Şiirler - Y

Ö Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt
0 Altın Yaprak
Ya Bâkî entel Bâkî Hesapsız ızdıraplar, ene ene demekten, Var mıdır telafisi, yılgınlıklar erken mi? Yaşamayı unuttum, eceli beklemekten; Kıble aşk yönelişler, ölüme yatarken mi? Tenha gecelerim de, amel rızayı sordu, Söz etmeyi bırakıp, emr-i rızaya durdum. Sınırsızlık at başı, şirk beni zorluyordu; Yusuf'u hatırlayıp, aşka uyanıyordum. Hayaller ve gerçekler, göz odur ki sil baştan, Anlayamadıklarım, hiçi görene ayan. Muhakemem dağınık, kavrıyorum yavaştan, Ya Bâkî entel Bâkî zikrimi noktalayan… 18.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ya Hayy Her yer tefekküre koşar bu ayda Hakkın seslenişi yer gök Hayy Hay'da Ve "Hayy" diyebilmek feragat ister Bedbahtsam gafilsem körsem ne fayda 20.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ya Rab Ey yokluktan var eden, biz kaygısız deliyiz, Şaşkın şevksiz gayesiz, küpesiz küpeliyiz… Nefsimizin elinde, bilmem nasıl kulmuşuz, Ve basiret kör olmuş ne idik ne olmuşuz. Ahvalimiz perişan Müslüman'dır adımız, Beşeriz günahkârız, tövbedir muradımız. Bu keşmekeş içinde Ya Rab senden inayet, Sen Gafursun Sen Hadi, Rabbim Senden hidayet. 11.04.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaban Sahile bir adım dizili şarap, Boğayla bakışır sarhoş Garnie, Şişeler bezenmiş gönüller harap, İsmiyle cismiyle yaban Garnie. Yemek mi meze mi her şey curcuna, Görünüş ihtişam içi çok fena, Encamın karanlık ne desem sana, Umutlar kokuşmuş çıban Garnie. Sevmedi garnie bizleri tabi, Barmen büklüm büklüm, gariban sabi, Buyur der efendim nazik hitabı, Akıttın gencime veban Garnie. Kadıköy Kadıköy sitemim sana, Dön bir maziye bak bir de vicdana, Zor olur hesabın vallah Yezdan'a, Olmuşsun gençliğe kapan Garnie. Kahreder zıtlıklar eylerim beyan, Katletmiş kültürü akıla ziyan, Şaşırdım sarsıldım Allaha ayan, Hicrandır yaydığın hicran Garnie. Konuştu Binatlı edepti sesi, Titredi Garnie var mı ötesi, Yeisle gerildi kafamın tası, Simsiyah şişeler zeban Garnie. Gönül dostlarımla sanki bir rüya, Ne gösteriş vardı ne de bir riya, Çok yabancısın sen şanlı maziye Ve olamazsın sen mekân Garnie. Şiirle şahlandı "Edip Kalemler" Nur saçtı bakışlar bitti elemler, İrfan deryasıydı Ömer gelenler, Neye hizmet kime çaban Garnie? 19.12.2005 Bursa / Garnie- Kadıköy Garnie- Kadıköy 18.12 2005 tarihinde Kadıköy Garnie Restaurant Cafebar şairler toplantısında tüm katılan şair dostlarıma saygılarımı sunarım. Boğa heykeliyle bakışan Garnie Restaurant Cafebar'a değil ama içindeki görevlilere de teşekkür eder ülkemizin en güzide yerlerini yabancı isimlerle ve yabancı kültürlerle adeta yabancılaştığını hicranla yaşayarak tekrar hatırlatır saygılar sunarım… Ömer Ekinci Micingirt Yaban Arısı Nesilleri köksüz köpek sürüsü Kime ne anlatsam bizden birisi (!) Bir çirkef ki sorma kökünden cüda Yerli bal yapar mı yaban arısı! 18.08.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yabancı Ben tarihe uzak… Tarih bana yad, Hangimiz yabancı kalk hele ecdat. 29.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yağlı Sicim Düşündüm hamalı, yağlı sicimle Tükeniş başladı bütün gücümle Kurtuluş tek hitap, işte o cümle Sen affedicisin, affı seversin... 15.02.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yağmur Her taraf sebil sebil Yağmur geldi coşarak Râhmet pınarındandır Yudum yudum düşerek Yer gök rayiha kokar Solukları eşerek Cennet gibi yeşerdi Çoraklara koşarak Yıkandı günahlarım Gözyaşımla pişerek Vuslata erdi toprak Yağmurla karışarak Can verdi damar damar Rüzgâra dalaşarak Bülbüller ötüşüyor Güllere barışarak Aval aval bakıyor Ömer buna şaşarak Ne var ki şaşılacak Gör perdeyi aşarak 22.11.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yağmur Gibi Geceme eser mi târifsiz rüzgâr, Tedbir ve takdirler gerçekte denge. Dirilten çeşmeler tasavvufta var, Senide kaptırdım aynı âhenge. Sen bana vakıfsın ondandır yağman, Aynen yağmur gibi sırtımdan öptün. Zamana sarıldın her şeye rağmen, Yıkanmış vadide yeşil köpüktün. 09.12.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yak Gözlerinle Ejderhalar sarar sensiz beni can Zaman unutulur yalnız seninle Cezbeler okurum koyu heyecan Dizine bağlayıp yak gözlerinle Sükûn gamzeleri karşında durdum Istırap hep beni uğurlamakta Muhabbet koklayıp hep seni sordum Kendime geleyim bir defa bak da 20.03.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yalan Dinleyin kardeşler, tarif edeyim Yiğidi överek göçürür yalan Köpükten ihtişam başka ne deyim Mahşerde gayyaya uçurur yalan Şeytanın silahı münafık hali Hep şerden hoşlanır ballıdır dili Diken göstermektir güzelim gülü Günbegün salyalar kaçırır yalan Yalan müflis eder ağayı beyi Sonunda cefa var yakar yüreği Yassıdan sonra mevt, düşer direği Bacayı boğaza geçirir yalan Yalan cemiyette mekân bulmuşsa Doğru yalan, yalan doğru olmuşsa Şöhretle iç içe kalbe girmişse Hayatın zehrini içirir yalan Ömer Ekinci Micingirt Yalnızlık Mevsimin akışı içime sindi İzdırap zamana benimle indi Aşk değil heceler tek saltanatım Vurmayla yok olmaz yokluğun bendi 13.12.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yalvardım Sözlerim taş gibi yüreğim yufka Basit görmeyiniz olmasam dâhi Dört yanım yaş olur bakınca ufka Ne zor bir ihânet ifşa vallâhi Bilmem yüzümdeki perde ne demek İfade istemem başka tarif et Boynumu titretir yakasız gömlek İki ayrı yerde olmak mârifet Dinle seslenişi kalk dedi namaz Hesabın vasfına yatarken vardım Her şeye rağmen hâlâ anlamaz Ancak ve sadece sustum yalvardım 22.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yandı Züleyha Çölün ortasında Yusuf bir vaha, Görünce cemali yandı Züleyha. İffetin reddeden cazibesiyle, Sığındı vuslata zindan aşk ceza. 07.05.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yangın Çığlıkları Azgın rüyalarım geceyi deler Sükûtun sesleri farkı yok oktan Etrafa bakınca gövdem sendeler Sapsarı pörsümüş gözlerim çoktan Tasvire demeyin bu neyin nesi Ben sizden biriyim benzerim size Budala etmiştir zaman züppesi Şiirler yazarım gece gündüze Sebepsiz hüzünler sürdüm dilime İhtiyar vakitler toplarım yer yer Söz yamyam yavrusu, ağır kelime Nedense kavimler aklıma eser Sayfalar dolusu anlatsam bile Meramım karışık öteden yana Ehemmiyet anlat gel de câhile Kös kös muallâkta yatan yatana Kahpe sokağında iffet ar ara Çalım şuh, azıya almıştır gemi Yangın çığlıkları bendeki nâra Puştlara ayırdım bütün gecemi 05.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yanık Hüzün İçime dökülür ruhun anbean Kahreden sessizlik başlar feryada Hislerin söktüğü şeydi haykıran Mest eden çehrenle yetiş imdada Bir tatlı tebessüm uzun uzun bak Gözlerin içine kendimi saldım Bahtımı büyüle yazgıyı bırak Düşlerin düşledim hep kalakaldım Şiir yüreğime hece hece git Yanık hüzün sarmış yine her yanı Belki bir tevekkül belki de ümit Aşkın defterine kaydet bu anı 30.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yanış Benlikteysen sabır gerek buyurmuş Sabırsızlar basitlikte uyurmuş Hakkın dersi aşk oduyla yanıştır Yananlara gerçek sırrı duyurmuş 10.10.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yapayalnız Sensiz yine yaslanmışım bir dağa, Senin ile sen-ben yazdım yaprağa. Yapayalnız rüya bu ya ikimiz, Sığınmışım Veysel gibi toprağa. 30.12.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yâr Ne kadar samimi hakikatsin yâr Gözyaşı peyledin sen benim için Hasret sütunları senden yadigâr Mor türkü söyledin hem benim için Yorgun gecelerde ateş hârımsın Ellerin elimde helal yârimsin Vuslata efsunlu sitemkârımsın Ahuzâr eyledin dem benim için Ne kadar muhtacım canım demeye Masum bir iltifat nağme nağmeye Gözlerim al götür gülümsemeye Sen beni neyledin can benim için 21.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yâr Yâr zülfüne yaş dökerek Çisil çisil süzülüyor İltifat et hem ne gerek Bak dizlerim çözülüyor Aşk yaşların akışında Sonsuzluk var bakışında Üç heceyim nakışında Buram buram seziliyor Kement attım ay yıldıza Mevsim döndü sanki bize Gel sahip çık gönlümüze Bestelerim köz oluyor Leyla Mecnunu arattı Kerem Aslıyı sır etti Aşk ve vuslat nere gitti Desem de kem söz oluyor Ben yolcuyum ben seferi Hakka bırak her şey gri Ay parçası sen bir peri Ne söylesem az oluyor 09.07.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yâr Benim Uludağın yamacına yaslanan Yeşil gözlü sarı saçlı yâr benim Gözyaşımın huzmesinde ıslanan Gamzelerde gölgelenen hâr benim Uzağında yakınına varmışım Ufuktaki belirlenen zor benim Feda olsun ömrüm ona kardeşim Mecnun kimmiş, ateş alev kor benim 13.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yâr Nerdesin Senle doldu aşkın bendi Neredesin çok özledim Efkârlandım ruhum dindi Neredesin çok özledim Çok özledim yâr nerdesin Tükenmiyor günüm ayım Tütüyorum dumandayım Boşluktayım zindandayım Neredesin çok özledim Çok özledim yâr nerdesin Tükendikçe var görüldüm Ruhum mahpus hür görüldüm Mavi yeşil mor görüldüm Neredesin çok özledim Çok özledim yâr nerdesin Koşuyorum aşk iline Kurban olam hoş diline Ruhum değdi menziline Neredesin çok özledim Çok özledim yâr nerdesin Senle geldi yaş gözüme Hiç katmışım çok azıma Düğümlendi boğazıma Neredesin çok özledim Çok özledim yâr nerdesin 07.02.13 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yâr Renkler Gönlüme hissiyat, hislerin yer yer, Sendeki yâr renkler ben'i de geçer. Sensiz bir başkayım sana bürünmüş Sen heceliyorum, sensiz derbeder. 14.04.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaralanırım Uludağ misali içimin hârı Yüreğim fırtına, zâr zâr sürükler Peşimden koşuyor azap çınarı Garibe vurdukça vay başıma der Hâyanın rengine yüzüm değince Bedenim kül olur ruhum eritir Yalnızlık yaklaşır inceden ince Sarar beni sürüm sürüm sürütür Ben hep hakikate vardım varalı Nedense kalbimden yaralanırım Hakk'ın takdirine hesap soralı Hatayı orada yaptım sanırım 12.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaralı Çocuk Alev alev ateş yağdı ardından Çölde açan bir sahipsiz gül gibi Bülbül ötmez ağlar gezer derdinden Hak yolunda seyre çıkmış kul gibi Sar beni yarana yaralı çocuk Filistin Gazzeli Hirali çocuk Ümit korku kan kırmızı yerlerde Bakışların erendeki hal gibi İntifada gözü şehla erlerde Solukların Yed-i Beyza el gibi Mescid-i Aksa`da kevserli suyun Doğuştan besteli çileli neyin Zulmetleri derdest eden ahenkle Uçup gittin bir yabancı el gibi Nemrut Musa sürer gider bu cenkle Umum İslam sağır dilsiz lal gibi Taş attın ard arda apansız ümid Affet bizi affet ey Nesl-i Cedid 03.01.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yargıçlar Kırılacak bu kalem, Sus diyor sus darp eden! Yasa kanun bir alem, Milletiyle harbeden. Meclis nedir seçmen kim! Yargıçlar var nitekim. Bilmem başka ne desem, İfşa oldu harbiden. Zikzaklar ve heceler, Sinsice neler neler... Boy boy yedi cüceler, Şak şak kaldı birde ben! Mülk devrildi hiç yoktan Kurtulduk mu gerçekten Ah yüklendik sokaktan Affeylesin var eden. Sabah akşam gündüzün, Hep gözyaşı hep hüzün, Yazın kalemler yazın! Korkmuyoruz darbeden. Ömer Ekinci Micingirt Yarım Umut Sensiz zamanlar yaktım, ömrümün yollarına, Aşk şırıltılarıyla gözyaşıma geliver. Beklemeler eyvâllah, çöl olsam çöllerine, Çiğ dokunur dokunmaz, son kışıma geliver. Sen yağsa şehirlere sensizlik kan kusmakta, Çığlıkla sana koşsam, dilsiz oldum susmakta, Hasret izdüşümleri nefesimi kesmekte, Tenhalarda, gizlice, tek başıma geliver. Benimki naz mektubu, belki de yarım umut, Belki yürek yangını, nolur yüreğimden tut, Sensiz düşlerim sağır, sen bendeki hakikat Ey sevgili ey güzel, naaşıma geliver. 20.12.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaş Şu derenin ardından,çık tepeden sal, Gösterişsiz yaş gerek! Leyla'ya emsal. 21.08.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaş Elli Hep içime indirdim Kirpiklerden yaşımı Yüreğimde yandırdım Ayazımı kışımı Kış benle öbek öbek Sibirya'ya varmışım Zaman sessiz kelebek Kelebek ömrü yaşım İki büklüm yaş elli Hüzün sevinç hafakan Derunum zâr besbelli Buğu buğu heyecan 17.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaş Gibi Siz bana bakmayın yazım kış gibi, Uçsuz ve bucaksız sarp yokuş gibi. Zihnime aşk girer yer yer kudurur; Sıkmışım yumruğum bir ayyaş gibi. Öyleyse ben neyim kırık düş gibi, Sokakta tam tekmil bir berduş gibi… Tefekkür yalnızca yürekte vurur; Duyguya mahpusum gözde yaş gibi. 02.01.2012 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaşa Cehennem! Bir kirli kavgadır susmaz esirir, Manasız sözlerle söyletme beni. İnsafsız sineler çile ne bilir, Tufan yelken açmış batıyor gemi. Bilmem ki bu batış kimin vebali, Hedefe varmak mı ağır bu yükler, Cepheyi terk etmiş şaşkın ahali, Neyin sevdasında bizim büyükler! Ve ruhum sarsıldı içim burkuntu, Şakağımda ter gözlerimde nem, Kaldı mı ülkemde sırlı bir kuytu, Haykırdı pür hitap yaşa cehennem! 08.02.2007 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaşamadan Yaşlandık Derdim derin ufkum boş, Yaşamadan yaşlandık. İki ayak başıboş, Taşımadan yaşlandık. Düşman benlik ben bozuk, Ne tedbir var ne azık, İçim yanar pek yazık, Pişemeden yaşlandık. Medeniyet devrildi, Tarih göğe savruldu, Yön batıya çevrildi, Koşamadan yaşlandık. Mozart'tandır besteler, Kökümüzü kestiler, Vicdanları astılar, Şaşamadan yaşlandık. Bir gecelik yar oldu, Nikâh kıymak ar oldu, Vallah yaşam zor oldu, Yaşamadan yaşlandık. Ne at kaldı ne avrat, Ne mizan var ne sırat, Doğur doğurt yüzük at, Boşamadan yaşlandık. Nerde emek nerde ter, Bilmem Ömer ne ister, Çıban derin deş yeter, Deşemeden yaşlandık. 22.03.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaşlar Her şey O'nu anlatır her şey O'nun izinde; Yaşlar mercan dediler tevazu denizinde. 18.12.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaşlı Olunca Kamburlu arzuhâl bu başka vâha, Çok şey virân olur yaşlı olunca. Anıları bırak koş beytullaha, Hesap soran olur yaşlı olunca. Tüketir insanı günbegün her an, İzah zor devasa sevinç yok giryan, Zarif bedenlerle zamana gir yan, Vakit boran olur yaşlı olunca. Gölgesi yaklaştı, gölgesi kendim, Gurbet ellerinde yaş döken bendim, Karmaşık bir ömür geçti efendim, Ağır yaran olur yaşlı olunca. Varışlar birazda bağlıdır yaşa, Eceli kim bilir, tevbe de hâşâ, Dilim bir imtihan sözlerim maşa, Çare Kurân olur yaşlı olunca. Çınar bedenlere izahat kime, Hep laf kırıkları söz lime lime, Yüklenmeyin bana sorun hekime, Önde sıran olur yaşlı olunca. Desem ki yaşlılık bırak peşimi, Kime anlatayım takma dişimi, Yetimle paylaşsam helal aşımı, Akıl veren olur yaşlı olunca. Tevbe iksirinde tekrar doğalım, Sonsuza yaslanıp ümit sağalım, Berrak yağmur olup yağsak yağalım, İnsan eren olur yaşlı olunca. Geldi geçti bahar lakin güz oldu, Ömre doyamadık sanki az oldu, Bu ifade sitem oldu naz oldu, Sükût, gören olur yaşlı olunca. Kullukta liyâkat en büyük adım, Hep O'nun adıyla yaşlan üstadım, Galiba derdimi anlatamadım, Büyük tören olur yaşlı olunca. 08.03.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yattım Serine Ellerim pranga gözlerim yaya Bilmem ki nasıl bir yarıştayım ben Gözlerim gözüne kapayıncaya Seni seviyorum varıştayım ben Bir avuç hüznümü attım derine Gamsız mahallenin ta içlerine Dağıttım şiirler yattım serine Bugünler kendimle barıştayım ben Haziran ortası kar mı yağacak Birazdan ipekten yıldız doğacak Hepsi bana bana, bana yağacak Kendi kaderime erişteyim ben 02.02.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yaza Yaza Usandım İffet kazanı taştı Güzel seni, dost sandım. Ta hizana ulaştı, Yaza yaza usandım. Hayâ eder büyükler, Utançtan ağlayarak... Zor taşınır bu yükler, Yaş döküp çağlayarak. Bilmem ki kimin âhı, Figan arşa ulaştı. Nikâhsızlık silahı, Her köşeme bulaştı. Ve kelamlar desteksiz, Okumadan yoruldum. Baldır bacak eteksiz, Öldüm öldüm dirildim. Bunaldım ben bunaldım, Taşır mı be hür vicdan! Şaşırdım kalakaldım, Kahırdan suizandan. Bir tufan ki arkadaş! Gerçek mi? yoksa serap. Gönlüm hicran gözüm yaş, Helak eyleme Ya Rab. Fırlat oku Ekinci, Hedef karmakarışık. Ne ırkçıyım ne dinci, Ben Allah'la barışık... 28.04.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yazdıklarım Hayaletler gibi evim ocağım Cürmümü taşımaz kırık bacağım Bütün yazdıklarım hay huy bestesi Korkarım abdestsiz yutulacağım 01.06.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yedi Beyzâ Her sabahın mefkûresi gayesi Hikmet dolu intikaldir muhakkak Heybetlidir gören gözün payesi Aşk muhabbet şerbet baldır muhakkak Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda Sır deryası bin bir koldur muhakkak Ey muhterem benim âli kardeşim O sevgili Oda kuldur muhakkak Hele yaklaş benden deli kardeşim Yed-i Beyzâ Ona eldir muhakkak Her sabahın mefkûresi gayesi Hikmet dolu intikaldir muhakkak Aciz miskin sultan olsa kaç para Hami yoksa düşman boldur muhakkak Kati bil ki her ruh beşer biçare Bir gün sorar bu ne haldir muhakkak Ey muhterem benim âli kardeşim O sevgili Oda kuldur muhakkak Mezra mevsim iklim vakit kâinat Tılsım yüklü özel dildir muhakkak İrfan bilmez iblis kimmiş ne inat Hak ve batıl iki yoldur muhakkak Aciz miskin sultan olsa kaç para Hami yoksa düşman boldur muhakkak Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda Nur deryası bin bir koldur muhakkak Hilkat fıtrat hülasası imanda Ona vuslat ne güzeldir muhakkak Mezra mevsim iklim vakit kâinat Tılsım yüklü özel dildir muhakkak Nur ve zulmet birlikte cem olamaz Vahdet tevhit gayri züldür muhakkak Nergis zambak erguvan aşk bilemez Yanık beste gonca güldür muhakkak Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda Sır deryası bin bir koldur muhakkak 19.10.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yedi İklim Geçti Kıvrak sokaklarda, dolaştım durdum, Zanlarım pek nazlı, tefekküre aç. Kızgın asfaltlarda güç yürüyordum, Bedenim pek yorgun ruhum utangaç. Benim ki nefsanî ötesi bir iş, Nedense bu hâller bana çok garip. Gerçeğe perde mi, misal-i keşiş, Kırk kaç yıllık ömrüm benden muzdarip. Dürtülerim terk et derinden hu de, Ruhum kar altında ne bekliyorsun? Ümit peşindeysen On'suz beyhude, Yedi iklim geçti, emekliyorsun! 29.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yel alsın Yaş döken yürekle koş gel bin kere İsmimi hecele dokun el alsın İçten ağlamaklı söyle ezbere Cehenneme hâram bana helâlsin Taptaze duygular eser serince Şiir gibi yüzün mâna derince Bu başka balayı yan yeterince Sen belki de ateş yüzlü zülâlsin İçimi besliyor yeşil verâlar Ben i hep sitemkâr sözler yaralar Züleyha'nın aşkı günah mı arar Hicabı bilmeyen dili yel alsın 21.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yemyeşil İçimde esiyor sevda kıskacı, Vurdukça şafağı aydınlatıyor Bu defa bir başka kanattı acı Şu deli yüreğim küt küt atıyor Çehresi sihirli zülüfleri ter Tıpkı ceylan gibi titriyor zar zar Ezanın sesiyle kesildi rüzgâr Rüyanın buğusu bana yetiyor Dedim ya zümrütten sükût sarıyor Belki de o şimdi beni arıyor Bu eşsiz melodi huzur veriyor Yemyeşil hatıra hep ağlatıyor 24.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yemyeşil Geriye döndürelim, yemyeşil rüyaları, İhtimal gözlerini, istemem güyaları. Dörtlük deli gömleği, gözlerin kadar tatlı Biz bize seyredelim kanatlı hülyaları. 28.01.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yeniden Şahlanacak Ne sağcıyım ne de sol, "Birlik"tedir zişân yol, Sen vatanım! Sen sağ ol, Ezan vatan birde ben. Aynı vatan aynı din, Aynı tarih aynı şan, Ay yıldızdır yakışan, Şehit şâyan ezelden. Çanakkale'de yatan, Üç kınalı üç kurban, Şırnak, Rize ve Batman, Âlem hayran üç beden. Çok köpek var ürecek, Ve hainler görecek, Tek yürek hep sürecek, Ana vatan tek beden. Ubûdiyet tek gayem, Kurandandır hikâyem, Vicdanımdır sermayem, Bayrakta kan! Kan da ben. Diriliş perde perde, Sırt sırtayız seferde, Tarih yazar ilerde, Ömer kurban,kurban ben. 25.04.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yepyenilerim Zihnimi kör etmiş tur atıyorum, Takatim yettiği yere elbette! Hem neyi kaybettim aratıyorum, Yokluğun elemi enaniyette. Pes demem sükûtu yaşatacağım; Bilmem ki sen bunun farkında mısın? Kısmetse meluna taş atacağım, Yoksa hâla onun çarkında mısın? İzafi-göresel sütçüdeki su, Şiirlerim israf hece dilerim. Tasavvufta sevgi hakkın korkusu, Keşke havuzunda yepyenilerim. 25.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yeşerir Bir özlem var içimde Engin denizler aşar Güneş başka biçimde Dalga hep gece başlar Kim içimde tek şarkım Matemlenir yaralar Belki benim tek farkım Rengârenk makaralar Uludağ, Molla Arap Sarar gönlümde erir Mevsim bahar mı Ya Rab Sevdalarım yeşerir 20.04.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yeşil Yeşil, yapayalnız ürkek gadretti küflü asır Zelzeleler geçirdi hep bir ziyâ bırakmadan. Kupkuru bağrı renkleri hicrandan kuru hasır İlikleri yanmış kavruk kaput isli parkadan Yeşil kumda kayıp ölü, hülyalarda meşhet fil Yeşil fıtratında büyük, yeşil perişan sefil Zulmet ve nur kara-ak Yeşil uyuyan toprak… Mirasyedi ne gam ne dert filozof ilk hecesi Lal, kör, sağır ağzında şerbet ve başıboş bekleyiş Zelzeleler geçiriyor rütbesi derecesi… Yeşil garip yeşil mazlüm, çeşit çeşit tekleyiş Yeşil aşk mecnun divane, yeşil hutbe minberde Yeşil ağaç asker tabut teberrük münevverde Yeşil semada Burak Musikide son durak.. Gözü yaşlı genç ihtiyar, yeşil sarıktan sancak Yeşil şevk bir tatlı rüya yeşil şehit gaziler Ne muhteşem hakikat ki yaşayan bilir ancak Sarıkamış, Çanakkale kurşundan araziler Yeşil efsunlu musiki, yeşil apayrı mana Yeşil büyülü dönemeç mor pembe gül-i rana Bırak renkleri bırak Yeşil yakın sen ırak… Cennet kıyamet hakikat, yeşil nazenin vaha Yazım kışım ilkbaharım son güzümün sabahı… İklim mevsim deniz neşe, yeşil tekmil Allaha Yeryüzünün gözyaşları renklerin padişahı Yeşil ay yüzlü çilekeş ölümsüzlüğün rengi Yeşil bitmeyen bir beste her baharın ahengi Yeşil namus gâh bayrak Dön maziye dön bir bak! .. 10.07.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yeşil Alan Baykuş çıkmış öter yine, Karga leşi kapmış gibi, Şeytan çarpmış benzer cine, Haramzade tıkmış gibi. Yeşil alan der ki bura, Olmaz cami girsem gora, Kadıköy'de atar nara, Ak kaşıktan çıkmış gibi. Tilki gibi fitne dolu, Düşman eder sağı solu, Fikir bozuk ruhen ölü, İnsanlığı yıkmış gibi. Devlet benim der ki abi, Hem hırsızdır hem asabi, Ne hak bilir ne hesabı, Teraziyi yakmış gibi. Çıkar elbet bunun ahı, İrticadır son silahı, Kendi yobaz değil şahı, Sanki keşiş kokmuş gibi. Ömer gidiş kör uçurum, Nerde sahip hani kurum, Şevkim kırık yok huzurum, Düşman kına yakmış gibi. 07.12.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yeşil Duygular Durulur mu bilmem bulanık sular Yer yer sarmalıyor beni pusular İçimde bir sevinç belki ızdırap Ruhuma fısıldar yeşil duygular Ömer Ekinci Micingirt Yetiş Efendim Gönüller susamış aklım kördüğüm Duygular figanda yetiş Efendim Gaflette kalp gözü yoktur gördüğüm Hasretim cemalin müthiş Efendim Dünya sensiz kuyu bacası dardır İnsanlık çıldırdı tahammül zordur Davada zorlandık ümmetin hordur Vicdanlar yanıyor ateş Efendim Gözlerim sis duman yaralı yürek Namazlar suç olmuş devrilmiş direk İslam kabul ama namazsız gerek Nemrutlar çoğaldı yetiş Efendim Güller sensiz mahzun bülbül divane Sokaklar çapkınca ruhlar virane Cami ağlaşırken oynar meyhane Bülbüllere yasak ötüş Efendim 2004 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yetiş Seccâdem Bu bendeki ben'ler benden beter de; Ne acı bir tespit gel de dinleme! Bireysellik düştü bu büyük derde, Korkarım ölmeden kor cehenneme. Tedbir diye bir şey, unutmayınız, Takdir götürür hem Emri Rıza'ya. Belâyı besleyip uyutmayınız, Yoksa ihânet bu kader kazaya. İstikâmet belli, tek yol elbette, Sonsuzluk var oluş yok oluş madem. Sırayı bekliyor ecel nöbette, Bu gün yine cuma yetiş seccâdem. 18.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yetiş Sükûnet Hep aynı yerdeyim ümit ve ye'ste Hayat bir imtihan eşyalar ayet Arzu emellerim başka heveste Uçup gidiyoruz her an nihayet Ne söylesem bilmem yok O'na doğru Heybem ve gözyaşım desem ki affet Titrek yüreğimde başladı ağrı Sokaklar zift gibi kapıda afet Ruhumu emerek bir şeyler arar Yarabbi ne olur aşkınla titret O günde pişmanlık hem neye yarar Bu şiir bitmeden hidayet lütfet Keşke nağmeleri vuslata gebe Gel onun ritmiyle yetiş sükûnet Senin kitabında yoktur engebe Masmavi gecede yeniden var et… 17.05.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yetiş Yiğidim Sebil sebil kurbanlık, Yetiş görsün insanlık. Pakistan ve Açe'ye, Her dile her lehçeye… Yetiş yiğidim yetiş. Sönmesin kömür gözler, Et tatsın fersiz dizler, Bayram etsin sineler, Açe'li Emineler… Yetiş yiğidim yetiş. Verin dostlar sırdaşlar, Verin nur olsun yaşlar, Bayram sarsın her yeri, Dağıt yeis kederi, Yetiş yiğidim yetiş. Var mı vuslat çilesiz, Samimi ve hilesiz, Ver kurbanın ver seyret, Geç olmasın ha gayret, Yetiş yiğidim yetiş. 06.01.2005 Bursa Kurban Bayramınızı ve cumanızı tebrik eder Rabb-i Rahimden tüm insanlığın bilhassa bu karakışta evsiz yaslı gözü yaşlı ve yaralı Pakistan halkının ve diğer kardeşlerimizin imdadına bizlerin yetişmesini nasip etsin. "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" reçetesine uyup " Şad Edelim Bayramı"… Ömer Ekinci Micingirt Yığın Yığın Neredeyse baş tacı Çıplaklığın utancı Bizden bize yabancı Çam devirir pervazsız Yalanım yok her türü Yığın yığın bir sürü Cehennemden ötürü Ozan olmuşum sazsız Yalnızlığım beni yer Kime dönsem deli der Akşam sabah gidenler Unutulmuş vaazsız Sus be adam ben hürüm Kıstassız düşünürüm Parça parça ölürüm Tevbesiz ve niyazsız 31.10.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yıka Gözlerinle Gökte bulut gibi, yerde dupduru, Kılıçtan keskinsin ve kıldan ince. Sen hep ağlamaklı bense kupkuru, Bana ölümü ver, ölmeden önce Sonra mahsun mahun çağırana bak, Birlikte yıkasın, pak tenimizi. Hissiz duygularla ağlaşsın sokak, Hırsızlar yıkasın bedenimizi. Kefenin içinde, sarıl sar bırak, Fırsat melekleri gelmeden önce… Yıka gözlerinle öp ıslanarak; Bana son kez dokun haber gelince! 21.08.2011 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yıldızlar Yaşamın ziyneti,nurlu yıldızlar; Allahın bir lütfü değil mi kızlar? Ruhu ve benliği vurgun şefkate; Onlarla raks keder, gece gündüzler. 02.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yitiğim Benzersiz realite, tüllenir ara ara, Bu öyle bir güzel ki bahar verir bahara. Dökülecek bak yine derdimin huzmeleri, Ona Leyla dedirten, gözyaşı hızmaları… Sancılı günlerdeyim, oldukça doludizgin, O benden de perişan, o benden daha üzgün Ey yitiğimin ruhu, saba es sen ıraktan, Vuslatın işvesiyle kâinattan topraktan… Sen içimde teberrük, eski hatıra gibi, Sükûnumun mayası sen gönlümün edibi… 27.07.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yitik Yâr Baş tacıdır ne verse, Gülümserim rengiyle. Vuslat derim severse; Bir bahar ahengiyle… Gam keder yaş silinir, Mest eder beni yer yer. Söz edepte bilinir, Sükût altınsa eğer. Ruhum yine tümsekte, Pek zorluyor bedeni. Yitik yâr pek yüksekte, Göğe vuruyor beni. 11.03.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yitirilmiş Mâzi Çırılçıplak İslam halife yersiz Yitirilmiş mâzi yalanlar sırdı Ulema türedi dinden habersiz Viskiye vurdukça dini ısırdı Filistin Çeçenya Türkistan Kırım Kahpeler kol gezer artık sen yoksun Aklıma vurdukça köz bırakırım Biri gelip bunu zihnime soksun Ejderhalar misli ölü yuttular Ben kimim unuttum ah Malazgirt ah İrtica yaftası çok uyuttular Haramiler bastı düzeni eyvah Maziye küfretti çağdaşlık diye Zülüm yığın yığın iktidar tekti Kesti kelleleri etti terbiye Zamane şefleri nifak kin ekti Peki ey müslüman sen neyin nesi Hesabı iyi yap akşam olmakta Bu mu insanlığın yol hikâyesi Hadi be kaygısız zaman dolmakta Yine ağlamaklı ne arıyorum Acanslar silindi moda göründü Arada silkinip yalvarıyorum. Müslüman gözümde gedâ göründü İsminde Hüseyin ismi var ama Siyonist düdüğü çalıyor hayret Vicdan paramparça sattı Obama Cellât edasıyla restini seyret Yok pişmanlık yine dönüp baksana Zulmü izliyorum gözlerimde nem Tüm yirmi dört saat gam keder bana Bir de Barak çıktı canı cehennem! 19.11.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yobaz Yobaz Her namaz kılanı yobaz belleyen Fosilleşmiş kula bilmem ne desem Dalkavuk zengine kuyruk sallayan Haramzade dile bilmem ne desem Aslan kesilmiş it eksiği yele Kulluğun adını koymuştur köle Sattılar ülkeyi verdiler sele Bütçe cebe zula bilmem ne desem Ruhu dünden ölmüş neresi diri Meymenetsiz desem akıyor kiri Dinlemez sözümü kızar serseri Hak bilmez bu kula bilmem ne desem Ecel kapısına geldiği zaman Azrail kılıcı çaldığı zaman Salyası kefene dolduğu zaman Kıpkızıl bu lala bilmem ne desem 11.10 2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yokluğun Bir başka senfoni ruhum derince Sıkıyor yokluğun irkiliyorum Tül gibi yüreğim inceden ince Bendeki azabı ben biliyorum 14.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yolcu Gönlüm buruk gözlerim yaş Bilmem nere gidiyorum, Sinem kebap alev ateş, O diyara gidiyorum. Kelp nefsime güvenemem, Amel nedir övünemem, Yolun sonu dövünemem, Pür biçare gidiyorum. Uyan uyan, uyanmadım, Takva ile boyanmadın, Sabretmedim, dayanmadım, Dura dura gidiyorum. Kalbim paslı yeremedim, Ruhum hasta göremedim, Beni bana soramadım, Battım kire gidiyorum. Erenlerle olamadım, Dergâhlara dalamadım, Bakarkörüm bulamadım, Acep nere gidiyorum. Yunus gibi yüzemedim, Şair oldum yazamadım, Basiret yok sezemedim, Ahu zara gidiyorum. Mevt olmuşum mevt giderken, Ecel gelmiş derim erken, Nerde ihlâs Allah derken, Sanki nara gidiyorum. Ben kendime gelemedim, Bitti oyun bilemedim, Yaşayarak ölemedim, Geldim gora gidiyorum. Hazan bahar yaslı güzler, Kan ağlıyor dertli gözler, Kınadılar görgüsüzler, Artık yara gidiyorum Haydi, Ömer tövbe önce, Nefs aynada görününce, Aldı beni bir düşünce, Belki nura gidiyorum. Kimse bilmez melalimi, Haram ettim helalimi, Aldım sırta amelimi, Ve huzura gidiyorum. 13.12.06 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yolcuyum Perişan dünyamdan sonsuza doğru, Bir tatlı rüyada yüzen yolcuyum. Balçıktan cesedim Âdemden huyum, Büründüm hülyama yürü ha yürü, Perişan dünyamdan sonsuza doğru... Gelenler gidiyor gör perde perde Sessizce derinden hep yavaş yavaş, Sıra sıra mermer bölük bölük taş, Beşikten mezara sırlı bir oyun, Gelenler gidiyor gör perde perde. Ve ruhum inliyor gözlerimde yaş, Ben tövbede buldum ulvi çaremi, Affı, mağfireti, lütfü, keremi... Feryadım kendime buğzum kendime, Ve ruhum inliyor gözlerimde yaş. 12.07.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yollar Bir yaslı akşamın karanlığında, Gömüldüm adeta isli sulara. Belki de zamanın sahanlığında, Yol aldım çok erken, en duygulara. Yolunu kaybetmiş bir mecnun gibi, Koştular koştular koştular kullar. Dereye dökülen yokuşun dibi Yokuştu yokuştu yokuştu yollar. 12.10.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yorgun Yürek Yorgun yürek gel arada hep söyle Ara ara ses ver gelsin derinden İçimdeki duygular mı bambaşka Hissiyatın bana koşsun yerinden Kime yazdım bu füsunlu şiiri Mâtem gibi yüreğime koyulur Yaprak yaprak rüzgârlarda her biri Mevsim mevsim poyrazlarda duyulur Ağlamaklı alıyorum hisleri Tam bendesin içimdeki sene sor Alıp versem hep hüzünlü sesleri Nazlı duyguların benimle yaşar 21.12.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yöneliş İnkâra teslim etme, yaşam iki hecedir, Kimine sırlı oyun, kimine bilmecedir. Ömer Ekinci Micingirt Yular Nicedir boynumda nefsin yuları Sıyrıldım rengimden sabırla tuttum Geceye bağladım gaf uykuları Ben'imi benimle yuttukça yuttum Tutarken ucundan döktüm satıra Güfteyi terk etmiş gazelhan gibi Yükledim yükümü bin bir katıra Gel diyor korkarım gayyanın dibi Tutsağım adeta yolun başında Yaşlarım "keşke"ye sar yumak yumak Kalk kimler gezinir asrın döşünde Ey gafil gözlerim var mı uyumak 09.11.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yunus Emre Senin yolun yolum, sende sadakat, Selam sana selam! Selam Yunusum. Hoşgörün tüllenir, yolun hakikat, Sineler tüllensin, gülsün Yunusum. Sırtlanlaşmış asır Hak'la çatışır, Vuslat ister gönlüm, yanar tutuşur, Bülbül güle hasret gülsüz ötüşür, Sensiz gülü neylim, solsun Yunusum. Şükür bu ramazan, yıkıldı kasvet, Sarıçiçek açmış yoluna davet, Nurlandı semâvat söndü adavet, Bana da râyiha dolsun Yunusum. Teravih huşulu, fitre toplanır, Melekler pür edep sevap katlanır, Bir yıllık hesabım bak hesaplanır, Hesabım sağ elden gelsin Yunusum. Ömer'in rüyası Yunus yolundur, Yunusun mesajı Hak'la doludur, Yunus da Ömer de Hakk'ın kuludur, Ölümüm Hak yoldan olsun Yunusum. 13.10.2005 - Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yurdabak Yas verdi gönüllere,dostlarından tanırdım, Zıtlıkların ritmiyle hele dön bir yurda bak. Değerin ötesinde,imrenir kıskanırdım, Hakikatin yolunda hür sedaydı Yurdabak. 10.01.2008 Bursa ___________Edebiyat ve Kültür Abidesi Hüseyin YURDABAK Hakk'a yürüdü... Ömer Ekinci Micingirt Yusuf Yüzlü Başlangıcı ölüm sağar her ayın, Yine bugün bana başka hâl oldu. Deyin deli pek muteber yapmayın, Acılarım azdı mısra bol oldu. Bize şiir yazdım bizden bihaber, Sevda pişiririm közden bihaber, Kısır bir nesil ki özden bihaber, Yusuf yüzlü yavrularım el oldu. Yaban oldu hâyellerim virane, Konuşsam ağlasam sussam ne çare, Kime ne yanmışım ateş çıra ne, Hatıralar biriktirdim kül oldu. 20.01.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yusuf'un Beni âşık edip; yaram deşmeyi, Sevda kazanında yanıp pişmeyi, Bilir misin sabrı, aşka düşmeyi Yusuf'un sabrından bana da gönder. 21.01.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yuttu Malum düzen kuruldu herkes bir köşe tuttu, Melun şeytana inad, gelen bizi uyuttu. Şahadetsiz bir hücum magazin ve irtica! Biz şubata koşarken onlar hamutla yuttu. 05.05.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yüreğin Ver Güz yüreğim sende açtı baharı İçine sığmayan bir koruk tayım Kimden kaptım hiç sönmeyen bu harı Hem sende kendimi aramaktayım Hüzün ikliminde gel sen hoş olur Ruhum doğar bahar olur kış olur Elin tutsam taşlar erir tuş olur Yüreğin ver yüreğimde tutayım 07.04.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yürek Sesi Şu şiir bahçesinde, ektiğim yürek sesi, Vâkti geçmiş mısralar, beni hep benden alır. Zemheri sıcağında, yalnızlıklar ertesi, Uzayıp giden gece, büzülüp bende kalır. Duygunun lodosuyla ara ara eserim, Sabahsız gündüzlerim hecenin omuzunda. Ölümleri toplarım, ölçer biçer keserim, Tepesine binerim nefs denen domuzunda! 23.12.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yürü Geçiciye değil gerçeğe yürü, Ölüdür mürtedin kölesi hürü. Ölü bedenleri hem kim diriltir; Kimin eseridir İslâm kültürü! 31.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yürüyüş Mor mevsim bekledim gözleri ela, Ve kime rastladım her yanı titrek. Kul azmaz ise gelmezmiş bela, Belki de mezarda gelir engerek. Gittiğim yollarım Haktır ve gerçek, Bu kutlu yürüyüş sonsuza eriş. Diriliş filizi söktü sökecek, Öteyi duyunca coştu yalvarış... 21.01.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yüzlerinden Kir Akar Kapıldık bir rüzgâra gidiyoruz boşlukta, Bilmemki hem ne desem? Kafam karmakarışık. Basın arsızdan olmuş, küfür kusar her nokta, Kutsallara saldırır, Firavunla barışık. Derindir hicranlarım, ümitvarım felekten, Heba oldu bir nesil, geçirildik elekten, Kan damlıyor içime, kaygım var gelecekten, Oynanan aynı filim, deyyus buna alışık. Uyan,silkin be adam! Hortladı bak hortlaklar, Hem sağcıdır hem solcu,hınzırcadır laklaklar, Yüzlerinden kir akar, irfan bilmez ahmaklar, Bukalemun cinsinden, namussuz ve yılışık… 21.04.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Yüzün Döküle İster konuş, ister sus, Sırla el ele verdim. Gül gülümle mukaddes, İsmini güle verdim. Her lahza hasret çekmek, Tükendim ben vesselam. Aşk yaraya tuz, ekmek, Ben beni sele verdim. Nam, nişan güle güle, Kendimi yere serdim. Bensiz yüzün döküle, Ruhumu bile verdim 31.05.09 Bursa

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.