyle Her kırmızıda tekrarlanan bir cümle Ben buradayım Şam burada Ben buradayım Hama Halep burada Ben buradayım insan nerede Ve çocuklar geldiler Gelmiş bulundular geniş zamanlı küçük adımlarıyla Gelmeyi sürdürüyorlar her kırmızı ışık yandığında Gelenler burada Gelmeyenler orada değil orada orası yok artık Gelmeyenler iyi bildiğiniz başka bir yerde Ne oldu Ortadoğu'da Kuşlar sustu misketler dağıldı sokaklar yok Sıcak ekmek kokusu ve nisanda bazı çiçekler Gölgesi yok muydu çimlerde mutlu bir kuzunun Bir şarkı uçmaz mıydı mavi beyaz bir evin bahçesinde sevinçle Geri dönülemeyen bir zamanın içinde kaldı Geri dönülemeyen bir şarkı Büyük sessizliğimizin sonu yok Ne oldu ki anneler ve çocuklar Ya toprakta sessiz ya da acı içinde kaldı Yaşananları petrolle mi açıklayacaksınız Barbarların dijital kalbiyle mi Kalp mi dedim hadi gülelim Tabii böyle birşey hâlâ mümkünse Geçelim bunları geçelim Soğuk birşey içelim Usta bize dört gazoz Biri bana biri şu çocuğa İkisi de gözlerine şu çocuğun Sonra dört gazoz daha getir soğuk olsun Biri çocuğun eski sokağına Biri arkadaşı Mahmut için Biri üzerine son yağan yağmura Biri de gelecekteki bir pazartesi için Sonra benim bu bitmeyen gazozumu götür dök Boğaz'a Ege'yi geçsin Akdeniz'i geçsin Varıp bu çocuğun kıyılarına bir şey desin çocukça Yeşil yandı Kimse kalmadı lambanın dibinde Çocuktan başka Allahtan başka

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.