Güneş parıldarken bulutların üstünden Mutluluk bir şarkıdır duyulur martılarda Çoğu sevdalı hayalleriyle süsler dünyayı Bir çay bahçesinde…
Bilekleri kan içinde yalnızlıktır Hıçkıra hıçkıra ağlarsın Duyanın olmaz Ve akşam vaktidir…
Ne sevmek var Ne sevişmek yolun ortasında Gam ile demlenmek var Bu gece yalnızlığın koynunda…
Duydum ki beni arıyormuşsun dizelerde Oysa ben şair değilim Sonra dayanamamış şiir yazmışsın yine Ben dize değilim sevgilim...…
Karanlıkta gizlenmek hayvanlar içindir İnsan ancak karanlığı yendiği zaman insandır Kararını ver şimdi Karanlıkta av bekleyen bir kurt mu olacaksın…
Âşık olmasam bir kere ölürdüm Bir kere kılınırdı cenaze namazım Uzaklardan sessizliği kıran selâm Tek bir kere duyulurdu...…
Tut ellerimi tut ve konuşma Madem ki gidiyorsun ve gideceksin…
El verin ağaçlar elime Yol verin dağlar sevdama Bir kemer ol rüzgar sarıl belime Efkarlı türküler söyleyin kuşlar…
Bilir misin ey sevgili Rüzgar niye saçınla oynar Kar neden kaymak teninde erir Yağmurlar hep sana rastlar…
Kar yağar garip penceremin üstüne Yuvasız kuşlar konar ufacık bir hanenin Ufacık bir damına Oysa bilmezler ki ufacık evde yaşayan…
Elimde çiçeklerle hep kapısını çaldım aşkın Hiç açılmadı o kapı senden önce... Dost karanlık, arkadaş yalnıztıktı Seni bulmadan önce...…
Gidiyorsun Güle güle sevgili Yanına hatıraları al da öyle git Kahverengi düşlerini gözlerinin…
Yağmur rengi gözlerinde Büyülü bir bakış vardı Ne zaman karalansa yüreğin Ağlayan bir buluttu gözlerin…
Tutuklusuyum tutkunun Hapsolmuşum gözlerine Günüm kararır Ne zaman saçın önüne düşse…
Gece, yıldızlar ve ben Bekliyoruz sabahı Her zamanki gibi Hayaller kuruyoruz…
15 / 41 gösteriliyor