İç Erenköy

N Necdet Evliyagil Necdet Evliyagil
0 Altın Yaprak
Yaprak dökümü, İçerenköy’de Seninle güzel, Eylül’lerde - Ekim’lerde Yaprağın ölümü, Ve yaşantımızdaki düğümü, Gezinir tüm anılarımda El - el.. Yaprak Dalında yeşilken, Ve üstelik Bir de İçerenköy’deyken, Sihirlidir - bizimdir; Yeşil gözlerin içinde Ve derinliğinde Rengini tazelerken, Mutlulukların, Bir ömre adanmanın En derinini En bitmeyenini verir; Verir de Sonbaharları sevindirir.. Yaprak Dalında sararırken güzün, Etrafa yayılırken Tatlı bir hüzün, Çınar’ın dev gölgesinde, Toprağa karışır Hışır - hışır.. Üşümesin diye rüzgârı Kucaklar kollariyle, Sarar sımsıkı, Ve beraberine alarak, Uzaklara Çok uzaklara götürür, Ağlıyarak - yalınayak.. O artık Tabanlarımızın altında Ezilerek - büzülerek; Yalnızlığa uzanan Rüzgârlı yollarda İnleyen bir ses, Hışırtılı - hıçkırıklı Bir nefes gibi; Sekerek koşmaktadır. Bir sihirli tablonun arkasında, Derinliğine kaybolmaktadır.. İçerenköy’de, Kuru çınar yapraklarına, Değmediyse ayaklarınız Doyasıya - kıyasıya Bir def’a ömrünüzde, Aşkın ne olduğunu Anlamazsınız - anlatamazsınız; Günahkârsanız bile Cennet’ten kovulmazsınız, Cehennem’e atılmazsınız.. İstanbul’da Sonbahar’da, İçerenköy’e çıkan Çakıllı, kumlu bütün yollarda, Eski anılar dolaşırlar, El - ele, Kol - kola.. Tıpkı yapraklar gibi Yaşayan - solan, Zamanı gelince de Dalında kopan. Ve sonunda kaybolan anılar Rüzgârın uğultusuyle Yeniden canlanırlar, Ayaklanırlar; Yaprakların hışırtısiyle, Rüzgârın Nefesi kesen musikisiyle Sarmaş - dolaş olurlar, Arkalarına bile bakmadan Alabildiğine koşarlar, Sonbahar sevgisiyle Yol boyu fısıltiyle, Yalnız ve yalnız Aşkı konuşurlar.. Bu uğultulu ses, Ürkek adımlarla da Uzaklaştığında; Ve tamamen kaybolduğunda, İçerenköy Yitirir artık eski sihrini, Şirinliğini.. Yerler yapraktan arındığında, Toprak özgürlüğüne kavuştuğunda, Yeni bir mevsim başlar Dalların doruğunda.. Kuruyan yapraklar, Ve bu yaprakların Üzerindeki çiğnenmiş anılar, Sevinç gözyaşlarının tutamıyarak, Unutulmuş Burkulmuş adımlara doğru koşarlar, Beraberce karışırlar, rüzgâra Yağmur olup İçerenköy’e boşalırlar, Artık ikisi de Mes’utturlar... Gerilerde Çok gerilerde, Gözleri nemli Kalbi kederli, Bir doyumsuz Sonbahar bırakırlar.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.