Züleyha'nın Mektubu
N
0
Altın Yaprak
Züleyha kalbi acının anlamına doğru sınırlarda dolaşmaya
başlayınca Yûsuf'a bir mektup yazmaya karar verdi.
İçindeki hallere tercüman olacak sözcükleri bulup da
Yûsuf'a göstermek istedi.
Dedi her vasfın karşılığı bir sözcük var nasılsa.
Ben de halimi arz edeyim sözcüklerle Yûsuf'uma.
Papirüsten ezilmiş kâğıdı sivri kalemi aldı eline.
Yûsuf diye yazdı nâmenin en başına sayfanın tam ortasına. İçinden binlerce Yûsuf ses verdi.
Ey içimdeki yıldızlar mütercimi ölü olmayan kuşlarım benim
Mısr'ın sularına dökülmüş kandillerin aydınlığı
Gizli bahçelerden geçen yeşillerin ıslak çoğulluğu
Konuşan ağacım bana konuşan ırmağım benim.
Işıklı yağmurum.
Gözlerimle gören ey ey gözleriyle gördüğüm.
Yûsuf dedi Züleyha nâmenin tam ortasına sayfanın başına.
İçinden binlerce Yûsuf daha ses verdi.
En derin kuyusunda kaybolduğum ey
Nil'in sesi geliyor gelsin sesim Nil'e gitmiyor gitmesin.
Sesi bana gelmeyen sesim ona gitmeyen ey.
Züleyha sayfanıın tam ortasına devam etti Yûsuf dedi.
Ey kalbimle seven
Ey kalbiyle sevdiğim.
Muhabbeti kolay giyilir libas olmayan
Vahayı terk edip çölün rahmetine düşen defterim
Yitik tahtına gönlünce kurulan çöl misillemesi sevdiceğim
Dağ lâlesi
Çöl çiçeği
Âh benim yitik ezel gülü vasfınca sahiplendiğim
âh beni ezel gülü vasfınca sahiplenip de sahiplendiğini henüz bilmeyen sevgilim
Âh benim! Âh benim!
Ey adı gelecek zamanların ve mekanların insanlarına
adımla birlikte kalacak olan
Ey adım adıyla bile yazılacak olan
Sularıma dökülen karanlık yoklarımı örten aydınlık
Tezatlarım benim benim tekrirlerim
Ama muhabbetinden asla dönmediğim
Gün geçtikçe çoğalan benzetmelerim
Sözcüklerim lugatim. lisan hacmince vasıfladığım vâsıfım
Yûsuf yazdı Züleyha sayfanın tam ortasına.
Hâlâ hitaptaydı kalemi bir satır ileri geçemedi.
Bir satır ileri geçsem hitaptan dedi yanacağım.
Ses verdi içinden bir ses:
Yan o zaman yan o zaman! Züleyha devam etti:
Âh benim Yûsuf'um âh benim âh/senim dedi başka bir şey diyemedi.
Züleyha Yûsuf'a bir mektup yazmaya başlayınca.
Yûsuf diye başladı Yûsuf diye bitirdi.
Gördü ki hitaptan öteye geçemedi.
Anladı ki aşkın nâmesinde ser-nâmeden öte kelam yok.
Ve Züleyha'nın lügatinde Yûsuf'tan öte sözcük yok.
Yûsuf dedi kelâmım artık sende hükümsüz.
Ama kelâmımın hükümsüz kaldığı bu yerde beni küçümseme.
Bil ki kelâmdan da ötede sadece âh var âh ki dünya onun
üzerinde durur gök kubbe onun hararetiyle döner.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş