M Murat Tali

Murat Tali

106 şiir · 1971 —

0 Altın Yaprak

1971 yılında İstanbul’da doğdum. Doğduğum günden beri AŞK’ın ve sözcüklerin peşinde koşturmakta ve hayatın ANlamını kendime anlatmaya çalışmaktayım. Okul yıllarında kopartılan sayfalara kazınan şiirler ve denemeler ile kendimi en iyi, yazarak ifade edebildiğimi ve anlatabildiğimi fark ettim. Bu farkındalık yeni ülkeler keşfedercesine bir arayışa ve yolculuğa çıkardı beni. En çok İnsAN’ı anlamayı ve anlatmayı sevdim, insAN olmanın o gizemli yolculuğunda yol alırken. Yola çıkınca karşıma çıkan seçeneklerin hepsini tek tek denedim ve yaşadım. Reiki, NLP, Yaşam Koçluğu, diğer enerji uyumlamaları, kişisel gelişim seminerleri, iletişim becerileri, farkındalık seminerleri derken içimdeki insan denen bu varlığı anlatmanın onunla BİR iken daha çabuk anlam bulduğunu anladım. Bu yüzden “okunacak en büyük kitap insandır” sözünü çok severim. Öğretiler, bilgiler, tecrübeler ve yaşanmışlıklar ile edinilen kazanımları insanlara anlatmanın en güzel yolu yazarak paylaşmaktan geçiyordu ve ben de öyle yaptım. Sanal dünyadan çıkıp çok sayıda dost edindim, kimine yaşam koçluğu, kimine Reiki öğretmenliği, kimine yaşam yolculuğunda yol arkadaşlığı yaparak onlara eşlik ettim. Her gün ve her an yeniden doğmayı seçtim bir önceki gecenin murat tali’si olmadım hiçbir zaman. Şimdi böylesi güzel bir derginin sayfaları arasında şiirler ve yazılar yazarak devam ediyorum yolculuğuma, sizleri de bu akışta birlikte olmaya davet ediyorum. Umarım yazılarım ve paylaşımlarım hepimize ışık olur...

Murat Tali şiirleri

Arama yardımı

yitik bir ülkenin son şarkısıdır çalınan bir marşa dönüşür gidişine adanan tüm sözler kelimeler anlamını yitirir göndere çekilen yalnızlığıdır…

gözlerim kan çanağı uykusuz gecelerimin devşirmesi bir kaypaklık yaşıyor, gün ağır ve miladi bir koku seriliyor üzerime bir çamur sıçraması mesafedeyim tüm yollara…

Bir gün daha sona eriyor Ve yine sensizlik başlayacak Yine karanlık olacak Ve ben…

Allah aşkına kılıyorsan, Namazına saygım var Allah aşkına tutuyorsan,…

Sen aşkım Sen bebeğim Sen canım Sen içimde hasretiyle fırtınalar koparan…

Ayıp düşler kuruyorum karanlıklara inat düşüyorum koltuğun sırtlanmış yüksekliğine kasıklarıma düşüyor bin türlü sancı cevizin dudaklara verdiği renge dönüşüyor düşlerim…

gülüşünü katınca zamana zaman zamansızlığa bürünüyor ifadesizlikler alıp götürüyor kelimeleri ve cümleleri sıralanmayan dizeler karışıyor aklıma…

içimde deniz yüklü fırtınalarla ben geldim hani an olur tarifsiz kalırsın ya idam edilmiş düşlerin kıyısında…

1

ben seni bir mayıs gibi sevdim sokaklara dökülüp haykırırcasına kalabalıklaşarak ve coşarak ben seni bir mayıs gibi sevdim…

Rivayet odur ki sürgün Tunceli'de boy vermiş kesmişler dallarından savurmuşlar…

Bir gün olur da Kaybedersem seni Bil ki o zaman ben de kaybolacağım Silineceğim haritasından dünyanın…

pembeye boyanmış bir duvar kırmızıyla işlenmiş pencereler beyaz bir çatı camsız bir kapı…

tutuklu bir notanın dinmez yakarışlarıyla ses veriyor hasretliğin bu kaçıncı seni çalışım kendime yine de tekil yalnızlıklara gidiyor saatler…

15 / 106 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.