Aşk bazan, Ölüm tadında bir acılık Ya pırıl pırıl bir sabah, Ya kesif bir karanlık.…
Ben her şafakta ağlarım Hüzünle bakarak dağların, Sabahın ilk ışıklarıyla kamaşan karlı tepelerine.…
Rüzgar vurur Eger bizi bir yana Bir yandan yüregimiz savrulur Şükür ki bedenimiz…
Kanının rengi mi bu söyle bülbül; Yaprağında gözyaşımdan şebnem Nazlı nazlı açıyor Kırmızı Gül. Kırmızı Gül 'ün mizacı kan 'dı…
Uzat elini bana Bir tut nabzımı Bir bak! Ne olursun Artık çekemem bu yükü, anla…
Ilk işiklariyla sabahin Parlayan,yüregimizdir. Bilesin. Bir gece eksilişidir ömrümüzden -Ama bir gün yaklaşmaktir hürriyete-…
Ey saki; Anlatırdın ya hani, Küçük yudumlar alarak, kadehinden. Bir yere gelirdi ki hikaye,…
Sen miydin "O kara saplı bıçak" Ben miyim yüreğinden vurulan şair. Kanla mı yazılır bütün destanlar Ve niçin kapkaradır…
Ben; onlarca asrın yorgun şehri, Ben, ücrası, varoşu olmayan Urfa. Bozuldu sonunda tarihin sihri, Ben artık yokuşu olmayan Urfa.…