Kırmızı

N Nurdan Ünsal
0 Altın Yaprak
derken gözümden damlar üzüm yakıp geçen pürü gazab şarab-ı nuhi gibi bin yıllık hüzünle özümü yürüdüm hiçliğime ya da varlığıma çaldı dilim. camda deli taylar oynaşır kırılsa da ne gam geçmişiz candan. önce aşkı sonra şarabı veren tanrım bir kulunu sevdim bir de toprağını ki ateşi karıştırır bekler durur bilge yanım. gelsin şimdi o kanı delim, gençliğim kırmızı bakan arsızım dinleyelim bakalım, gelsin o vahşi doymazlığım bana söyleyecek bir şeyi var mı? hayır! hepsini biliyorum! ve kalkıp gitse ansızın, ardından bakıp iç çekmem artık gitsin! bunların hepsini biliyorum... giden sadece tenim kalan benim sır benim ağzına dek doldu cam şarabın gözünü yürüdüm ne gam aşka battım. kırmızı koktu ellerim kekre kekre biraz acı biraz tatlı keçe dilim çokça gece. dalgalar yükseliyor yıldızlar sönüyor tan yeri ağarırken herşey ve güller kızıllanıyor kurumuş güller bile... cam kırılıyor kırmızı sızıyor. sen mahmuzladığım sonra geri çektiğim gururlu atım ne eşeleyip duruyorsun yerleri? nedir sezdiğin bize yaklaşan adım adım? ölüm mü? gelsin... kırmızıyı kürüyorum...pürbar...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.