Hayat Sokağı

M Murat Nail Güney Murat Nail Güney
0 Altın Yaprak
Güneş mağrur bakışlarla doğarken ufuktan, Gözlerini oğuşturur yaşam. İnsanlar hızla doldurur arnavut kaldırımlarını, Ağlayan bir bebek sesi gelir uzaktan, Yoğurtçu Recep Efendinin çan sesi, Kalaycı Aram ustanın at arabasının gıcırdayan tekerleklerinde Kaybolur gider çocukluk düşlerim. Akşamın rengi çökerken kızıl ufuktan, Zehra teyze kavun uzatırdı bize evinin cumbasından. Hele kandil akşamları bir başka olurdu, Her çalan kapıda başka koku, başka lezzet, Bir çalan zilde sıcacık irmik helvası, Bir başkasında adaktan kavrulmuş et, Diğerinde Lunapark'a çarpışan otolara bilet. Artık ziller de sustu Zehra Teyze rahmetli olunca, Eski mahalleden de taşındık, parayı bulunca, Şimdi hayatın lezzeti yok, kokusu yok, o büyülü dokusu yok, Heyecanı kalmadı bayram sabahlarının, El öperken mendil içinde, yüz para harçlık veren komşular yok, Nerede o insanlar, hem gözü hem gönlü tok. Aslında insanlık öldü zamanla beraber, Artık ne bahar güzel, nede çiçekler. Sen de unutmuşsan ilk aşkım beni, Kimbilir, hayat sokağının sonunda, Bizi ne sürprizler bekler...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.