Aşk Garîb

M Mustafa Nazif
0 Altın Yaprak
kent, büsbütün gömülürken kendini sise terkeden yalnızlığına. acıyan yanlarımı sıvazlıyorum. dayan ey rahmete üryân kalbim: hicrete âşık olmasa da, kadere razı kalbim... sırası gelenin ve isteyenin değil billahi, nasibi olanın uzlet. dalgın kuşların kanadında, çığlıklara karışıyor hasret / ve umut; türkülerde kaldı. kaç hırka giyip, kaçını eskittim. kaç derviş dergâhına yüzüm sürdüm. sürgün illerdeyim el'ân; aşk garîb... ölmek ile başlayan; kaç soru cümlesi takılıyor dilime. cevabını kimse bilmiyor anne. nice buğulu camların ardında; kaç gözü yaşlı yüz gördüm. ardından el sallanan, hasret dolu akşamlarda. gitmek; bir nebze ölmek, çıkıp en yücesine dağların, kendinden uzaklara bakmak demek. terk-i diyâr eylediğin şehre, tıpkı uzaktan el sallamak gibi. ben garîb, diyorken sol yanım; gözlerim biraz da aşk garîb demek... ne çok marifetim vardı; hiç biri birbirine benzemeyen mütekaddis. na'if dokunuşlarmış meğer; kendimi kandırmışım; heyhât ki beyhûde. ayak sürüdüğüm yollarda, ihanetleri kolluyorum pusuya yatar gibi; hiç bir ma'rifet kâr etmezmiş akla meğer. tükendikçe sonu gelmedi yolların. sonu geldikçe hiç başlanmamış. nereden baksan; bir bilmecenin, en girift suallerine müştâk. umûdu türkülere gebe kılan diller; bir umut, avucunu göklere açan yüzler dalgın kuşların kanadındaki arzu kaç iklim bilinmez diyarlara yolcu. bende bir terk-i diyâr var adı konulmamış. koş gel aşk garîb; kadere râzı kalbim.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.