Ah bilsen ne çok isterdim, Bir bahçıvan olmayı, Sen gülümseyip de, Yüzünde güller açınca...…
Gün ışığından uzak karanlık köşelerde, Hep seni düşünür ağlarım çöl çiçeği, Uyku girmez gözüme, ağlarım gecelerce! Bir ben ağlarım bir de ağustos böceği.…
Karanlık gecenin aydın sabahında, Sabah güneşi gibi doğsan yarınlarıma. Camdaki bir yağmur damlası olsan, Süzülüp aksan sensiz geçen yıllarıma.…
Dön artık sevgilim, ne olur gel yanıma, Yine ılık bûseler kondur yanağıma, Bir nisan yağmuru gibi ıslat dudaklarımı, Beyaz bir güvercin ol, üstüme ger kanatlarını
Rüzgarla sarmaş dolaş olmuş, Gizlice raksediyor yapraklar, Hasretiyle yanıp tutuştuğu, Yağmuru kucaklıyor topraklar.…
Akşam oldu yine gurbet ellerde, Güneş battı yine uzak yerlerde, Bir hasret türküsü dolanır dillerde, Dalga dalga yankılanır esen yellerde.…
Bir başkaydı o liseli delikanlı, Coşkun bir dere gibiydi, Başını taştan taşa çarpar, Delicesine akmak isterdi.…
Fecre dek akıyor yaşlarım iki pınardan, Ağlıyorum sızım kalbimdeki bir yaradan, Talihimsin göndermiş seni bana Yaradan, Makberde bile unutmam yıllar geçse aradan.…
Ayrılık vakti geldi yolcu, Köşede hazır duruyor bavulun, İçine hüzün ve hasret koymuş babam, Bir de tertemiz gözyaşı katmış anam.…