Kirpiklerim yıldızlanıyor Bu zemheride yalnız bırakma beni Sen Geleceksin diye bu gece Göğe kapattım sisli penceremi…
Gözlerinde değil Kirpiklerinin Saçak altlarında Sırılsıklam sığınağım…
Bu şehir İstanbul mu? .. Nasıl kolayca yekpare kıyıma terkedilmiş; Gecenin uğultusu duyuluyor, O eski istasyonlarda elini eteğini çekmiş.…
Ben senin için ölümün üç boyutlu yaşam aldatmacasından çıktım bu kainatın meçhul patikalarına. Mataramda terinin, kımız aşkımın tadını bozan suyu,heybemde bayat umudumun koruk bağ…
Gecikmiş yası sonbaharda aradım… Yudumladım iri yağmurları Yunuslar kayıp gitti yüzümden Anasonlar takıldı soluğumun ağına…
Sen hep yumuşak sözcükler arardın Ne çok kırıldığını unutup kırılışımın " Uzantılıbunu sevmezdin mesela Sana uzayan kelimelerden parmaklarım…
Bir resme bakıp Yazılamayan şeyler vardır Daha çok yaşanır Hani bir filmi…
Yine ömrüme gidiyorsun Her yolculuğun bana Bana veda ediyor…
Değeri piyasa sunularak fiyaskolanan,yarım ölçek tebessümle geçen zamana gönlüm takılıyor, hüzzam fasıllı, kuru kafa baskılı aşka…Öyle sanıyorum ki; şeffafça kırılmak için o yontuy…