İkisine de Yabancıydı Birbirinin Evleri

N Necla Ülgen Sarıkavak
0 Altın Yaprak
Zaman... Gün artığından ışıyan Ebruli bir akşamüstüydü an. U/mutsuz ve sus/pus Siyah ceketiyle İnerken son vagondan Devrilesi gelir, Dağ gibi olsa da cüssesi Nihayetinde insan. Lakin tersten eser rüzgar Gözlerine takılırken inci gerdanlı bayan Tövbe eder pişmanlığına Utanır Hakk'tan. Her zamanki gibi cesurdu Endamı, sanki Osmanlıdan kalan Dik duruşlu adam, Yine de bakışları titredi Usulca merhaba derken Başını öne eğdi. Pür telaştı halleri, Sanki yüreğine Gözleri siyah miskten huriler değdi. Kirpiklerinin arası Deniz kadar, Yosun kokan kadının Güneşten bile sıcaktı yanakları Belli ki yaşantısı Geçmişine ziyadesiyle kırgındı Kaçamak bakışları, birbiriyle oynaştı, Renk cümbüşü eteklerini İskeleye doğru savurdu Gizlemeye çalışırken hislerini Sevdalı parmakları Ağır ağır perçemlerini düzeltti. Adam toparlandı Aniden kadının ellerini kavradı Sanki eski bir aşktı Unutulmuş naftalin kokulu sandıklardan Avuçlarına bıraktığı. Vurgun yemişti Erken koparılmış takvim yapraklarından. Tenlerine dokunacakken elleri Dağılır gözyaşlarında aşk eskizleri Zira... Zira, vuslat olmamalıydı Çünkü.. İkisine de yabancıydı birbirinin evleri.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.