bulutların arasından sızan bir kaç damla ay ışığını düşürdüm gözlerime bakışlarımda gidişinden arta kalan sessizlik…
bakışlarında baharlar yeşerttiğim göz yaşlarıyla içimdeki yangınları dindirdiğim sevgilim... ağlamaklı bir gecenin karanlığında…
biliyorum çok zaman geçmedi yokluğunun üzerinden daha neki bir kaç yıl sen beni bir ömür bekletmek niyetindeyken. olsanda görebilsen keşke kış bitti derken yokluğunun soğukluğu çök…
sen benden neler istiyorsun bilmem ama ne verebilirim ben sana önümde diz çöken mısralarımdan başka birde alev alev yanan bedenim var işte…
asi bir gecede tanıdım seni işte o zaman anladım tanışmanın güzelliğini buz kesmiş ellerin vardı…
beni yaşatan ne varsa al götür benden ister canımı yak ister kalbimi sök yerinden ayrılık zaten ölüm değilmi bırak son bulsun hayatım senin elinden…
bırakalım zaman aksın takvimlere kar yağsın ay düşsün sokağımıza her gece…
aklında birisi var hala birisi çok uzaklarda biliyorum bazen yarım kalmışlığına ağlıyorsun…
arsız düşler büyüyor çırıl çıplak ruhumun ateşten kollarında bense yalın ayak dolaşıyorum sevdanın mayın tarlasında…
gitmek en çok bana yakışacak ... vazgeçip ellerinin sıcaklığından gözlerinin boşluğunca uçurumlara uzanacağım…
Sen koca bir şehirdin benim için İstanbul kokardı senin bedenin Kirlenmemiş bir denizdi İstanbul'da gözlerin…
karanlık bir gecede hayattan ne beklerki insan... ya ölmeyi düşler…
gel gözlerinle geceden kopar beni sıkıldım zaten bu yalnızlıktan oldum olası seni bekledim kaç gece üşüyüp bedenimi yaktım…
...ve sonra aşk düşer kalbe bütün yaraların sargısız kalır karanlıklar ekersin gündüzlerine umutların giden güneşte kalır…
yer yüzünün en güzel baharında ayrılığın alışılmazlığında ve aşkın vazgeçilmez tadında sen vardın...…