Şiirler - Y
Ö
0
Altın Yaprak
Ya Bâkî entel Bâkî
Hesapsız ızdıraplar, ene ene demekten,
Var mıdır telafisi, yılgınlıklar erken mi?
Yaşamayı unuttum, eceli beklemekten;
Kıble aşk yönelişler, ölüme yatarken mi?
Tenha gecelerim de, amel rızayı sordu,
Söz etmeyi bırakıp, emr-i rızaya durdum.
Sınırsızlık at başı, şirk beni zorluyordu;
Yusuf'u hatırlayıp, aşka uyanıyordum.
Hayaller ve gerçekler, göz odur ki sil baştan,
Anlayamadıklarım, hiçi görene ayan.
Muhakemem dağınık, kavrıyorum yavaştan,
Ya Bâkî entel Bâkî zikrimi noktalayan…
18.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ya Hayy
Her yer tefekküre koşar bu ayda
Hakkın seslenişi yer gök Hayy Hay'da
Ve "Hayy" diyebilmek feragat ister
Bedbahtsam gafilsem körsem ne fayda
20.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ya Rab
Ey yokluktan var eden, biz kaygısız deliyiz,
Şaşkın şevksiz gayesiz, küpesiz küpeliyiz…
Nefsimizin elinde, bilmem nasıl kulmuşuz,
Ve basiret kör olmuş ne idik ne olmuşuz.
Ahvalimiz perişan Müslüman'dır adımız,
Beşeriz günahkârız, tövbedir muradımız.
Bu keşmekeş içinde Ya Rab senden inayet,
Sen Gafursun Sen Hadi, Rabbim Senden hidayet.
11.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaban
Sahile bir adım dizili şarap,
Boğayla bakışır sarhoş Garnie,
Şişeler bezenmiş gönüller harap,
İsmiyle cismiyle yaban Garnie.
Yemek mi meze mi her şey curcuna,
Görünüş ihtişam içi çok fena,
Encamın karanlık ne desem sana,
Umutlar kokuşmuş çıban Garnie.
Sevmedi garnie bizleri tabi,
Barmen büklüm büklüm, gariban sabi,
Buyur der efendim nazik hitabı,
Akıttın gencime veban Garnie.
Kadıköy Kadıköy sitemim sana,
Dön bir maziye bak bir de vicdana,
Zor olur hesabın vallah Yezdan'a,
Olmuşsun gençliğe kapan Garnie.
Kahreder zıtlıklar eylerim beyan,
Katletmiş kültürü akıla ziyan,
Şaşırdım sarsıldım Allaha ayan,
Hicrandır yaydığın hicran Garnie.
Konuştu Binatlı edepti sesi,
Titredi Garnie var mı ötesi,
Yeisle gerildi kafamın tası,
Simsiyah şişeler zeban Garnie.
Gönül dostlarımla sanki bir rüya,
Ne gösteriş vardı ne de bir riya,
Çok yabancısın sen şanlı maziye
Ve olamazsın sen mekân Garnie.
Şiirle şahlandı "Edip Kalemler"
Nur saçtı bakışlar bitti elemler,
İrfan deryasıydı Ömer gelenler,
Neye hizmet kime çaban Garnie?
19.12.2005 Bursa / Garnie- Kadıköy
Garnie- Kadıköy
18.12 2005 tarihinde Kadıköy Garnie Restaurant Cafebar şairler toplantısında tüm katılan şair
dostlarıma saygılarımı sunarım. Boğa heykeliyle bakışan Garnie Restaurant Cafebar'a değil
ama içindeki görevlilere de teşekkür eder ülkemizin en güzide yerlerini yabancı isimlerle ve
yabancı kültürlerle adeta yabancılaştığını hicranla yaşayarak tekrar hatırlatır saygılar
sunarım…
Ömer Ekinci Micingirt
Yaban Arısı
Nesilleri köksüz köpek sürüsü
Kime ne anlatsam bizden birisi (!)
Bir çirkef ki sorma kökünden cüda
Yerli bal yapar mı yaban arısı!
18.08.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yabancı
Ben tarihe uzak… Tarih bana yad,
Hangimiz yabancı kalk hele ecdat.
29.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yağlı Sicim
Düşündüm hamalı, yağlı sicimle
Tükeniş başladı bütün gücümle
Kurtuluş tek hitap, işte o cümle
Sen affedicisin, affı seversin...
15.02.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yağmur
Her taraf sebil sebil
Yağmur geldi coşarak
Râhmet pınarındandır
Yudum yudum düşerek
Yer gök rayiha kokar
Solukları eşerek
Cennet gibi yeşerdi
Çoraklara koşarak
Yıkandı günahlarım
Gözyaşımla pişerek
Vuslata erdi toprak
Yağmurla karışarak
Can verdi damar damar
Rüzgâra dalaşarak
Bülbüller ötüşüyor
Güllere barışarak
Aval aval bakıyor
Ömer buna şaşarak
Ne var ki şaşılacak
Gör perdeyi aşarak
22.11.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yağmur Gibi
Geceme eser mi târifsiz rüzgâr,
Tedbir ve takdirler gerçekte denge.
Dirilten çeşmeler tasavvufta var,
Senide kaptırdım aynı âhenge.
Sen bana vakıfsın ondandır yağman,
Aynen yağmur gibi sırtımdan öptün.
Zamana sarıldın her şeye rağmen,
Yıkanmış vadide yeşil köpüktün.
09.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yak Gözlerinle
Ejderhalar sarar sensiz beni can
Zaman unutulur yalnız seninle
Cezbeler okurum koyu heyecan
Dizine bağlayıp yak gözlerinle
Sükûn gamzeleri karşında durdum
Istırap hep beni uğurlamakta
Muhabbet koklayıp hep seni sordum
Kendime geleyim bir defa bak da
20.03.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yalan
Dinleyin kardeşler, tarif edeyim
Yiğidi överek göçürür yalan
Köpükten ihtişam başka ne deyim
Mahşerde gayyaya uçurur yalan
Şeytanın silahı münafık hali
Hep şerden hoşlanır ballıdır dili
Diken göstermektir güzelim gülü
Günbegün salyalar kaçırır yalan
Yalan müflis eder ağayı beyi
Sonunda cefa var yakar yüreği
Yassıdan sonra mevt, düşer direği
Bacayı boğaza geçirir yalan
Yalan cemiyette mekân bulmuşsa
Doğru yalan, yalan doğru olmuşsa
Şöhretle iç içe kalbe girmişse
Hayatın zehrini içirir yalan
Ömer Ekinci Micingirt
Yalnızlık
Mevsimin akışı içime sindi
İzdırap zamana benimle indi
Aşk değil heceler tek saltanatım
Vurmayla yok olmaz yokluğun bendi
13.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yalvardım
Sözlerim taş gibi yüreğim yufka
Basit görmeyiniz olmasam dâhi
Dört yanım yaş olur bakınca ufka
Ne zor bir ihânet ifşa vallâhi
Bilmem yüzümdeki perde ne demek
İfade istemem başka tarif et
Boynumu titretir yakasız gömlek
İki ayrı yerde olmak mârifet
Dinle seslenişi kalk dedi namaz
Hesabın vasfına yatarken vardım
Her şeye rağmen hâlâ anlamaz
Ancak ve sadece sustum yalvardım
22.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yandı Züleyha
Çölün ortasında Yusuf bir vaha,
Görünce cemali yandı Züleyha.
İffetin reddeden cazibesiyle,
Sığındı vuslata zindan aşk ceza.
07.05.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yangın Çığlıkları
Azgın rüyalarım geceyi deler
Sükûtun sesleri farkı yok oktan
Etrafa bakınca gövdem sendeler
Sapsarı pörsümüş gözlerim çoktan
Tasvire demeyin bu neyin nesi
Ben sizden biriyim benzerim size
Budala etmiştir zaman züppesi
Şiirler yazarım gece gündüze
Sebepsiz hüzünler sürdüm dilime
İhtiyar vakitler toplarım yer yer
Söz yamyam yavrusu, ağır kelime
Nedense kavimler aklıma eser
Sayfalar dolusu anlatsam bile
Meramım karışık öteden yana
Ehemmiyet anlat gel de câhile
Kös kös muallâkta yatan yatana
Kahpe sokağında iffet ar ara
Çalım şuh, azıya almıştır gemi
Yangın çığlıkları bendeki nâra
Puştlara ayırdım bütün gecemi
05.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yanık Hüzün
İçime dökülür ruhun anbean
Kahreden sessizlik başlar feryada
Hislerin söktüğü şeydi haykıran
Mest eden çehrenle yetiş imdada
Bir tatlı tebessüm uzun uzun bak
Gözlerin içine kendimi saldım
Bahtımı büyüle yazgıyı bırak
Düşlerin düşledim hep kalakaldım
Şiir yüreğime hece hece git
Yanık hüzün sarmış yine her yanı
Belki bir tevekkül belki de ümit
Aşkın defterine kaydet bu anı
30.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yanış
Benlikteysen sabır gerek buyurmuş
Sabırsızlar basitlikte uyurmuş
Hakkın dersi aşk oduyla yanıştır
Yananlara gerçek sırrı duyurmuş
10.10.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yapayalnız
Sensiz yine yaslanmışım bir dağa,
Senin ile sen-ben yazdım yaprağa.
Yapayalnız rüya bu ya ikimiz,
Sığınmışım Veysel gibi toprağa.
30.12.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yâr
Ne kadar samimi hakikatsin yâr
Gözyaşı peyledin sen benim için
Hasret sütunları senden yadigâr
Mor türkü söyledin hem benim için
Yorgun gecelerde ateş hârımsın
Ellerin elimde helal yârimsin
Vuslata efsunlu sitemkârımsın
Ahuzâr eyledin dem benim için
Ne kadar muhtacım canım demeye
Masum bir iltifat nağme nağmeye
Gözlerim al götür gülümsemeye
Sen beni neyledin can benim için
21.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yâr
Yâr zülfüne yaş dökerek
Çisil çisil süzülüyor
İltifat et hem ne gerek
Bak dizlerim çözülüyor
Aşk yaşların akışında
Sonsuzluk var bakışında
Üç heceyim nakışında
Buram buram seziliyor
Kement attım ay yıldıza
Mevsim döndü sanki bize
Gel sahip çık gönlümüze
Bestelerim köz oluyor
Leyla Mecnunu arattı
Kerem Aslıyı sır etti
Aşk ve vuslat nere gitti
Desem de kem söz oluyor
Ben yolcuyum ben seferi
Hakka bırak her şey gri
Ay parçası sen bir peri
Ne söylesem az oluyor
09.07.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yâr Benim
Uludağın yamacına yaslanan
Yeşil gözlü sarı saçlı yâr benim
Gözyaşımın huzmesinde ıslanan
Gamzelerde gölgelenen hâr benim
Uzağında yakınına varmışım
Ufuktaki belirlenen zor benim
Feda olsun ömrüm ona kardeşim
Mecnun kimmiş, ateş alev kor benim
13.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yâr Nerdesin
Senle doldu aşkın bendi
Neredesin çok özledim
Efkârlandım ruhum dindi
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin
Tükenmiyor günüm ayım
Tütüyorum dumandayım
Boşluktayım zindandayım
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin
Tükendikçe var görüldüm
Ruhum mahpus hür görüldüm
Mavi yeşil mor görüldüm
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin
Koşuyorum aşk iline
Kurban olam hoş diline
Ruhum değdi menziline
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin
Senle geldi yaş gözüme
Hiç katmışım çok azıma
Düğümlendi boğazıma
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin
07.02.13 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yâr Renkler
Gönlüme hissiyat, hislerin yer yer,
Sendeki yâr renkler ben'i de geçer.
Sensiz bir başkayım sana bürünmüş
Sen heceliyorum, sensiz derbeder.
14.04.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaralanırım
Uludağ misali içimin hârı
Yüreğim fırtına, zâr zâr sürükler
Peşimden koşuyor azap çınarı
Garibe vurdukça vay başıma der
Hâyanın rengine yüzüm değince
Bedenim kül olur ruhum eritir
Yalnızlık yaklaşır inceden ince
Sarar beni sürüm sürüm sürütür
Ben hep hakikate vardım varalı
Nedense kalbimden yaralanırım
Hakk'ın takdirine hesap soralı
Hatayı orada yaptım sanırım
12.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaralı Çocuk
Alev alev ateş yağdı ardından
Çölde açan bir sahipsiz gül gibi
Bülbül ötmez ağlar gezer derdinden
Hak yolunda seyre çıkmış kul gibi
Sar beni yarana yaralı çocuk
Filistin Gazzeli Hirali çocuk
Ümit korku kan kırmızı yerlerde
Bakışların erendeki hal gibi
İntifada gözü şehla erlerde
Solukların Yed-i Beyza el gibi
Mescid-i Aksa`da kevserli suyun
Doğuştan besteli çileli neyin
Zulmetleri derdest eden ahenkle
Uçup gittin bir yabancı el gibi
Nemrut Musa sürer gider bu cenkle
Umum İslam sağır dilsiz lal gibi
Taş attın ard arda apansız ümid
Affet bizi affet ey Nesl-i Cedid
03.01.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yargıçlar
Kırılacak bu kalem,
Sus diyor sus darp eden!
Yasa kanun bir alem,
Milletiyle harbeden.
Meclis nedir seçmen kim!
Yargıçlar var nitekim.
Bilmem başka ne desem,
İfşa oldu harbiden.
Zikzaklar ve heceler,
Sinsice neler neler...
Boy boy yedi cüceler,
Şak şak kaldı birde ben!
Mülk devrildi hiç yoktan
Kurtulduk mu gerçekten
Ah yüklendik sokaktan
Affeylesin var eden.
Sabah akşam gündüzün,
Hep gözyaşı hep hüzün,
Yazın kalemler yazın!
Korkmuyoruz darbeden.
Ömer Ekinci Micingirt
Yarım Umut
Sensiz zamanlar yaktım, ömrümün yollarına,
Aşk şırıltılarıyla gözyaşıma geliver.
Beklemeler eyvâllah, çöl olsam çöllerine,
Çiğ dokunur dokunmaz, son kışıma geliver.
Sen yağsa şehirlere sensizlik kan kusmakta,
Çığlıkla sana koşsam, dilsiz oldum susmakta,
Hasret izdüşümleri nefesimi kesmekte,
Tenhalarda, gizlice, tek başıma geliver.
Benimki naz mektubu, belki de yarım umut,
Belki yürek yangını, nolur yüreğimden tut,
Sensiz düşlerim sağır, sen bendeki hakikat
Ey sevgili ey güzel, naaşıma geliver.
20.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaş
Şu derenin ardından,çık tepeden sal,
Gösterişsiz yaş gerek! Leyla'ya emsal.
21.08.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaş Elli
Hep içime indirdim
Kirpiklerden yaşımı
Yüreğimde yandırdım
Ayazımı kışımı
Kış benle öbek öbek
Sibirya'ya varmışım
Zaman sessiz kelebek
Kelebek ömrü yaşım
İki büklüm yaş elli
Hüzün sevinç hafakan
Derunum zâr besbelli
Buğu buğu heyecan
17.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaş Gibi
Siz bana bakmayın yazım kış gibi,
Uçsuz ve bucaksız sarp yokuş gibi.
Zihnime aşk girer yer yer kudurur;
Sıkmışım yumruğum bir ayyaş gibi.
Öyleyse ben neyim kırık düş gibi,
Sokakta tam tekmil bir berduş gibi…
Tefekkür yalnızca yürekte vurur;
Duyguya mahpusum gözde yaş gibi.
02.01.2012 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaşa Cehennem!
Bir kirli kavgadır susmaz esirir,
Manasız sözlerle söyletme beni.
İnsafsız sineler çile ne bilir,
Tufan yelken açmış batıyor gemi.
Bilmem ki bu batış kimin vebali,
Hedefe varmak mı ağır bu yükler,
Cepheyi terk etmiş şaşkın ahali,
Neyin sevdasında bizim büyükler!
Ve ruhum sarsıldı içim burkuntu,
Şakağımda ter gözlerimde nem,
Kaldı mı ülkemde sırlı bir kuytu,
Haykırdı pür hitap yaşa cehennem!
08.02.2007 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaşamadan Yaşlandık
Derdim derin ufkum boş,
Yaşamadan yaşlandık.
İki ayak başıboş,
Taşımadan yaşlandık.
Düşman benlik ben bozuk,
Ne tedbir var ne azık,
İçim yanar pek yazık,
Pişemeden yaşlandık.
Medeniyet devrildi,
Tarih göğe savruldu,
Yön batıya çevrildi,
Koşamadan yaşlandık.
Mozart'tandır besteler,
Kökümüzü kestiler,
Vicdanları astılar,
Şaşamadan yaşlandık.
Bir gecelik yar oldu,
Nikâh kıymak ar oldu,
Vallah yaşam zor oldu,
Yaşamadan yaşlandık.
Ne at kaldı ne avrat,
Ne mizan var ne sırat,
Doğur doğurt yüzük at,
Boşamadan yaşlandık.
Nerde emek nerde ter,
Bilmem Ömer ne ister,
Çıban derin deş yeter,
Deşemeden yaşlandık.
22.03.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaşlar
Her şey O'nu anlatır her şey O'nun izinde;
Yaşlar mercan dediler tevazu denizinde.
18.12.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaşlı Olunca
Kamburlu arzuhâl bu başka vâha,
Çok şey virân olur yaşlı olunca.
Anıları bırak koş beytullaha,
Hesap soran olur yaşlı olunca.
Tüketir insanı günbegün her an,
İzah zor devasa sevinç yok giryan,
Zarif bedenlerle zamana gir yan,
Vakit boran olur yaşlı olunca.
Gölgesi yaklaştı, gölgesi kendim,
Gurbet ellerinde yaş döken bendim,
Karmaşık bir ömür geçti efendim,
Ağır yaran olur yaşlı olunca.
Varışlar birazda bağlıdır yaşa,
Eceli kim bilir, tevbe de hâşâ,
Dilim bir imtihan sözlerim maşa,
Çare Kurân olur yaşlı olunca.
Çınar bedenlere izahat kime,
Hep laf kırıkları söz lime lime,
Yüklenmeyin bana sorun hekime,
Önde sıran olur yaşlı olunca.
Desem ki yaşlılık bırak peşimi,
Kime anlatayım takma dişimi,
Yetimle paylaşsam helal aşımı,
Akıl veren olur yaşlı olunca.
Tevbe iksirinde tekrar doğalım,
Sonsuza yaslanıp ümit sağalım,
Berrak yağmur olup yağsak yağalım,
İnsan eren olur yaşlı olunca.
Geldi geçti bahar lakin güz oldu,
Ömre doyamadık sanki az oldu,
Bu ifade sitem oldu naz oldu,
Sükût, gören olur yaşlı olunca.
Kullukta liyâkat en büyük adım,
Hep O'nun adıyla yaşlan üstadım,
Galiba derdimi anlatamadım,
Büyük tören olur yaşlı olunca.
08.03.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yattım Serine
Ellerim pranga gözlerim yaya
Bilmem ki nasıl bir yarıştayım ben
Gözlerim gözüne kapayıncaya
Seni seviyorum varıştayım ben
Bir avuç hüznümü attım derine
Gamsız mahallenin ta içlerine
Dağıttım şiirler yattım serine
Bugünler kendimle barıştayım ben
Haziran ortası kar mı yağacak
Birazdan ipekten yıldız doğacak
Hepsi bana bana, bana yağacak
Kendi kaderime erişteyim ben
02.02.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yaza Yaza Usandım
İffet kazanı taştı
Güzel seni, dost sandım.
Ta hizana ulaştı,
Yaza yaza usandım.
Hayâ eder büyükler,
Utançtan ağlayarak...
Zor taşınır bu yükler,
Yaş döküp çağlayarak.
Bilmem ki kimin âhı,
Figan arşa ulaştı.
Nikâhsızlık silahı,
Her köşeme bulaştı.
Ve kelamlar desteksiz,
Okumadan yoruldum.
Baldır bacak eteksiz,
Öldüm öldüm dirildim.
Bunaldım ben bunaldım,
Taşır mı be hür vicdan!
Şaşırdım kalakaldım,
Kahırdan suizandan.
Bir tufan ki arkadaş!
Gerçek mi? yoksa serap.
Gönlüm hicran gözüm yaş,
Helak eyleme Ya Rab.
Fırlat oku Ekinci,
Hedef karmakarışık.
Ne ırkçıyım ne dinci,
Ben Allah'la barışık...
28.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yazdıklarım
Hayaletler gibi evim ocağım
Cürmümü taşımaz kırık bacağım
Bütün yazdıklarım hay huy bestesi
Korkarım abdestsiz yutulacağım
01.06.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yedi Beyzâ
Her sabahın mefkûresi gayesi
Hikmet dolu intikaldir muhakkak
Heybetlidir gören gözün payesi
Aşk muhabbet şerbet baldır muhakkak
Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda
Sır deryası bin bir koldur muhakkak
Ey muhterem benim âli kardeşim
O sevgili Oda kuldur muhakkak
Hele yaklaş benden deli kardeşim
Yed-i Beyzâ Ona eldir muhakkak
Her sabahın mefkûresi gayesi
Hikmet dolu intikaldir muhakkak
Aciz miskin sultan olsa kaç para
Hami yoksa düşman boldur muhakkak
Kati bil ki her ruh beşer biçare
Bir gün sorar bu ne haldir muhakkak
Ey muhterem benim âli kardeşim
O sevgili Oda kuldur muhakkak
Mezra mevsim iklim vakit kâinat
Tılsım yüklü özel dildir muhakkak
İrfan bilmez iblis kimmiş ne inat
Hak ve batıl iki yoldur muhakkak
Aciz miskin sultan olsa kaç para
Hami yoksa düşman boldur muhakkak
Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda
Nur deryası bin bir koldur muhakkak
Hilkat fıtrat hülasası imanda
Ona vuslat ne güzeldir muhakkak
Mezra mevsim iklim vakit kâinat
Tılsım yüklü özel dildir muhakkak
Nur ve zulmet birlikte cem olamaz
Vahdet tevhit gayri züldür muhakkak
Nergis zambak erguvan aşk bilemez
Yanık beste gonca güldür muhakkak
Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda
Sır deryası bin bir koldur muhakkak
19.10.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yedi İklim Geçti
Kıvrak sokaklarda, dolaştım durdum,
Zanlarım pek nazlı, tefekküre aç.
Kızgın asfaltlarda güç yürüyordum,
Bedenim pek yorgun ruhum utangaç.
Benim ki nefsanî ötesi bir iş,
Nedense bu hâller bana çok garip.
Gerçeğe perde mi, misal-i keşiş,
Kırk kaç yıllık ömrüm benden muzdarip.
Dürtülerim terk et derinden hu de,
Ruhum kar altında ne bekliyorsun?
Ümit peşindeysen On'suz beyhude,
Yedi iklim geçti, emekliyorsun!
29.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yel alsın
Yaş döken yürekle koş gel bin kere
İsmimi hecele dokun el alsın
İçten ağlamaklı söyle ezbere
Cehenneme hâram bana helâlsin
Taptaze duygular eser serince
Şiir gibi yüzün mâna derince
Bu başka balayı yan yeterince
Sen belki de ateş yüzlü zülâlsin
İçimi besliyor yeşil verâlar
Ben i hep sitemkâr sözler yaralar
Züleyha'nın aşkı günah mı arar
Hicabı bilmeyen dili yel alsın
21.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yemyeşil
İçimde esiyor sevda kıskacı,
Vurdukça şafağı aydınlatıyor
Bu defa bir başka kanattı acı
Şu deli yüreğim küt küt atıyor
Çehresi sihirli zülüfleri ter
Tıpkı ceylan gibi titriyor zar zar
Ezanın sesiyle kesildi rüzgâr
Rüyanın buğusu bana yetiyor
Dedim ya zümrütten sükût sarıyor
Belki de o şimdi beni arıyor
Bu eşsiz melodi huzur veriyor
Yemyeşil hatıra hep ağlatıyor
24.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yemyeşil
Geriye döndürelim, yemyeşil rüyaları,
İhtimal gözlerini, istemem güyaları.
Dörtlük deli gömleği, gözlerin kadar tatlı
Biz bize seyredelim kanatlı hülyaları.
28.01.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yeniden Şahlanacak
Ne sağcıyım ne de sol,
"Birlik"tedir zişân yol,
Sen vatanım! Sen sağ ol,
Ezan vatan birde ben.
Aynı vatan aynı din,
Aynı tarih aynı şan,
Ay yıldızdır yakışan,
Şehit şâyan ezelden.
Çanakkale'de yatan,
Üç kınalı üç kurban,
Şırnak, Rize ve Batman,
Âlem hayran üç beden.
Çok köpek var ürecek,
Ve hainler görecek,
Tek yürek hep sürecek,
Ana vatan tek beden.
Ubûdiyet tek gayem,
Kurandandır hikâyem,
Vicdanımdır sermayem,
Bayrakta kan! Kan da ben.
Diriliş perde perde,
Sırt sırtayız seferde,
Tarih yazar ilerde,
Ömer kurban,kurban ben.
25.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yepyenilerim
Zihnimi kör etmiş tur atıyorum,
Takatim yettiği yere elbette!
Hem neyi kaybettim aratıyorum,
Yokluğun elemi enaniyette.
Pes demem sükûtu yaşatacağım;
Bilmem ki sen bunun farkında mısın?
Kısmetse meluna taş atacağım,
Yoksa hâla onun çarkında mısın?
İzafi-göresel sütçüdeki su,
Şiirlerim israf hece dilerim.
Tasavvufta sevgi hakkın korkusu,
Keşke havuzunda yepyenilerim.
25.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yeşerir
Bir özlem var içimde
Engin denizler aşar
Güneş başka biçimde
Dalga hep gece başlar
Kim içimde tek şarkım
Matemlenir yaralar
Belki benim tek farkım
Rengârenk makaralar
Uludağ, Molla Arap
Sarar gönlümde erir
Mevsim bahar mı Ya Rab
Sevdalarım yeşerir
20.04.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yeşil
Yeşil, yapayalnız ürkek gadretti küflü asır
Zelzeleler geçirdi hep bir ziyâ bırakmadan.
Kupkuru bağrı renkleri hicrandan kuru hasır
İlikleri yanmış kavruk kaput isli parkadan
Yeşil kumda kayıp ölü, hülyalarda meşhet fil
Yeşil fıtratında büyük, yeşil perişan sefil
Zulmet ve nur kara-ak
Yeşil uyuyan toprak…
Mirasyedi ne gam ne dert filozof ilk hecesi
Lal, kör, sağır ağzında şerbet ve başıboş bekleyiş
Zelzeleler geçiriyor rütbesi derecesi…
Yeşil garip yeşil mazlüm, çeşit çeşit tekleyiş
Yeşil aşk mecnun divane, yeşil hutbe minberde
Yeşil ağaç asker tabut teberrük münevverde
Yeşil semada Burak
Musikide son durak..
Gözü yaşlı genç ihtiyar, yeşil sarıktan sancak
Yeşil şevk bir tatlı rüya yeşil şehit gaziler
Ne muhteşem hakikat ki yaşayan bilir ancak
Sarıkamış, Çanakkale kurşundan araziler
Yeşil efsunlu musiki, yeşil apayrı mana
Yeşil büyülü dönemeç mor pembe gül-i rana
Bırak renkleri bırak
Yeşil yakın sen ırak…
Cennet kıyamet hakikat, yeşil nazenin vaha
Yazım kışım ilkbaharım son güzümün sabahı…
İklim mevsim deniz neşe, yeşil tekmil Allaha
Yeryüzünün gözyaşları renklerin padişahı
Yeşil ay yüzlü çilekeş ölümsüzlüğün rengi
Yeşil bitmeyen bir beste her baharın ahengi
Yeşil namus gâh bayrak
Dön maziye dön bir bak! ..
10.07.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yeşil Alan
Baykuş çıkmış öter yine,
Karga leşi kapmış gibi,
Şeytan çarpmış benzer cine,
Haramzade tıkmış gibi.
Yeşil alan der ki bura,
Olmaz cami girsem gora,
Kadıköy'de atar nara,
Ak kaşıktan çıkmış gibi.
Tilki gibi fitne dolu,
Düşman eder sağı solu,
Fikir bozuk ruhen ölü,
İnsanlığı yıkmış gibi.
Devlet benim der ki abi,
Hem hırsızdır hem asabi,
Ne hak bilir ne hesabı,
Teraziyi yakmış gibi.
Çıkar elbet bunun ahı,
İrticadır son silahı,
Kendi yobaz değil şahı,
Sanki keşiş kokmuş gibi.
Ömer gidiş kör uçurum,
Nerde sahip hani kurum,
Şevkim kırık yok huzurum,
Düşman kına yakmış gibi.
07.12.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yeşil Duygular
Durulur mu bilmem bulanık sular
Yer yer sarmalıyor beni pusular
İçimde bir sevinç belki ızdırap
Ruhuma fısıldar yeşil duygular
Ömer Ekinci Micingirt
Yetiş Efendim
Gönüller susamış aklım kördüğüm
Duygular figanda yetiş Efendim
Gaflette kalp gözü yoktur gördüğüm
Hasretim cemalin müthiş Efendim
Dünya sensiz kuyu bacası dardır
İnsanlık çıldırdı tahammül zordur
Davada zorlandık ümmetin hordur
Vicdanlar yanıyor ateş Efendim
Gözlerim sis duman yaralı yürek
Namazlar suç olmuş devrilmiş direk
İslam kabul ama namazsız gerek
Nemrutlar çoğaldı yetiş Efendim
Güller sensiz mahzun bülbül divane
Sokaklar çapkınca ruhlar virane
Cami ağlaşırken oynar meyhane
Bülbüllere yasak ötüş Efendim
2004 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yetiş Seccâdem
Bu bendeki ben'ler benden beter de;
Ne acı bir tespit gel de dinleme!
Bireysellik düştü bu büyük derde,
Korkarım ölmeden kor cehenneme.
Tedbir diye bir şey, unutmayınız,
Takdir götürür hem Emri Rıza'ya.
Belâyı besleyip uyutmayınız,
Yoksa ihânet bu kader kazaya.
İstikâmet belli, tek yol elbette,
Sonsuzluk var oluş yok oluş madem.
Sırayı bekliyor ecel nöbette,
Bu gün yine cuma yetiş seccâdem.
18.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yetiş Sükûnet
Hep aynı yerdeyim ümit ve ye'ste
Hayat bir imtihan eşyalar ayet
Arzu emellerim başka heveste
Uçup gidiyoruz her an nihayet
Ne söylesem bilmem yok O'na doğru
Heybem ve gözyaşım desem ki affet
Titrek yüreğimde başladı ağrı
Sokaklar zift gibi kapıda afet
Ruhumu emerek bir şeyler arar
Yarabbi ne olur aşkınla titret
O günde pişmanlık hem neye yarar
Bu şiir bitmeden hidayet lütfet
Keşke nağmeleri vuslata gebe
Gel onun ritmiyle yetiş sükûnet
Senin kitabında yoktur engebe
Masmavi gecede yeniden var et…
17.05.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yetiş Yiğidim
Sebil sebil kurbanlık,
Yetiş görsün insanlık.
Pakistan ve Açe'ye,
Her dile her lehçeye…
Yetiş yiğidim yetiş.
Sönmesin kömür gözler,
Et tatsın fersiz dizler,
Bayram etsin sineler,
Açe'li Emineler…
Yetiş yiğidim yetiş.
Verin dostlar sırdaşlar,
Verin nur olsun yaşlar,
Bayram sarsın her yeri,
Dağıt yeis kederi,
Yetiş yiğidim yetiş.
Var mı vuslat çilesiz,
Samimi ve hilesiz,
Ver kurbanın ver seyret,
Geç olmasın ha gayret,
Yetiş yiğidim yetiş.
06.01.2005 Bursa
Kurban Bayramınızı ve cumanızı tebrik eder Rabb-i Rahimden tüm insanlığın bilhassa bu
karakışta evsiz yaslı gözü yaşlı ve yaralı Pakistan halkının ve diğer kardeşlerimizin imdadına
bizlerin yetişmesini nasip etsin. "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" reçetesine uyup "
Şad Edelim Bayramı"…
Ömer Ekinci Micingirt
Yığın Yığın
Neredeyse baş tacı
Çıplaklığın utancı
Bizden bize yabancı
Çam devirir pervazsız
Yalanım yok her türü
Yığın yığın bir sürü
Cehennemden ötürü
Ozan olmuşum sazsız
Yalnızlığım beni yer
Kime dönsem deli der
Akşam sabah gidenler
Unutulmuş vaazsız
Sus be adam ben hürüm
Kıstassız düşünürüm
Parça parça ölürüm
Tevbesiz ve niyazsız
31.10.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yıka Gözlerinle
Gökte bulut gibi, yerde dupduru,
Kılıçtan keskinsin ve kıldan ince.
Sen hep ağlamaklı bense kupkuru,
Bana ölümü ver, ölmeden önce
Sonra mahsun mahun çağırana bak,
Birlikte yıkasın, pak tenimizi.
Hissiz duygularla ağlaşsın sokak,
Hırsızlar yıkasın bedenimizi.
Kefenin içinde, sarıl sar bırak,
Fırsat melekleri gelmeden önce…
Yıka gözlerinle öp ıslanarak;
Bana son kez dokun haber gelince!
21.08.2011 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yıldızlar
Yaşamın ziyneti,nurlu yıldızlar;
Allahın bir lütfü değil mi kızlar?
Ruhu ve benliği vurgun şefkate;
Onlarla raks keder, gece gündüzler.
02.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yitiğim
Benzersiz realite, tüllenir ara ara,
Bu öyle bir güzel ki bahar verir bahara.
Dökülecek bak yine derdimin huzmeleri,
Ona Leyla dedirten, gözyaşı hızmaları…
Sancılı günlerdeyim, oldukça doludizgin,
O benden de perişan, o benden daha üzgün
Ey yitiğimin ruhu, saba es sen ıraktan,
Vuslatın işvesiyle kâinattan topraktan…
Sen içimde teberrük, eski hatıra gibi,
Sükûnumun mayası sen gönlümün edibi…
27.07.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yitik Yâr
Baş tacıdır ne verse,
Gülümserim rengiyle.
Vuslat derim severse;
Bir bahar ahengiyle…
Gam keder yaş silinir,
Mest eder beni yer yer.
Söz edepte bilinir,
Sükût altınsa eğer.
Ruhum yine tümsekte,
Pek zorluyor bedeni.
Yitik yâr pek yüksekte,
Göğe vuruyor beni.
11.03.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yitirilmiş Mâzi
Çırılçıplak İslam halife yersiz
Yitirilmiş mâzi yalanlar sırdı
Ulema türedi dinden habersiz
Viskiye vurdukça dini ısırdı
Filistin Çeçenya Türkistan Kırım
Kahpeler kol gezer artık sen yoksun
Aklıma vurdukça köz bırakırım
Biri gelip bunu zihnime soksun
Ejderhalar misli ölü yuttular
Ben kimim unuttum ah Malazgirt ah
İrtica yaftası çok uyuttular
Haramiler bastı düzeni eyvah
Maziye küfretti çağdaşlık diye
Zülüm yığın yığın iktidar tekti
Kesti kelleleri etti terbiye
Zamane şefleri nifak kin ekti
Peki ey müslüman sen neyin nesi
Hesabı iyi yap akşam olmakta
Bu mu insanlığın yol hikâyesi
Hadi be kaygısız zaman dolmakta
Yine ağlamaklı ne arıyorum
Acanslar silindi moda göründü
Arada silkinip yalvarıyorum.
Müslüman gözümde gedâ göründü
İsminde Hüseyin ismi var ama
Siyonist düdüğü çalıyor hayret
Vicdan paramparça sattı Obama
Cellât edasıyla restini seyret
Yok pişmanlık yine dönüp baksana
Zulmü izliyorum gözlerimde nem
Tüm yirmi dört saat gam keder bana
Bir de Barak çıktı canı cehennem!
19.11.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yobaz
Yobaz
Her namaz kılanı yobaz belleyen
Fosilleşmiş kula bilmem ne desem
Dalkavuk zengine kuyruk sallayan
Haramzade dile bilmem ne desem
Aslan kesilmiş it eksiği yele
Kulluğun adını koymuştur köle
Sattılar ülkeyi verdiler sele
Bütçe cebe zula bilmem ne desem
Ruhu dünden ölmüş neresi diri
Meymenetsiz desem akıyor kiri
Dinlemez sözümü kızar serseri
Hak bilmez bu kula bilmem ne desem
Ecel kapısına geldiği zaman
Azrail kılıcı çaldığı zaman
Salyası kefene dolduğu zaman
Kıpkızıl bu lala bilmem ne desem
11.10 2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yokluğun
Bir başka senfoni ruhum derince
Sıkıyor yokluğun irkiliyorum
Tül gibi yüreğim inceden ince
Bendeki azabı ben biliyorum
14.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yolcu
Gönlüm buruk gözlerim yaş
Bilmem nere gidiyorum,
Sinem kebap alev ateş,
O diyara gidiyorum.
Kelp nefsime güvenemem,
Amel nedir övünemem,
Yolun sonu dövünemem,
Pür biçare gidiyorum.
Uyan uyan, uyanmadım,
Takva ile boyanmadın,
Sabretmedim, dayanmadım,
Dura dura gidiyorum.
Kalbim paslı yeremedim,
Ruhum hasta göremedim,
Beni bana soramadım,
Battım kire gidiyorum.
Erenlerle olamadım,
Dergâhlara dalamadım,
Bakarkörüm bulamadım,
Acep nere gidiyorum.
Yunus gibi yüzemedim,
Şair oldum yazamadım,
Basiret yok sezemedim,
Ahu zara gidiyorum.
Mevt olmuşum mevt giderken,
Ecel gelmiş derim erken,
Nerde ihlâs Allah derken,
Sanki nara gidiyorum.
Ben kendime gelemedim,
Bitti oyun bilemedim,
Yaşayarak ölemedim,
Geldim gora gidiyorum.
Hazan bahar yaslı güzler,
Kan ağlıyor dertli gözler,
Kınadılar görgüsüzler,
Artık yara gidiyorum
Haydi, Ömer tövbe önce,
Nefs aynada görününce,
Aldı beni bir düşünce,
Belki nura gidiyorum.
Kimse bilmez melalimi,
Haram ettim helalimi,
Aldım sırta amelimi,
Ve huzura gidiyorum.
13.12.06 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yolcuyum
Perişan dünyamdan sonsuza doğru,
Bir tatlı rüyada yüzen yolcuyum.
Balçıktan cesedim Âdemden huyum,
Büründüm hülyama yürü ha yürü,
Perişan dünyamdan sonsuza doğru...
Gelenler gidiyor gör perde perde
Sessizce derinden hep yavaş yavaş,
Sıra sıra mermer bölük bölük taş,
Beşikten mezara sırlı bir oyun,
Gelenler gidiyor gör perde perde.
Ve ruhum inliyor gözlerimde yaş,
Ben tövbede buldum ulvi çaremi,
Affı, mağfireti, lütfü, keremi...
Feryadım kendime buğzum kendime,
Ve ruhum inliyor gözlerimde yaş.
12.07.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yollar
Bir yaslı akşamın karanlığında,
Gömüldüm adeta isli sulara.
Belki de zamanın sahanlığında,
Yol aldım çok erken, en duygulara.
Yolunu kaybetmiş bir mecnun gibi,
Koştular koştular koştular kullar.
Dereye dökülen yokuşun dibi
Yokuştu yokuştu yokuştu yollar.
12.10.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yorgun Yürek
Yorgun yürek gel arada hep söyle
Ara ara ses ver gelsin derinden
İçimdeki duygular mı bambaşka
Hissiyatın bana koşsun yerinden
Kime yazdım bu füsunlu şiiri
Mâtem gibi yüreğime koyulur
Yaprak yaprak rüzgârlarda her biri
Mevsim mevsim poyrazlarda duyulur
Ağlamaklı alıyorum hisleri
Tam bendesin içimdeki sene sor
Alıp versem hep hüzünlü sesleri
Nazlı duyguların benimle yaşar
21.12.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yöneliş
İnkâra teslim etme, yaşam iki hecedir,
Kimine sırlı oyun, kimine bilmecedir.
Ömer Ekinci Micingirt
Yular
Nicedir boynumda nefsin yuları
Sıyrıldım rengimden sabırla tuttum
Geceye bağladım gaf uykuları
Ben'imi benimle yuttukça yuttum
Tutarken ucundan döktüm satıra
Güfteyi terk etmiş gazelhan gibi
Yükledim yükümü bin bir katıra
Gel diyor korkarım gayyanın dibi
Tutsağım adeta yolun başında
Yaşlarım "keşke"ye sar yumak yumak
Kalk kimler gezinir asrın döşünde
Ey gafil gözlerim var mı uyumak
09.11.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yunus Emre
Senin yolun yolum, sende sadakat,
Selam sana selam! Selam Yunusum.
Hoşgörün tüllenir, yolun hakikat,
Sineler tüllensin, gülsün Yunusum.
Sırtlanlaşmış asır Hak'la çatışır,
Vuslat ister gönlüm, yanar tutuşur,
Bülbül güle hasret gülsüz ötüşür,
Sensiz gülü neylim, solsun Yunusum.
Şükür bu ramazan, yıkıldı kasvet,
Sarıçiçek açmış yoluna davet,
Nurlandı semâvat söndü adavet,
Bana da râyiha dolsun Yunusum.
Teravih huşulu, fitre toplanır,
Melekler pür edep sevap katlanır,
Bir yıllık hesabım bak hesaplanır,
Hesabım sağ elden gelsin Yunusum.
Ömer'in rüyası Yunus yolundur,
Yunusun mesajı Hak'la doludur,
Yunus da Ömer de Hakk'ın kuludur,
Ölümüm Hak yoldan olsun Yunusum.
13.10.2005 - Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yurdabak
Yas verdi gönüllere,dostlarından tanırdım,
Zıtlıkların ritmiyle hele dön bir yurda bak.
Değerin ötesinde,imrenir kıskanırdım,
Hakikatin yolunda hür sedaydı Yurdabak.
10.01.2008 Bursa
___________Edebiyat ve Kültür Abidesi Hüseyin YURDABAK Hakk'a yürüdü...
Ömer Ekinci Micingirt
Yusuf Yüzlü
Başlangıcı ölüm sağar her ayın,
Yine bugün bana başka hâl oldu.
Deyin deli pek muteber yapmayın,
Acılarım azdı mısra bol oldu.
Bize şiir yazdım bizden bihaber,
Sevda pişiririm közden bihaber,
Kısır bir nesil ki özden bihaber,
Yusuf yüzlü yavrularım el oldu.
Yaban oldu hâyellerim virane,
Konuşsam ağlasam sussam ne çare,
Kime ne yanmışım ateş çıra ne,
Hatıralar biriktirdim kül oldu.
20.01.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yusuf'un
Beni âşık edip; yaram deşmeyi,
Sevda kazanında yanıp pişmeyi,
Bilir misin sabrı, aşka düşmeyi
Yusuf'un sabrından bana da gönder.
21.01.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yuttu
Malum düzen kuruldu herkes bir köşe tuttu,
Melun şeytana inad, gelen bizi uyuttu.
Şahadetsiz bir hücum magazin ve irtica!
Biz şubata koşarken onlar hamutla yuttu.
05.05.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yüreğin Ver
Güz yüreğim sende açtı baharı
İçine sığmayan bir koruk tayım
Kimden kaptım hiç sönmeyen bu harı
Hem sende kendimi aramaktayım
Hüzün ikliminde gel sen hoş olur
Ruhum doğar bahar olur kış olur
Elin tutsam taşlar erir tuş olur
Yüreğin ver yüreğimde tutayım
07.04.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yürek Sesi
Şu şiir bahçesinde, ektiğim yürek sesi,
Vâkti geçmiş mısralar, beni hep benden alır.
Zemheri sıcağında, yalnızlıklar ertesi,
Uzayıp giden gece, büzülüp bende kalır.
Duygunun lodosuyla ara ara eserim,
Sabahsız gündüzlerim hecenin omuzunda.
Ölümleri toplarım, ölçer biçer keserim,
Tepesine binerim nefs denen domuzunda!
23.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yürü
Geçiciye değil gerçeğe yürü,
Ölüdür mürtedin kölesi hürü.
Ölü bedenleri hem kim diriltir;
Kimin eseridir İslâm kültürü!
31.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yürüyüş
Mor mevsim bekledim gözleri ela,
Ve kime rastladım her yanı titrek.
Kul azmaz ise gelmezmiş bela,
Belki de mezarda gelir engerek.
Gittiğim yollarım Haktır ve gerçek,
Bu kutlu yürüyüş sonsuza eriş.
Diriliş filizi söktü sökecek,
Öteyi duyunca coştu yalvarış...
21.01.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yüzlerinden Kir Akar
Kapıldık bir rüzgâra gidiyoruz boşlukta,
Bilmemki hem ne desem? Kafam karmakarışık.
Basın arsızdan olmuş, küfür kusar her nokta,
Kutsallara saldırır, Firavunla barışık.
Derindir hicranlarım, ümitvarım felekten,
Heba oldu bir nesil, geçirildik elekten,
Kan damlıyor içime, kaygım var gelecekten,
Oynanan aynı filim, deyyus buna alışık.
Uyan,silkin be adam! Hortladı bak hortlaklar,
Hem sağcıdır hem solcu,hınzırcadır laklaklar,
Yüzlerinden kir akar, irfan bilmez ahmaklar,
Bukalemun cinsinden, namussuz ve yılışık…
21.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Yüzün Döküle
İster konuş, ister sus,
Sırla el ele verdim.
Gül gülümle mukaddes,
İsmini güle verdim.
Her lahza hasret çekmek,
Tükendim ben vesselam.
Aşk yaraya tuz, ekmek,
Ben beni sele verdim.
Nam, nişan güle güle,
Kendimi yere serdim.
Bensiz yüzün döküle,
Ruhumu bile verdim
31.05.09 Bursa
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş